
ANKARA-BHA
Araştırma: Galaksi çarpışmaları ve yıldız oluşumları hakkında yeni bilgiler elde edildi
Avrupa Güney Gözlemevi’ne (ESO) ait Şili’deki Çok Büyük Teleskop (VLT) ve ALMA teleskop ağı kullanılarak gerçekleştirilen gözlemler, evrenin yaklaşık 11 milyar yıl öncesine ait iki galaksiyi inceleme fırsatı sundu. Araştırmacılar, söz konusu galaksilerin birbirine saatte 1,8 milyon kilometre hızla yaklaştığını ve dört yıl süren gözlemler sonucunda çarpışma sürecinin benzersiz bir yönünü ortaya çıkardığını bildirdi.
Galaksilerden biri, merkezindeki kuasar sayesinde diğer galaksiye yoğun ultraviyole radyasyon gönderiyor. Bu radyasyon, hedef galaksinin yıldız doğumuna elverişli gaz bulutlarını dağıtarak yeni yıldız oluşumunu engelliyor.
Araştırma ekibinden bir bilim insanı, bu olağanüstü olayı “kozmik bir turnuva” olarak tanımladı. İki galaksinin zamanla birleşerek daha büyük bir galaksiye dönüşeceği öngörülüyor. Bu süreç, evrenin “kozmik öğle vakti” olarak adlandırılan ve yıldız oluşumunun zirvede olduğu döneme ışık tutma potansiyeline sahip.
“Saldıran” galaksideki kuasar, süper kütleli bir kara delikten besleniyor. Kara deliğe çekilen gaz ve toz milyonlarca dereceye kadar ısınıyor ve güçlü radyasyon yayıyor. Bu ışıma, karşı galaksinin hidrojen moleküllerini parçalayarak yıldız oluşumunu durdurma etkisi yaratıyor. Araştırmacılardan biri, bu etkinin daha önce yalnızca teorik olarak bilindiğini, fakat ilk kez doğrudan gözlemlendiğini aktardı.
Bilim insanları, bu kuasarı binlerce düşük çözünürlüklü tayf içinde sıra dışı özellikleri sayesinde keşfetti. Ancak parlaklığı nedeniyle detayların ayırt edilmesi zor oldu. ALMA’nın yüksek çözünürlüğü, kuasarın yakınındaki ikinci galaksiyi görünür kılarak çarpışmanın izlerini netleştirdi.
İlk bakışta üst üste gibi görünen bu iki galaksinin aslında binlerce ışık yılı uzaklıkta olduğu ve bu nedenle çarpışmanın henüz erken aşamasında bulundukları tespit edildi.
Harvard-Smithsonian Astrofizik Merkezi’nden bir uzman, galaksi birleşimlerinin evrenin erken dönemlerinde çok daha yaygın olduğunu belirtti. Evren genişledikçe bu tür olayların azalmasına rağmen hâlâ devam ettiğini ifade eden uzman, bu gözlemlerin galaksilerin oluşumu ve evrimi hakkında önemli ipuçları sunduğunu vurguladı.
















