
İSTANBUL – BHA
Koleksiyonun en dikkat çeken özelliği, günümüzde önemli bir kurum haline gelen Çaykur’un kendi arşivinde dahi mevcut olmayan birçok erken dönem paketlerini içermesi. 1962 yılından itibaren piyasaya sunulan ve dönemin grafik tasarımını, tüketim alışkanlıklarını ve ekonomik koşullarını yansıtan bu paketler, Türk çayının hikayesini somut bir şekilde gözler önüne seriyor. Necat Mandev, özenle koruduğu bu koleksiyonun bireysel bir çaba olmaktan çıkıp kurumsal bir çatı altında korunması gerektiğini savunuyor.
Tekel döneminden özel sektöre çayın dönüşümü
1991 yılına kadar koleksiyonunu eksiksiz bir şekilde sürdüren Necat Mandev, çay sektöründeki dönüşümün koleksiyonculuğu da etkilemeye başladığını belirtiyor.
Çayda devlet tekelinin ortadan kalkması ve özel sektörün hızla pazara giriş yapmasıyla birlikte çeşitliliğin kontrol edilemez bir seviyeye ulaştığını ifade eden Mandev, bu tarihten sonra eski tadın ve düzenin kalmadığını vurguluyor. Ancak Mandev’in elindeki 1962-1991 arasındaki “altın dönem” arşivi, günümüzde paha biçilemez bir değere sahip.
Çaykur’a çağrı: Bu mirasa sahip çıkın
Haberin bu aşamadaki en dikkat çekici yönü, bu büyük koleksiyonun geleceği. Necat Mandev’in sahip olduğu bu özel parçalar, Çaykur Genel Müdürlüğü için eşsiz bir fırsat sunmakta.
Çaykur’un kendi tarihine, markasına ve bölge kültürüne sahip çıkabilmesi adına bu koleksiyonun bir “Çay Müzesi” çatısı altında toplanması veya Çaykur Genel Müdürlüğü bünyesinde sergilenmesi öngörülüyor.
Sektör temsilcileri ve kültürel çevreler, Çaykur yetkililerinin bu sessiz çığlığa kulak vererek Türk çay tarihini koruma altına almasını bekliyor.

















