
Seçim, halkın iradesini yansıtan önemli bir süreçtidir ve bunun zamanında yapılması, siyasi normallik açısından kritik öneme sahiptir. Eğer erken seçim gündeme geliyorsa, bu durumun nedenleri ve olası sonuçları da dikkate alınmalıdır. Böylelikle, ülkenin siyasi durumu daha iyi analiz edilebilir.
Her ne kadar geçmişte erken seçimler ve siyasi istikrarsızlıklar bu ülkede sıkça yaşanmış olsa da, son 22 yılda (bir tanesi dışında) erken seçim tartışmalarının azalması dikkat çekicidir. Şimdi ise erken seçim teması konuşulduğunda, bu durum çeşitli eleştirilerin konusu olmaya başlamıştır. Burada asıl mesele, erken seçim değil, bu durumu gerektiren nedenlerdir. Bazı iç ve dış sorunlara rağmen iktidar konumunda bulunan siyasi partinin erken seçimden kaçınma eğiliminde olduğu görülmektedir. Bu nedenle “Erken seçim neden gündeme gelmiştir?” sorusu öne çıkıyor.
Sayıların ve yasaların belirlediği çerçeve içerisinde mevcut Cumhurbaşkanı’nın üçüncü kez aday olabilmesi için ya yeni bir düzenleme gerekmekte ya da erken seçim yapılması değer kazanmakta. Ancak Cumhurbaşkanı, seçimlerin zamanında yapılacağına dair açıklama yaptı. Yine de bu sürecin çok kısa bir erken seçimle -normal zamanından bir iki ay önce- gerçekleşip gerçekleşmeyeceği belirsizliğini koruyor. Böyle bir durum muhalefetin tutumunu nasıl etkileyecek, bu da ayrı bir soru işaretidir.
Geçmişteki siyasi dil ve ifadeler, günümüzde de farklı şekillerde yorumlanabilir. Ancak ülke şartları ve mevcut konjonktür pek çok durumu etkileyen unsurlardır. Muhalefetin erken seçim talebi ise yalnızca çözüm üretmeye yönelik bir girişim değildir. Ana muhalefetin izlediği strateji, sorunu çözüme kavuşturmak yerine, mevcut durumu korumaya yönelik bir tutum sergilemektedir. Eğer Türkiye’de etkili bir muhalefet olsaydı, iktidar da muhalefetin taleplerine göre daha farklı bir yaklaşım sergileyebilirdi.
CHP’nin mevcut durumundaki zayıflıklar göz önünde bulundurulduğunda, bir yükselişin sağlanması beklenirken, neden erken seçim tartıştıkları merak konusu. Yakın zamanda yapılan bir AK Parti grup toplantısında Cumhurbaşkanı, partinin hatalarına değinerek, “CHP nasıl bu kadar oy alabiliyor?” şeklinde bir özeleştiri yapmıştır. Bu açıklama, iktidarın kendi içindeki sorunları çözmeye yönelik bir adım olarak değerlendirilse de, grup içerisindeki vekillerin tepkisi sorgulanabilir.
Samimiyet, istişare ve liyakat, siyasi sorunların üstesinden gelmek için büyük bir önem taşır. Cumhurbaşkanı’nın bu konudaki özeleştirisi benimsense de, esas olan icraat ve gerçekleştirilmesi gereken uygulamalardır.
Parti içindeki kongreler, söylemler, müjdeler ve uluslararası ilişkilerdeki değişimler, geleceğe dair bir şeylerin habercisi olabilir. Bekleyip görmekte fayda var.
















