
Avrupa Parlamentosu Türkiye Daimi Raportörü Maximiliano Perez, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu’nda gerçekleştirdiği basın toplantısında, “Terörsüz Türkiye” girişiminin demokrasi açısından kritik bir öneme sahip olduğunu belirterek, bu tür adımların AB ile katılım sürecini olumlu etkileyeceğini ifade etti. Perez, parlamentoda katılım sürecinin sonlandırılması yönünde tartışmaların bulunduğunu kabul ederken, sürecin devam etmesinin bölge için yararlı olduğuna dikkat çekti. Ayrıca, Karadağ’ın AB üyeliğini örnek göstererek, katılım sürecinin demokrasi ve temel değerlere bağlılıkla şekillenmesi gerektiğini vurguladı.
AB ÜYESİ OLMAK İSTİYORSUNUZ AMA MUHALAFETİN SESİ SUSTURULUYOR
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’nın tutukluluğunun AB katılım sürecine olumsuz etkileri olduğuna değinen Perez, “Başkan, cumhurbaşkanı adayı olmadan önce tutuklandı. AB üyesi olmak istiyorsanız ama muhalefetin önemli bir aktörünü cezaevine koyuyorsunuz” dedi.
Türkiye’nin güvenlik, ekonomi ve enerji alanlarında önemli bir partner olduğunu belirten Perez, hukuki güvenlik konusundaki eksikliklerin yatırım ortamını olumsuz etkilediğini ve siyasi baskıların kaygı verici olduğunu aktardı. Katılım sürecinin ilerlemesi için atılan terörle mücadele adımlarını desteklediğini belirten raportör, başkanın tutuklanmasının bu süreci olumsuz etkilediğini ifade etti. Sürecin hemen düzelmesini beklemediğini, ancak umut verici gelişmelerin olduğunu ekledi.
BAŞKANIN EVİNE POLİS BASKININI KINIYORUM
Raportör, başkan ile belediyede görüşmeyi istediğini ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararlarının uygulanmasını talep ettiğini belirtti. Özellikle başkanın evine yapılan polis baskınının kabul edilemez bulduğunu vurguladı:
“Gece yarısı silahlı polislerin evde bulunması son derece sorunlu. Dışarıdan bakanlar için bu görüntüler oldukça kaygı verici.”
Başkan hakkında yöneltilen suçlamaların adaletle bağdaşmadığını belirterek, 14 yaşında bir kız çocuğunun terör suçlamasıyla yargılanmasının da katılım sürecine olan etkisini eleştirdi. Son dönemlerde hak ve özgürlüklerin durumunun kötüleştiğini ifade eden Perez, hukukun siyasi bir araç olarak kullanılmasının yanlış olduğunu vurguladı. Türkiye’nin geçmişte daha kapsayıcı bir ülke olduğuna dikkat çekerek, bu ortamın yeniden sağlanması gerektiğini sözlerine ekledi.
TÜRKİYE, SURİYE KONUSUNDA OLUMSUZLUĞU GİDERMEK İÇİN İYİ BİR ADIM ATTIK
Türkiye’nin Suriye konusundaki rolüne dair olumlu görüş bildiren Perez, “Türkiye, Suriye konusunda önemli bir görev üstlendi. Uluslararası ortakların katkısı önemli ama Türkiye’nin çabalarını takdir etmek gerekir” dedi. Suriye’deki yetkililere yeni fırsatlar tanınması gerektiğini, geçmişten dolayı yargılanmalarının doğru olmadığını, bunun yerine yeniden yapılandırma ve iş birliğinin şart olduğunu ifade etti. Ayrıca, Türkiye’nin Suriye’den gelen göçle ilgili tutumunun insani ve etik değerlerle uyumlu olduğunu belirtti.























