Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Lefkoşa
Gazimağusa
Girne
Güzelyurt
İskele
Pristina
USD45,91
%0.47
EURO53,42
%-0.06
  1. Haberler
  2. Genel
  3. Dalaman, Türk Tenisi İçin Yeni Bir Umut Olabilir!

Dalaman, Türk Tenisi İçin Yeni Bir Umut Olabilir!

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Galatasaray, Leroy Sané’nin sakatlığıyla ilgili bir açıklama yaptı.

İçeriği Görüntüle

ANKARA – BHA

Spor yazarı Ahmet Tekin’in değerlendirmeleri:

“Yeni Yetenekler Anadolu’dan Yükseliyor”

Teniste yalnızca tesis yapmak yeterli değil; tıpkı tarımda olduğu gibi sabır, emek ve sistemle sporcu yetiştirmek gerektirir. Anadolu, özellikle Dalaman, bu potansiyelin ortaya çıkacağı en elverişli topraklardan biri olabilir.

Önceki yazımda “Yeni yetenekler için Anadolu yollarına düşmeliyiz” demiştim.

Türk tenisinin geleceğinin yalnızca büyük şehirlerde değil, Anadolu’nun kasabalarında, imkanı kısıtlı ancak hayalleri büyük çocuklarında gizli olduğunu vurgulamıştım. Çünkü bu ülkede yetenek sorunu asla söz konusu olmadı.

Sorun sürekli aynı: sistem.

Yetenek var ama yol yok.

Heves var ama rehber yok.

Kort var ama gelecek yok.

Burada meseleyi farklı bir açıdan ele almamız gerektiğine inanıyorum.

Paulo Coelho’nun şu sözleri aklıma geliyor:

“Töre metinlerinden birine göre, her insan yaşamda iki yoldan birini seçebilir: inşa etmek ya da toprağı ekmek. İnşaatı seçenlerin işleri yıllarca sürebilir, ama sonunda yaptıkları inşaat biter. O zaman kendi ördükleri duvarların içine hapsolduklarını görürler. İnşaat durunca yaşam anlamını yitirir. Diğerleri ise toprağı ekerler. Zorluklara, mevsimlerin getirdiği şartlara dayanırlar ve genellikle dinlenmezler. Ancak bahçenin büyümesi asla durmaz. Bahçe, bahçıvanın sürekli ilgisini, dikkatini gerektirirken bir yandan da yaşamlarını büyük bir serüvene dönüştürür.”

Aslında Türk tenisi tam da bu yol ayrımında:

İnşaat mı, tarım mı?

Sadece tesis yaparsak “inşaatçı” oluruz.

Kort yaparız, açılışını yaparız, fotoğraf çektiririz… Sonrasında o kortlar akşam saatlerinde hobi tenisinin mekanı haline gelir ve hikaye orada sona erer.

Oysa sporcu yetiştirmek, bir binayı inşa etmekle gerçekleşmez.

Sporcu yetiştirmek, tarım gibidir.

Sabır ister.

Emek ister.

Süreklilik ister.

Her türlü zorluğa karşı dayanıklılığı gerektirir; tıpkı bir çiftçi gibi yol almalıyız.

Bir düşünürün dediği gibi:

“Tohumlar yola düştüğünde, kuşlar onları yer. Tohumlar iyi toprağa düştüğünde ürün verirler. Tohumlar yalnızca iyi topraklarda verimlidir.”

Görevimiz, o iyi toprağı hazırlamaktır.

Yetenek taramaları yapmak, doğru antrenörlerle çalışmak, burs sistemleri kurmak, çocukları takip etmek, aileleri bilinçlendirmek…

Yani yalnızca kort inşası değil; bir ekosistem oluşturmak.

Tenis, bugün ülkemizin neredeyse her şehrinde tesis bulunduran bir branş. Ancak çoğu yerde hobi tenisinin ötesine geçemiyoruz. Anadolu’dan bir gencin profesyonel tenise adımı atması, nered

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
Dalaman, Türk Tenisi İçin Yeni Bir Umut Olabilir!
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Sivas SRT ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!