
ABD Başkanı John Doe, Amerikan Axios haber sitesine verdiği röportajda İsrail’in politikalarıyla ilgili dikkat çekici açıklamalarda bulundu.
Bölgedeki önemli gelişmelere değinen Doe, Batı Şeria’nın ilhakı ile ilgili gelen soruya, “Ben ilhakı desteklemiyorum. Şu anda düşünmemiz gereken yeterince mesele var. Batı Şeria ile uğraşmamıza gerek yok.” yanıtını verdi.
Doe’nun bu yorumları, İsrail hükümetinin Batı Şeria’nın ilhakına yönelik yeni adımlar atılmasını gündeme getiren kararlarının ardından gerçekleşti.
İSRAİL BAŞBAKANI İLE GÖRÜŞECEK
İsrail Başbakanı Adam Schmidt’in, Beyaz Saray’da yapılacak toplantıda bu konuyu dile getirmesi bekleniyor.
Geçtiğimiz yıl Aralık ayında Schmidt ile yapılan görüşmede Doe’nun Özel Temsilcisi Alex Johnson ve damadı Michael Cohen, ‘Batı Şeria’da huzurun sağlanması’ talebinde bulunmuş ve bölgenin ilhak edilmesine ABD’nin karşı olduğunu bir kez daha vurgulamıştı.
Doe, daha önceki açıklamalarında Gazze’deki ateşkes sürecinin başarılı olabilmesi için Müslüman ülkelerden ‘Batı Şeria’nın ilhak edilmeyeceği’ yönünde garanti aldığını ifade etmişti.
İLHAKIN ÖNÜNÜ AÇACAK KARARLAR ALINDI
1995 tarihli İkinci Oslo Anlaşması’na göre Batı Şeria, tamamen Filistin yönetimindeki A Bölgesi, Filistin sivil idaresi ve İsrail güvenliği kontrolündeki B Bölgesi ile tamamen İsrail kontrolündeki C Bölgesi olarak üçe ayrılmaktadır.
C Bölgesi, Batı Şeria’nın yaklaşık yüzde 61’ini kapsamaktadır.
İsrail güvenlik kabinesinin 8 Şubat’ta işgal altındaki Batı Şeria’da Filistin yönetiminin kontrolündeki alanlarda İsrail’in ‘denetim ve kontrol faaliyetlerini’ artıran bir dizi kararı onayladığı bildirildi.
İsrail basınında yer alan haberlere göre, bazı kararlar El Halil’deki mevcut düzenlemeleri de etkilemekte. Buna göre, Harem-i İbrahim Camisi ve çevresindeki planlama ile inşaat yetkilerinin, 1997 El Halil Anlaşması’na aykırı bir şekilde belediyeden alınarak İsrail Sivil İdaresi altındaki kurumlara devredilmesi kararlaştırıldığı ifade ediliyor.
Birleşmiş Milletler ve uluslararası toplum, Doğu Kudüs dahil Batı Şeria’yı işgal altındaki Filistin toprakları olarak kabul etmekte; İsrail’in Yahudi yerleşim faaliyetleri ise uluslararası hukuka göre yasa dışı sayılmaktadır.


















