
Ankara-BHA
Yetkili Bakan, yaptığı konuşmada Türkiye’nin farklı bölgelerinde meydana gelen orman yangınlarından dolayı üzüntülerini dile getirerek, hayatını kaybeden bir vatandaş için başsağlığı diledi.
İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi’nin en son toplantısının 2018 yılında yapıldığını hatırlatan Bakan, şunları ifade etti:
“Konseyin 2005 yılında kurulmasından bu yana toplam 28 toplantı gerçekleştirilmiştir. Bu önemli toplantılar, ülkemizin uluslararası standartlara uygun bir iş sağlığı ve güvenliği politikası geliştirmesine önemli katkılar sağlamıştır. Borç alanında paydaşlarımızın katkılarıyla toplamda 3 Ulusal İSG Politika Belgesi ve Eylem Planı hazırlanmıştır. Bu belgeler, mevzuat çalışmaları ve saha uygulamaları gibi birçok aşamada kamu, işçi ve işveren temsilcilerinin önerileriyle şekillendirilmiştir.”
Önemli tarafların katkıda bulunduğu bu tür ortak karar mekanizmalarının insan odaklı bir hizmet anlayışının temel prensibi olduğunu vurgulayan Bakan, “Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, ülkemiz için aldığımız kritik kararlarda ve attığımız önemli adımlarda, her zaman ilgili tarafların görüş ve önerilerine başvurduk. Gelecekte de çalışma hayatına dair alacağımız her kararı aynı anlayışla sürdüreceğiz.” dedi.
Çalışma hayatının, çalışanların sağlık ve güvenliğini sağlamanın yanı sıra birçok konuyu kapsadığını belirten Bakan, “İstihdamı artırmanın ve işsizliği azaltmanın yanı sıra nitelikli iş gücünün yetişmesi son derece önemli, ancak bu sürecin itici gücü çalışanlarımızın güvenliği ve sağlığıdır. Çalışanlarımızın verimliliği, ekonomik kalkınmamızın sürdürülebilirliğini etkileyen en önemli unsurdur. Bu denklemin asla göz ardı edilmemesi gerekir.” şeklinde konuştu.
“İnsan Onuruna Yaraşır Bir Çalışma Hayatını İnşa Etmek Aslında Hepimizin Öncelikli Görevidir”
Bakan, çalışma hayatında üretimi artırırken insan onuruna uygun iş fırsatları sunmanın önemli olduğunu ifade ederek, “İş kazaları ve meslek hastalıkları, dünya genelinde milyonlarca çalışanın hayatını olumsuz etkiliyor. Bu nedenle iş sağlığı ve güvenliği, yalnızca ülkemizde değil, uluslararası boyutta da önemli bir meseledir. Hedefimiz, bu sorunu en alt seviyeye indirmektir. Bakanlık olarak, iş sağlığı ve güvenliği alanına, insan hayatının öncelikli perspektifinden yaklaşıyoruz.” yorumunu yaptı.
2012 yılında yürürlüğe giren İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade eden Bakan, “Bu yasa ile birlikte tüm çalışanlarımızı kapsayan bir şemsiye oluşturduk. Ayrıca, 2025 itibarıyla birkaç işyerine yönelik ertelemelerin sona ereceğini duyurduk ve yeni düzenlememizin yürürlüğe girdiğini belirtti.”
Bakan, mevzuatın güçlendirilmesi, dünya standartlarıyla uyumlu hale getirilmesi ve iş sağlığı ve güvenliği konusundaki farkındalığı artırmak için çeşitli faaliyetler düzenlemeye devam ettiklerini ekledi.
Bakanlık olarak iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini ekonomik anlamda zor durumda kalan işverenlerle birlikte yürütüleceğini belirten Bakan, “Bu yıl, çok tehlikeli iş yerlerinde 3 bin 400 iş yerine 2 milyar lira teşvik ödemesi yaptık. İş sağlığı ve güvenliği alanında yaşanan dijital dönüşüm süreciyle, hizmetlerin dijital ortamda takip edilebilmesini sağladık.” ifadelerine yer verdi.
Bakan, iş sağlığı ve güvenliği konusundaki ciddiyetlerini vurgulayarak, “Hiçbir şekilde taviz vermeyeceğiz. Bireysel farkındalık ve toplumsal iş birliğinin önemini biliyoruz. Bu nedenle
















