
ABD ve İran arasında Umman’da nükleer anlaşma müzakereleri gerçekleştirildi. İran resmi kaynakları, bu görüşmenin olumlu bir atmosferde geçtiğini duyurdu.
ABD-İran Nükleer Görüşmeleri Umman’da Başarıyla Gerçekleşti!


MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM Grup Toplantısı’nda kürsüye çıkarak gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. Özellikle Türk hava sahasında engellenen füzelerle ilgili açıklamalarda bulunan Bahçeli, sert ifadeler kullandı.
“KASTİ OLMADIĞINA İNANMAK İSTİYORUZ”
Bahçeli, konuyla ilgili şunları söyledi:
“Kasti olmadığına inanmak istiyoruz. Türkiye, üzerinde kumar oynanacak ülke değildir. Her ülke aklını başına almalı.”
Bahçeli’nin bu sözleri, Türkiye’nin ulusal güvenlik hassasiyetine dikkat çekerken, uluslararası aktörlere de uyarı niteliği taşıdı.
“BÖLGEMİZİ ÇOK TEHLİKELİ BİR AKIL TUTULMASI SARMIŞTIR”
Bahçeli’nin konuyla ilgili açıklamaları şöyle:
ABD-İsrail koalisyonunun İran’a yönelik başlattığı kirli savaşın 11. gününde bilanço gittikçe ağırlaşmakta, şiddet ve yıkım açıkça kaydedilmektedir.
Aynı zamanda 11 gündür psikolojik harbin dijital harbin elektronik harbin ve propaganda harbinin eşine ve benzerine çok az rastlanacak örnekleri de kademe kademe kaydedilmektedir.
Bölgemizi çok tehlikeli bir akıl tutulması sarmış ve sarmalamıştır. Karşılıklı atılan füzeler, katledilen insanlar tahrip edilen kaynaklar hedef alınan alt yapılar tıkanan deniz yolları hepimizin gündemine yansıyan satır başlarıdır.
“TÜRKİYE, YOL GEÇEN HANI DEĞİLDİR”
Dahası 5 Mart 2026’da İran topraklarından havalanan insansız hava araçları Azerbaycan’ın Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti’ne isabet etmiş, 4 Mart 2026 tarihinde de İran’dan Türkiye’ye istikametine doğru gelen balistik mühimmat Türk hava sahasına girmeden NATO hava ve füze savunma unsurlarınca etkisiz hale getirilmiştir. Bu tehlikeye saçan vakalarla ilgili İran İslam Cumhuriyeti’nin yaptığı özür mahiyetindeki açıklamalar, egemenlik haklarımıza gösterilen saygının telaffuz edilmesi elbette tarihi kıymettedir.
Ancak taciz, tahrik veya tertip olup olmadığını netleştirecek ülke İran İslam Cumhuriyeti’dir. Biz kasti bir tavrın olmadığına inanmak, iyi komşuluk hukukumuzu korumak istiyoruz. Ancak Türkiye’nin de yol geçen hanı olmadığını, canı sıkılanın, keyfiyetinin füze ateşleyeceği bir ülke olarak görülemeyeceğini de ihtiyaklı ve temkinli bir dille beyan ediyoruz. Elbette Türkiye ile İran’ı karşı karşıya getirmeye çalışan, Siyonist, emperyalist bir komployu da ihmal veya göz ardı etmiyoruz.
“HAVA SAHAMIZDA YOLUNU KAYBETMİŞ FÜZE GÖRMEK İSTEMİYORUZ”
Savaşın bölgesel maiyet alması için ardışık ve çok boyutlu sahnelenen provokasyonlara karşı komşu ülkelerin hassasiyet sergilemesi, kalıcı ve kapsayıcı tedbirleri sırasıyla hayata geçirmesi, işin özünde her ülkenin çıkarınadır. Bir daha hava sahamızda veya Azerbaycan hava sahasında yolunu veya yönünü kaybetmiş bir füze ya da insansız hava aracı görmek duymak ve buna da şahit olmak istemediğimizi de cümle alem bilmelidir. Türkiye ile Azerbaycan arasına nifak tohumları ekmeye çalışanları reddediyoruz, tedavüldeki yaygın fitneleri elimizin tersi ile itiyoruz.
Kaynak: Ensonhaber Haber Merkezi
">

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM Grup Toplantısı’nda kürsüye çıkarak gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. Özellikle Türk hava sahasında engellenen füzelerle ilgili açıklamalarda bulunan Bahçeli, sert ifadeler kullandı.
“KASTİ OLMADIĞINA İNANMAK İSTİYORUZ”
Bahçeli, konuyla ilgili şunları söyledi:
“Kasti olmadığına inanmak istiyoruz. Türkiye, üzerinde kumar oynanacak ülke değildir. Her ülke aklını başına almalı.”
Bahçeli’nin bu sözleri, Türkiye’nin ulusal güvenlik hassasiyetine dikkat çekerken, uluslararası aktörlere de uyarı niteliği taşıdı.
“BÖLGEMİZİ ÇOK TEHLİKELİ BİR AKIL TUTULMASI SARMIŞTIR”
Bahçeli’nin konuyla ilgili açıklamaları şöyle:
ABD-İsrail koalisyonunun İran’a yönelik başlattığı kirli savaşın 11. gününde bilanço gittikçe ağırlaşmakta, şiddet ve yıkım açıkça kaydedilmektedir.
Aynı zamanda 11 gündür psikolojik harbin dijital harbin elektronik harbin ve propaganda harbinin eşine ve benzerine çok az rastlanacak örnekleri de kademe kademe kaydedilmektedir.
Bölgemizi çok tehlikeli bir akıl tutulması sarmış ve sarmalamıştır. Karşılıklı atılan füzeler, katledilen insanlar tahrip edilen kaynaklar hedef alınan alt yapılar tıkanan deniz yolları hepimizin gündemine yansıyan satır başlarıdır.
“TÜRKİYE, YOL GEÇEN HANI DEĞİLDİR”
Dahası 5 Mart 2026’da İran topraklarından havalanan insansız hava araçları Azerbaycan’ın Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti’ne isabet etmiş, 4 Mart 2026 tarihinde de İran’dan Türkiye’ye istikametine doğru gelen balistik mühimmat Türk hava sahasına girmeden NATO hava ve füze savunma unsurlarınca etkisiz hale getirilmiştir. Bu tehlikeye saçan vakalarla ilgili İran İslam Cumhuriyeti’nin yaptığı özür mahiyetindeki açıklamalar, egemenlik haklarımıza gösterilen saygının telaffuz edilmesi elbette tarihi kıymettedir.
Ancak taciz, tahrik veya tertip olup olmadığını netleştirecek ülke İran İslam Cumhuriyeti’dir. Biz kasti bir tavrın olmadığına inanmak, iyi komşuluk hukukumuzu korumak istiyoruz. Ancak Türkiye’nin de yol geçen hanı olmadığını, canı sıkılanın, keyfiyetinin füze ateşleyeceği bir ülke olarak görülemeyeceğini de ihtiyaklı ve temkinli bir dille beyan ediyoruz. Elbette Türkiye ile İran’ı karşı karşıya getirmeye çalışan, Siyonist, emperyalist bir komployu da ihmal veya göz ardı etmiyoruz.
“HAVA SAHAMIZDA YOLUNU KAYBETMİŞ FÜZE GÖRMEK İSTEMİYORUZ”
Savaşın bölgesel maiyet alması için ardışık ve çok boyutlu sahnelenen provokasyonlara karşı komşu ülkelerin hassasiyet sergilemesi, kalıcı ve kapsayıcı tedbirleri sırasıyla hayata geçirmesi, işin özünde her ülkenin çıkarınadır. Bir daha hava sahamızda veya Azerbaycan hava sahasında yolunu veya yönünü kaybetmiş bir füze ya da insansız hava aracı görmek duymak ve buna da şahit olmak istemediğimizi de cümle alem bilmelidir. Türkiye ile Azerbaycan arasına nifak tohumları ekmeye çalışanları reddediyoruz, tedavüldeki yaygın fitneleri elimizin tersi ile itiyoruz.
Kaynak: Ensonhaber Haber Merkezi
CHP’deki ‘heykel’ alışkanlığına bir yenisi daha eklendi.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik yolsuzluk davasının Silivri’de görülen duruşması sırasında, CHP tarafından kurulan Silivri Dayanışma Merkezi’nde Ekrem İmamoğlu’nun Marmara Cezaevi’ndeki hücresinin birebir örneği sergilenmeye başlandı.
HÜCRE ÖRNEĞİ ZİYARETÇİLERE AÇILDI
Dayanışma Merkezi’ni ziyaret eden vatandaşlar, cezaevindeki yaşam koşullarını göstermek amacıyla hazırlanan hücreyi yakından inceleme fırsatı buluyor. Sergilenen alanda, İmamoğlu’nun kaldığı hücreye benzer şekilde düzenlenen yaşam alanı yer alıyor.
HÜCREDE ATATÜRK POSTERİ VE TEMEL EŞYALAR YER ALIYOR
Hücre düzenlemesinde Mustafa Kemal Atatürk posteri, küçük bir televizyon, masa ve sandalye ile bir yatak bulunuyor. Ziyaretçiler, oluşturulan hücredeki eşyaları inceleyerek fotoğraf da çekebiliyor.
DAYANIŞMA MERKEZİ, DURUŞMA SÜRECİNDE KURULDU
CHP örgütü tarafından Silivri’de kurulan Dayanışma Merkezi, İBB’deki yolsuzluk davasının görüldüğü süreçte ziyaretçilere açık tutuluyor. Merkezde çeşitli bilgilendirme alanlarının yanı sıra İmamoğlu’nun hücresinin örneği de sergileniyor.
Kaynak: ANKA
">

CHP’deki ‘heykel’ alışkanlığına bir yenisi daha eklendi.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik yolsuzluk davasının Silivri’de görülen duruşması sırasında, CHP tarafından kurulan Silivri Dayanışma Merkezi’nde Ekrem İmamoğlu’nun Marmara Cezaevi’ndeki hücresinin birebir örneği sergilenmeye başlandı.
HÜCRE ÖRNEĞİ ZİYARETÇİLERE AÇILDI
Dayanışma Merkezi’ni ziyaret eden vatandaşlar, cezaevindeki yaşam koşullarını göstermek amacıyla hazırlanan hücreyi yakından inceleme fırsatı buluyor. Sergilenen alanda, İmamoğlu’nun kaldığı hücreye benzer şekilde düzenlenen yaşam alanı yer alıyor.
HÜCREDE ATATÜRK POSTERİ VE TEMEL EŞYALAR YER ALIYOR
Hücre düzenlemesinde Mustafa Kemal Atatürk posteri, küçük bir televizyon, masa ve sandalye ile bir yatak bulunuyor. Ziyaretçiler, oluşturulan hücredeki eşyaları inceleyerek fotoğraf da çekebiliyor.
DAYANIŞMA MERKEZİ, DURUŞMA SÜRECİNDE KURULDU
CHP örgütü tarafından Silivri’de kurulan Dayanışma Merkezi, İBB’deki yolsuzluk davasının görüldüğü süreçte ziyaretçilere açık tutuluyor. Merkezde çeşitli bilgilendirme alanlarının yanı sıra İmamoğlu’nun hücresinin örneği de sergileniyor.
Kaynak: ANKA
Orta Doğu’da artan gerilimle birlikte Lübnan’ın geleceğine ilişkin dikkat çekici bir iddia gündeme geldi. Söz konusu senaryoya göre Lübnan’ın Suriye ile birleşmesi veya sıkı bir siyasi entegrasyon içinde yer alması olasılığı tartışılıyor.
LÜBNAN’IN KRİZ ORTAMI, TARTIŞMALARI TETİKLİYOR
Orta Doğu’daki ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan çatışmalar bölgeye yayıldı. Lübnan’da ise uzun süredir devam eden siyasi ve ekonomik kriz, İsrail’in saldırıları ve Hizbullah ile yaşanan gerilimler ülkeyi istikrarsızlığa sürüklüyor. Kaynaklar, halkın bu kriz ortamından yorulduğunu vurguluyor.
SURİYE İLE YAKIN ENTEGRASYON İHTİMALİ
Lübnan’ın tarihsel, kültürel ve akrabalık bağlarının güçlü olduğu Suriye ile daha yakın bir siyasi entegrasyon süreci tartışmaya açıldı. İddialara göre ilerleyen dönemde Lübnan’ın Suriye ile birleşmesi veya daha sıkı bir siyasi yapı içinde yer alması yönünde senaryolar değerlendiriliyor.
BAHÇELİ’NİN ÇALIŞMASI
TV100 Dış Haberler Müdür Ahmet Yeşiltepe, canlı yayında şu açıklamalarda bulundu:
Sayın Bahçeli, Lübnan konusunda bir görüş, bir çalışma içerisinde, bir proje, daha doğrusu bir projeksiyon, öyle söyleyelim. Bir bakış açısı, bir açılım getiriyor. Aslında yani küresel konularda özellikle bölgemizle ilgili ortaya koyduğu görüşler gerçekten konuşulmaya değer.
Şimdi Lübnan ‘Failed State’ olarak yani başarısız bir ülke. Yani sürekli enflasyonla mücadele ediyor. İşte sürekli kendi kaynaklarını mümbit olan kaynaklarını kullanamıyor falan… Aslında bunun sebebi işte dışarıdan sürekli başta İsrail olmak üzere ki ağırlıklı olarak İsrail olmak üzere onun tahakkümü altında, topraklarının işgal edildiği bir ülkeden söz ediyoruz.
Sürekli bir mağduriyet içerisinde ve Lübnan’ın abat edilmesi mümkün. Şimdi Lübnan uzun süreden bu yana istikrarsızlığa sürüklenmiş durumda. Bu aşikar. Devlet otoritesi ortadan kaldırıldı ve Hizbullah bahane edilerek tabii İsrail’in bölgeye yönelik sürekli bir saldırısı var.
Lübnan halkı da yaşananlardan artık yorulmuş durumda. Lübnan’ın Suriye ile yakın ilişkisi ve akrabalık bağları da dikkate alındığında bu çerçevede yani önümüzdeki dönemde Lübnan’ın Lübnan’ın Suriye’ye bağlanması ve katılması yolunda bir konu gündeme gelebilecektir.
Bu yönde gerçekleşecek bir gündemde Lübnan, tıpkı Suriye gibi istikrarlı ve huzurlu bir iklime kavuşabilecektir. Milliyetçi Hareket Partisi’nden aldığımız bilgilere göre, Genel Başkanın böyle bir çalışmasının olduğu belirtiliyor
Kaynak: Ensonhaber Haber Merkezi
">

Orta Doğu’da artan gerilimle birlikte Lübnan’ın geleceğine ilişkin dikkat çekici bir iddia gündeme geldi. Söz konusu senaryoya göre Lübnan’ın Suriye ile birleşmesi veya sıkı bir siyasi entegrasyon içinde yer alması olasılığı tartışılıyor.
LÜBNAN’IN KRİZ ORTAMI, TARTIŞMALARI TETİKLİYOR
Orta Doğu’daki ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan çatışmalar bölgeye yayıldı. Lübnan’da ise uzun süredir devam eden siyasi ve ekonomik kriz, İsrail’in saldırıları ve Hizbullah ile yaşanan gerilimler ülkeyi istikrarsızlığa sürüklüyor. Kaynaklar, halkın bu kriz ortamından yorulduğunu vurguluyor.
SURİYE İLE YAKIN ENTEGRASYON İHTİMALİ
Lübnan’ın tarihsel, kültürel ve akrabalık bağlarının güçlü olduğu Suriye ile daha yakın bir siyasi entegrasyon süreci tartışmaya açıldı. İddialara göre ilerleyen dönemde Lübnan’ın Suriye ile birleşmesi veya daha sıkı bir siyasi yapı içinde yer alması yönünde senaryolar değerlendiriliyor.
BAHÇELİ’NİN ÇALIŞMASI
TV100 Dış Haberler Müdür Ahmet Yeşiltepe, canlı yayında şu açıklamalarda bulundu:
Sayın Bahçeli, Lübnan konusunda bir görüş, bir çalışma içerisinde, bir proje, daha doğrusu bir projeksiyon, öyle söyleyelim. Bir bakış açısı, bir açılım getiriyor. Aslında yani küresel konularda özellikle bölgemizle ilgili ortaya koyduğu görüşler gerçekten konuşulmaya değer.
Şimdi Lübnan ‘Failed State’ olarak yani başarısız bir ülke. Yani sürekli enflasyonla mücadele ediyor. İşte sürekli kendi kaynaklarını mümbit olan kaynaklarını kullanamıyor falan… Aslında bunun sebebi işte dışarıdan sürekli başta İsrail olmak üzere ki ağırlıklı olarak İsrail olmak üzere onun tahakkümü altında, topraklarının işgal edildiği bir ülkeden söz ediyoruz.
Sürekli bir mağduriyet içerisinde ve Lübnan’ın abat edilmesi mümkün. Şimdi Lübnan uzun süreden bu yana istikrarsızlığa sürüklenmiş durumda. Bu aşikar. Devlet otoritesi ortadan kaldırıldı ve Hizbullah bahane edilerek tabii İsrail’in bölgeye yönelik sürekli bir saldırısı var.
Lübnan halkı da yaşananlardan artık yorulmuş durumda. Lübnan’ın Suriye ile yakın ilişkisi ve akrabalık bağları da dikkate alındığında bu çerçevede yani önümüzdeki dönemde Lübnan’ın Lübnan’ın Suriye’ye bağlanması ve katılması yolunda bir konu gündeme gelebilecektir.
Bu yönde gerçekleşecek bir gündemde Lübnan, tıpkı Suriye gibi istikrarlı ve huzurlu bir iklime kavuşabilecektir. Milliyetçi Hareket Partisi’nden aldığımız bilgilere göre, Genel Başkanın böyle bir çalışmasının olduğu belirtiliyor
Kaynak: Ensonhaber Haber Merkezi
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ankara’nın Kızılay semtinde bulunan Konsolosluk Çağrı Merkezi’nde incelemelerde bulundu. Merkezde yürütülen faaliyetlere ilişkin yetkililerden bilgi alan Fidan, yapılan çalışmaları yerinde değerlendirdi.
“ÇAĞRILAR YAZILIM SİSTEMİYLE YÖNETİLİYOR”
Ziyaret sırasında bazı çağrıları dinleyen Bakan Fidan, merkezin 7 gün 24 saat esasına göre çalıştığını belirtti. Fidan, dünyanın farklı ülkelerinde yaşayan Türk vatandaşlarının talep ve sorularının hem yurt dışındaki temsilcilikler hem de merkezde görevli personel tarafından koordineli şekilde yanıtlandığını ifade etti.
Çağrıların özel bir yazılım sistemi üzerinden yönetildiğini kaydeden Fidan, şunları söyledi:
Burada arkadaşlarımız dünyanın dört bir tarafındaki vatandaşlarımızın taleplerine cevap veriyor. Gerektiğinde ilgili makamlara hızlıca yönlendirme yapılıyor ve sürece anında müdahale ediliyor.
BÖLGESEL GELİŞMELER ÇAĞRI YOĞUNLUĞUNU ARTIRDI
Merkezde yoğun bir çalışma temposu bulunduğunu vurgulayan Fidan, özellikle son günlerde İran’daki gelişmeler nedeniyle mücavir bölgelerde bulunan vatandaşlardan çok sayıda başvuru geldiğini dile getirdi.
Fidan, farklı dillerde hizmet verildiğini belirterek, Yurt Dışında Yaşayan Türkler ve Vatandaşlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü personelinin 7/24 esasına göre görev yaptığını söyledi.
Ziyaretin sonunda Bakan Fidan, çağrı merkezi çalışanlarına teşekkür etti.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)
">

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ankara’nın Kızılay semtinde bulunan Konsolosluk Çağrı Merkezi’nde incelemelerde bulundu. Merkezde yürütülen faaliyetlere ilişkin yetkililerden bilgi alan Fidan, yapılan çalışmaları yerinde değerlendirdi.
“ÇAĞRILAR YAZILIM SİSTEMİYLE YÖNETİLİYOR”
Ziyaret sırasında bazı çağrıları dinleyen Bakan Fidan, merkezin 7 gün 24 saat esasına göre çalıştığını belirtti. Fidan, dünyanın farklı ülkelerinde yaşayan Türk vatandaşlarının talep ve sorularının hem yurt dışındaki temsilcilikler hem de merkezde görevli personel tarafından koordineli şekilde yanıtlandığını ifade etti.
Çağrıların özel bir yazılım sistemi üzerinden yönetildiğini kaydeden Fidan, şunları söyledi:
Burada arkadaşlarımız dünyanın dört bir tarafındaki vatandaşlarımızın taleplerine cevap veriyor. Gerektiğinde ilgili makamlara hızlıca yönlendirme yapılıyor ve sürece anında müdahale ediliyor.
BÖLGESEL GELİŞMELER ÇAĞRI YOĞUNLUĞUNU ARTIRDI
Merkezde yoğun bir çalışma temposu bulunduğunu vurgulayan Fidan, özellikle son günlerde İran’daki gelişmeler nedeniyle mücavir bölgelerde bulunan vatandaşlardan çok sayıda başvuru geldiğini dile getirdi.
Fidan, farklı dillerde hizmet verildiğini belirterek, Yurt Dışında Yaşayan Türkler ve Vatandaşlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü personelinin 7/24 esasına göre görev yaptığını söyledi.
Ziyaretin sonunda Bakan Fidan, çağrı merkezi çalışanlarına teşekkür etti.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)
Adalet Bakanı Akın Gürlek, ilk resmi ziyaretini memleketi Nevşehir’de gerçekleştirdi. AK Parti İl Başkanlığı’nda partililerle bir araya gelen Gürlek’e, İl Başkanı Muhammed Feyzi Aygün ile milletvekilleri Emre Çalışkan ve Süleyman Özgün eşlik etti.
Programda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile telekonferans bağlantısı kuruldu.
“30 YIL SONRA NEVŞEHİR’DEN BİR BAKAN ÇIKMASI GURUR VERİCİ”
Recep Tayyip Erdoğan, konuşmasında Ramazan ayını tebrik ederek Nevşehir halkına selamlarını iletti.
Erdoğan, yaklaşık 30 yıl aradan sonra Nevşehir’den bir ismin bakan olarak görev almasının memnuniyet verici olduğunu belirterek, kentin ve ülkenin geleceği adına birlik ve beraberlik mesajı verdi:
Birliğiniz daim olsun. Valimiz, bakanımız ve belediye başkanlarımızla birlikte Nevşehir’in çok daha güzel günlere yürümesini temenni ediyorum. Nevşehir’den gayretli bir ses bekliyoruz.
GÜRLEK: “HEYECANINIZI SAYIN CUMHURBAŞKANIMIZA İLETİYORUZ”
Adalet Bakanı Akın Gürlek de konuşmasında, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a saygılarını sunduğunu belirterek Nevşehir’deki teşkilat mensuplarının ve vatandaşların heyecanını Cumhurbaşkanı’na ilettiklerini ifade etti.
Ziyaret, karşılıklı iyi dileklerin ardından sona erdi.
Kaynak: Ensonhaber Haber Merkezi
">

Adalet Bakanı Akın Gürlek, ilk resmi ziyaretini memleketi Nevşehir’de gerçekleştirdi. AK Parti İl Başkanlığı’nda partililerle bir araya gelen Gürlek’e, İl Başkanı Muhammed Feyzi Aygün ile milletvekilleri Emre Çalışkan ve Süleyman Özgün eşlik etti.
Programda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile telekonferans bağlantısı kuruldu.
“30 YIL SONRA NEVŞEHİR’DEN BİR BAKAN ÇIKMASI GURUR VERİCİ”
Recep Tayyip Erdoğan, konuşmasında Ramazan ayını tebrik ederek Nevşehir halkına selamlarını iletti.
Erdoğan, yaklaşık 30 yıl aradan sonra Nevşehir’den bir ismin bakan olarak görev almasının memnuniyet verici olduğunu belirterek, kentin ve ülkenin geleceği adına birlik ve beraberlik mesajı verdi:
Birliğiniz daim olsun. Valimiz, bakanımız ve belediye başkanlarımızla birlikte Nevşehir’in çok daha güzel günlere yürümesini temenni ediyorum. Nevşehir’den gayretli bir ses bekliyoruz.
GÜRLEK: “HEYECANINIZI SAYIN CUMHURBAŞKANIMIZA İLETİYORUZ”
Adalet Bakanı Akın Gürlek de konuşmasında, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a saygılarını sunduğunu belirterek Nevşehir’deki teşkilat mensuplarının ve vatandaşların heyecanını Cumhurbaşkanı’na ilettiklerini ifade etti.
Ziyaret, karşılıklı iyi dileklerin ardından sona erdi.
Kaynak: Ensonhaber Haber Merkezi
CHP, Artvin’de ortaya çıkan alkollü halde belediye aracını süren belediye başkan yardımcısı Ahmet Soysal ile ilgili skandalı kapatma derdinde.
CHP Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek, belediye başkanlarına gönderdiği genelgede, Ramazan ayı boyunca belediyelere ait makam araçlarının tasarruf tedbirleri ve kamu kaynaklarının etkin kullanımı ilkeleri doğrultusunda yalnızca mesai saatleri içerisinde kullanılmasını istedi.
Mesai saatleri dışında araç kullanımının zorunlu olduğu durumlarda ise, araçların yalnızca ulaştırma hizmetlerinde görevli şoför personel tarafından sevk ve idare edilmesi gerektiği vurgulandı.
ALKOLLÜ ARAÇ KULLANIRKEN YAKALANDI
Artvin’in CHP’li Belediye Başkan Yardımcısı Ahmet Soysal, belediyeye ait resmi aracı alkollü şekilde kullanırken polis ekiplerince durduruldu. Kan testi vermeyi reddetmesi üzerine hastanede zorla test yapıldı, ehliyetine el konuldu ve alkollü araç kullanmaktan para cezası kesildi.
ZORLA KAN TESTİ UYGULANDI
Soysal’ın kan testi vermeyi reddetmesi üzerine Borçka Nöbetçi Cumhuriyet Savcılığı talimatıyla, asayiş ekipleri ve hastane güvenlikleri eşliğinde kan örneği alındı. Olayın ardından CHP yönetimi, makam araçlarının kullanımında disiplin ve tasarruf önlemlerine uyulması gerektiğini belirterek genelgeyle belediye başkanlarını uyardı.
Kaynak: Ensonhaber Haber Merkezi
">

CHP, Artvin’de ortaya çıkan alkollü halde belediye aracını süren belediye başkan yardımcısı Ahmet Soysal ile ilgili skandalı kapatma derdinde.
CHP Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek, belediye başkanlarına gönderdiği genelgede, Ramazan ayı boyunca belediyelere ait makam araçlarının tasarruf tedbirleri ve kamu kaynaklarının etkin kullanımı ilkeleri doğrultusunda yalnızca mesai saatleri içerisinde kullanılmasını istedi.
Mesai saatleri dışında araç kullanımının zorunlu olduğu durumlarda ise, araçların yalnızca ulaştırma hizmetlerinde görevli şoför personel tarafından sevk ve idare edilmesi gerektiği vurgulandı.
ALKOLLÜ ARAÇ KULLANIRKEN YAKALANDI
Artvin’in CHP’li Belediye Başkan Yardımcısı Ahmet Soysal, belediyeye ait resmi aracı alkollü şekilde kullanırken polis ekiplerince durduruldu. Kan testi vermeyi reddetmesi üzerine hastanede zorla test yapıldı, ehliyetine el konuldu ve alkollü araç kullanmaktan para cezası kesildi.
ZORLA KAN TESTİ UYGULANDI
Soysal’ın kan testi vermeyi reddetmesi üzerine Borçka Nöbetçi Cumhuriyet Savcılığı talimatıyla, asayiş ekipleri ve hastane güvenlikleri eşliğinde kan örneği alındı. Olayın ardından CHP yönetimi, makam araçlarının kullanımında disiplin ve tasarruf önlemlerine uyulması gerektiğini belirterek genelgeyle belediye başkanlarını uyardı.
Kaynak: Ensonhaber Haber Merkezi
Daha fazla gösterilecek yazı bulunamadı!
Tekrar deneyiniz.
Bu web sitesinde en iyi deneyimi yaşamanızı sağlamak için çerezler kullanılmaktadır.
Sivas SRT ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!
