Son Gelişmeler
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Lefkoşa
Gazimağusa
Girne
Güzelyurt
İskele
Pristina
USD44,90
%0.07
EURO52,91
%-0.06
6a02e04a74bc1859.jpg

Kamuoyunda “İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü” soruşturması olarak bilinen dava kapsamında tutuklanmasının ardından İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu ile Hüseyin Gün, Necati Özkan ve Merdan Yanardağ’ın “siyasal casusluk” suçlamasıyla yargılandığı davada ikinci duruşma başladı.

İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşma, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki duruşma salonunda yapıldı. Duruşmaya tutuklu sanıklar Hüseyin Gün, Necati Özkan ve Merdan Yanardağ ile avukatları katıldı.

Mahkeme heyeti, duruşmaya sanık Merdan Yanardağ’ın savunmasının alınmasıyla devam etti.

İDDİANAMEDE DİKKAT ÇEKEN SUÇLAMALAR

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, suç tarihinin 2019-2025 yıllarını kapsadığı belirtildi.

Savcılık iddiasına göre, sanıklardan Hüseyin Gün’ün dijital materyallerinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi veri tabanına ait olduğu değerlendirilen çok sayıda bilgiye ulaşıldı. Bu veriler üzerinden vatandaşların kişisel bilgilerine erişim sağlandığı öne sürüldü.

İddianamede ayrıca, söz konusu verilerin Necati Özkan aracılığıyla temin edildiği ve belediyeye ait elektronik posta hesapları ile şifrelerin, “Ostin” adı verilen dijital platforma aktarıldığı iddia edildi.

Savcılık, bu sistem üzerinden belediyeye ait gizlilik içeren belge, yazışma ve veri içeriklerine erişim sağlandığını ileri sürdü.

“YABANCI İSTİHBARAT SERVİSLERİNE VERİ AKTARILDI” İDDİASI

İddianamede yer alan en dikkat çekici suçlamalardan biri ise belediye verilerinin yabancı istihbarat servisleriyle ilişkilendirilen kişilere aktarıldığı iddiası oldu.

Savcılık, Ekrem İmamoğlu imzasıyla 19 Nisan 2019 tarihinde Teftiş Kurulu Başkanlığı’na gönderildiği belirtilen yazıyla, dışarıdan görevlendirilecek uzmanlara belediye verilerine erişim, inceleme ve kopyalama yetkisi verildiğini öne sürdü.

İddianamede, bu sürecin seçim dönemlerinde veri analizi yapılması ve yabancı istihbarat servisleriyle bağlantılı faaliyetlerde kullanıldığı iddia edilirken, vatandaşlara ait özel bilgilerin de analiz süreçlerinde işlendiği savunuldu.

“2019 YEREL SEÇİMLERİNE ETKİ” İDDİASI

Savcılık makamı, “İBB veri kopyalama” sürecinin kamuoyundaki etkisini azaltmak amacıyla bazı algı operasyonları yürütüldüğünü de öne sürdü.

İddianamede, yabancı istihbarat servisleriyle bağlantılı olduğu ileri sürülen Aaron Barr isimli kişi ile bazı sanıkların birlikte hareket ettiği iddiasına yer verildi.

Savcılık, belediye verilerinin kullanılmasıyla 2019 yerel seçim süreçlerinin manipüle edilmesinin hedeflendiğini ve bu yolla İstanbul başta olmak üzere Türkiye siyasetinde etkili olunmasının amaçlandığını iddia etti.

20’ŞER YILA KADAR HAPİS İSTEMİ

Hazırlanan iddianamede, Ekrem İmamoğlu, Hüseyin Gün, Necati Özkan ve Merdan Yanardağ hakkında “siyasal casusluk” suçundan 15 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası talep edildi.

Savcılık, devletin güvenliği ve siyasal yararları açısından kritik öneme sahip olduğu değerlendirilen belediye verilerinin izinsiz şekilde dijital platformlara aktarıldığını öne sürdü.

Dava sürecinin ilerleyen duruşmalarda sanık savunmaları, dijital materyal incelemeleri ve bilirkişi raporlarıyla devam etmesi bekleniyor.

">
Siyaset


Kamuoyunda “İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü” soruşturması olarak bilinen dava kapsamında tutuklanmasının ardından İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu ile Hüseyin Gün, Necati Özkan ve Merdan Yanardağ’ın “siyasal casusluk” suçlamasıyla yargılandığı davada ikinci duruşma başladı.

İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşma, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki duruşma salonunda yapıldı. Duruşmaya tutuklu sanıklar Hüseyin Gün, Necati Özkan ve Merdan Yanardağ ile avukatları katıldı.

Mahkeme heyeti, duruşmaya sanık Merdan Yanardağ’ın savunmasının alınmasıyla devam etti.

İDDİANAMEDE DİKKAT ÇEKEN SUÇLAMALAR

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, suç tarihinin 2019-2025 yıllarını kapsadığı belirtildi.

Savcılık iddiasına göre, sanıklardan Hüseyin Gün’ün dijital materyallerinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi veri tabanına ait olduğu değerlendirilen çok sayıda bilgiye ulaşıldı. Bu veriler üzerinden vatandaşların kişisel bilgilerine erişim sağlandığı öne sürüldü.

İddianamede ayrıca, söz konusu verilerin Necati Özkan aracılığıyla temin edildiği ve belediyeye ait elektronik posta hesapları ile şifrelerin, “Ostin” adı verilen dijital platforma aktarıldığı iddia edildi.

Savcılık, bu sistem üzerinden belediyeye ait gizlilik içeren belge, yazışma ve veri içeriklerine erişim sağlandığını ileri sürdü.

“YABANCI İSTİHBARAT SERVİSLERİNE VERİ AKTARILDI” İDDİASI

İddianamede yer alan en dikkat çekici suçlamalardan biri ise belediye verilerinin yabancı istihbarat servisleriyle ilişkilendirilen kişilere aktarıldığı iddiası oldu.

Savcılık, Ekrem İmamoğlu imzasıyla 19 Nisan 2019 tarihinde Teftiş Kurulu Başkanlığı’na gönderildiği belirtilen yazıyla, dışarıdan görevlendirilecek uzmanlara belediye verilerine erişim, inceleme ve kopyalama yetkisi verildiğini öne sürdü.

İddianamede, bu sürecin seçim dönemlerinde veri analizi yapılması ve yabancı istihbarat servisleriyle bağlantılı faaliyetlerde kullanıldığı iddia edilirken, vatandaşlara ait özel bilgilerin de analiz süreçlerinde işlendiği savunuldu.

“2019 YEREL SEÇİMLERİNE ETKİ” İDDİASI

Savcılık makamı, “İBB veri kopyalama” sürecinin kamuoyundaki etkisini azaltmak amacıyla bazı algı operasyonları yürütüldüğünü de öne sürdü.

İddianamede, yabancı istihbarat servisleriyle bağlantılı olduğu ileri sürülen Aaron Barr isimli kişi ile bazı sanıkların birlikte hareket ettiği iddiasına yer verildi.

Savcılık, belediye verilerinin kullanılmasıyla 2019 yerel seçim süreçlerinin manipüle edilmesinin hedeflendiğini ve bu yolla İstanbul başta olmak üzere Türkiye siyasetinde etkili olunmasının amaçlandığını iddia etti.

20’ŞER YILA KADAR HAPİS İSTEMİ

Hazırlanan iddianamede, Ekrem İmamoğlu, Hüseyin Gün, Necati Özkan ve Merdan Yanardağ hakkında “siyasal casusluk” suçundan 15 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası talep edildi.

Savcılık, devletin güvenliği ve siyasal yararları açısından kritik öneme sahip olduğu değerlendirilen belediye verilerinin izinsiz şekilde dijital platformlara aktarıldığını öne sürdü.

Dava sürecinin ilerleyen duruşmalarda sanık savunmaları, dijital materyal incelemeleri ve bilirkişi raporlarıyla devam etmesi bekleniyor.


CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Adalet Bakanı Akın Gürlek üzerinden yaptığı açıklamalar, şehit yakınları ve gaziler cephesinde tepkiye yol açtı. Diyarbakır’da bir araya gelen şehit aileleri ve gaziler, devlet kurumlarını hedef alan söylemlerin kabul edilemez olduğunu belirterek, açıklamaların toplumsal huzura zarar verdiğini ifade etti.

“DEVLET KURUMLARI HEDEF GÖSTERİLEMEZ” TEPKİSİ

Şehit yakınları ve gaziler, Türkiye Cumhuriyeti’nin köklü kurumlarıyla ayakta duran güçlü bir devlet olduğunu vurgulayarak, siyasi açıklamalarda bu kurumların hedef alınmasını eleştirdi.

Yapılan değerlendirmelerde, devletin sosyal medya söylemleri veya siyasi tartışmalar üzerinden yönlendirilemeyeceği, kurumsal yapının tartışma konusu yapılmasının doğru olmadığı ifade edildi.

“SORUMSUZ VE CİDDİYETSİZ AÇIKLAMALAR” ELEŞTİRİSİ

Şehit yakınları ve gaziler adına açıklama yapan Terör Gazisi, 15 Temmuz Demokrasi Şehitleri, Gazileri ve Terör Mağdurları Derneği Genel Başkanı Abbas Gündüz, Özgür Özel’in açıklamalarını sert sözlerle eleştirdi.

Gündüz, yapılan değerlendirmelerin siyasi sorumluluk duygusundan uzak olduğunu savunarak, kamu vicdanını rahatsız eden bir yaklaşım sergilendiğini ileri sürdü.

“DEVLETİN GÜVENLİK YAPISI ZAN ALTINDA BIRAKILAMAZ”

Açıklamada, bir yargı mensubu üzerinden devletin üst kurumlarını hedef almanın kabul edilemez olduğu vurgulandı.

Gündüz, bu tür söylemlerin devlet ciddiyetine zarar verdiğini belirterek, güvenlik kurumlarının ve yargının tartışma konusu yapılmasının doğru olmadığını ifade etti.

“MİLLİ SORUMLULUK GEREĞİ KURUMLARIN YANINDAYIZ”

Şehit yakınları ve gaziler, devlet görevlilerinin hukuk ve kamu düzeni çerçevesinde görev yaptığını belirterek, bu kişilere destek verilmesinin milli bir sorumluluk olduğunu dile getirdi.

Açıklamada, Türk yargısını ve devlet kurumlarını hedef alan söylemlerin toplumda güven duygusunu zedelediği ifade edildi.

“TÜRKİYE HUKUKLA YOLUNA DEVAM EDER” VURGUSU

Yapılan değerlendirmelerde, Türkiye’nin manipülasyon veya siyasi tartışmalarla değil, hukuk ve devlet aklıyla yoluna devam ettiği belirtildi.

Şehit ve gazi ailelerinin, devlet kurumlarının yanında durmaya devam edeceği ifade edilerek, tartışmalı açıklamalara karşı net bir duruş sergilendiği kaydedildi.

">
6a0196ad256a8630.jpg


CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Adalet Bakanı Akın Gürlek üzerinden yaptığı açıklamalar, şehit yakınları ve gaziler cephesinde tepkiye yol açtı. Diyarbakır’da bir araya gelen şehit aileleri ve gaziler, devlet kurumlarını hedef alan söylemlerin kabul edilemez olduğunu belirterek, açıklamaların toplumsal huzura zarar verdiğini ifade etti.

“DEVLET KURUMLARI HEDEF GÖSTERİLEMEZ” TEPKİSİ

Şehit yakınları ve gaziler, Türkiye Cumhuriyeti’nin köklü kurumlarıyla ayakta duran güçlü bir devlet olduğunu vurgulayarak, siyasi açıklamalarda bu kurumların hedef alınmasını eleştirdi.

Yapılan değerlendirmelerde, devletin sosyal medya söylemleri veya siyasi tartışmalar üzerinden yönlendirilemeyeceği, kurumsal yapının tartışma konusu yapılmasının doğru olmadığı ifade edildi.

“SORUMSUZ VE CİDDİYETSİZ AÇIKLAMALAR” ELEŞTİRİSİ

Şehit yakınları ve gaziler adına açıklama yapan Terör Gazisi, 15 Temmuz Demokrasi Şehitleri, Gazileri ve Terör Mağdurları Derneği Genel Başkanı Abbas Gündüz, Özgür Özel’in açıklamalarını sert sözlerle eleştirdi.

Gündüz, yapılan değerlendirmelerin siyasi sorumluluk duygusundan uzak olduğunu savunarak, kamu vicdanını rahatsız eden bir yaklaşım sergilendiğini ileri sürdü.

“DEVLETİN GÜVENLİK YAPISI ZAN ALTINDA BIRAKILAMAZ”

Açıklamada, bir yargı mensubu üzerinden devletin üst kurumlarını hedef almanın kabul edilemez olduğu vurgulandı.

Gündüz, bu tür söylemlerin devlet ciddiyetine zarar verdiğini belirterek, güvenlik kurumlarının ve yargının tartışma konusu yapılmasının doğru olmadığını ifade etti.

“MİLLİ SORUMLULUK GEREĞİ KURUMLARIN YANINDAYIZ”

Şehit yakınları ve gaziler, devlet görevlilerinin hukuk ve kamu düzeni çerçevesinde görev yaptığını belirterek, bu kişilere destek verilmesinin milli bir sorumluluk olduğunu dile getirdi.

Açıklamada, Türk yargısını ve devlet kurumlarını hedef alan söylemlerin toplumda güven duygusunu zedelediği ifade edildi.

“TÜRKİYE HUKUKLA YOLUNA DEVAM EDER” VURGUSU

Yapılan değerlendirmelerde, Türkiye’nin manipülasyon veya siyasi tartışmalarla değil, hukuk ve devlet aklıyla yoluna devam ettiği belirtildi.

Şehit ve gazi ailelerinin, devlet kurumlarının yanında durmaya devam edeceği ifade edilerek, tartışmalı açıklamalara karşı net bir duruş sergilendiği kaydedildi.

USD44,90
% 0,07
EURO52,91
% -0,06
EURO/USD1,18
% -0,20
Petrol94,91
% -0,60
BTC3.664.965,32
% -0,14
Son Gelişmeler
6a017572aac58367.jpg


Belçika’nın Türkiye’ye yönelik ekonomik temasları kapsamında İstanbul’a gelen Kraliçe Mathilde, Türkiye’nin savunma teknolojilerindeki yükselen gücünü yakından görmek için Baykar’ı ziyaret etti.

Geniş katılımlı heyetle birlikte Özdemir Bayraktar Milli Teknoloji Merkezi’nde incelemelerde bulunan Kraliçe Mathilde’ye, Türkiye’nin yerli ve milli savunma projeleri hakkında kapsamlı bilgi verildi.

Ziyaret, Türkiye ile Avrupa arasındaki teknoloji ve savunma iş birliklerinin geleceği açısından dikkat çeken diplomatik temaslardan biri olarak değerlendirildi.

KRALİÇE MATHILDE BAŞKANLIĞINDA 450 KİŞİLİK GENİŞ HEYET

Belçika Kraliçesi Mathilde’ye ziyaret sırasında 450 kadar üst düzey siyasi ve diplomatik isimler eşlik etti. Heyette Belçika Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Maxime Prevot, Savunma Bakanı Theo Francken, Brüksel Başkent Bölge Hükümeti Başbakanı Boris Dillies, Flaman Bölge Hükümeti Başbakanı Matthias Diependaele ve Valon Bölge Hükümeti Başbakan Yardımcısı Pierre-Yves Jeholet’in yanı sıra çok sayıda diplomat, akademisyen ve iş insanı yer aldı.

Belçika’nın Ankara Büyükelçisi Hendrik Van De Velde ile Belçika basınından gazeteciler de ziyarete katıldı.

İlhan Uzgel: Özgür Özel uluslararası alanda güçlü bir muhatap

MİLLİ SİHA’LAR YERİNDE İNCELENDİ

Özdemir Bayraktar Milli Teknoloji Merkezi’nde gerçekleştirilen ziyarette Kraliçe Mathilde ve beraberindeki heyete, Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar ile Baykar Genel Müdürü Haluk Bayraktar eşlik etti.

Programa ayrıca Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ile Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün de katıldı.

Kraliçe Mathilde, Baykar’ın dünya çapında ilgi gören milli SİHA platformlarını inceleyerek yürütülen AR-GE çalışmaları, üretim süreçleri ve teknoloji geliştirme faaliyetleri hakkında detaylı bilgi aldı.

Belçika Savunma Bakanı’ndan övgü: Savunma sanayiinde Türkiye rol modelimiz

AKINCI ÖNÜNDE HATIRA FOTOĞRAFI

Ziyaretin sonunda Kraliçe Mathilde ve beraberindeki heyet, merkezde sergilenen Bayraktar AKINCI Taarruzi İnsansız Hava Aracı önünde hatıra fotoğrafı çektirdi.

Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar da ziyaretin anısına Kraliçe Mathilde’ye Bayraktar KIZILELMA insansız savaş uçağının maketini hediye etti.

“BAYKAR DÜNYANIN EN BÜYÜK İHA ŞİRKETİ”

Ziyaret sonrası açıklamalarda bulunan Selçuk Bayraktar, Türkiye ile Avrupa arasında teknoloji alanındaki iş birliğinin önemine vurgu yaptı.

Bayraktar, Baykar’ın küresel İHA pazarındaki konumuna dikkat çekerek, “Baykar dünyanın en büyük insansız hava aracı şirketi. İhracat pazarının yüzde 60’ına tek başına sahip durumda bulunuyor. Türkiye de yüzde 65’ine sahip. Geliştirdiğimiz teknoloji dünyaya damgasını vurmuş durumda.” ifadelerini kullandı.

Yakın zamanda düzenlenen SAHA 2026 Fuarı’nda güvenlik alanındaki küresel kaygıların daha net görüldüğünü belirten Bayraktar, ülkelerin kendi güvenlik stratejilerine yoğunlaştığını söyledi.

“REKABET DEĞİL İŞ BİRLİĞİ GEREKİYOR”

Küresel güvenlik krizlerinin derinleştiğine işaret eden Bayraktar, uluslararası iş birliğinin önemine dikkat çekti.

Özellikle orta ölçekli ve küçük devletler için güçlü ortaklıkların hayati olduğunu ifade eden Bayraktar, “Eğer uluslar birbiriyle rekabet edecek olurlarsa bu mevcut güvenlik krizini daha da derinleştirecektir.” dedi.

Bayraktar, ayrıca ticaret savaşları ve tedarik zinciri sorunlarının aşılabilmesi için ülkeler arasında güçlü bağların kurulması gerektiğini belirterek, Türkiye’nin Avrupa ile ekonomik ilişkilerinin stratejik önem taşıdığını kaydetti.

KRALİÇE MATHILDE ORTAKÖY’Ü DE GEZDİ

İstanbul temasları kapsamında Kraliçe Mathilde ve beraberindeki heyet, Ortaköy Meydanı’nı da ziyaret etti. Tarihi ve turistik bölgede yürüyüş yapan Kraliçe’ye yerli ve yabancı turistler yoğun ilgi gösterdi.

Heyet, Boğaz manzarası eşliğinde fotoğraf çektirirken vatandaşların ilgisi dikkat çekti.

EMİNE ERDOĞAN İLE DOLMABAHÇE’DE BULUŞTU

Belçika Kraliçesi Mathilde, İstanbul programı kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan ile de Dolmabahçe Sarayı’nda bir araya geldi.

İki isim, Olgunlaşma Enstitüsü tarafından hazırlanan “Asırlık Zarafet” sergisini birlikte gezdi. Türk kültürel mirasının modern yorumlarla buluşturulduğu sergide geleneksel dokuma ve el sanatları ürünleri tanıtıldı.

Emine Erdoğan, ziyaret sırasında Kraliçe Mathilde’ye el işçiliğiyle hazırlanan özel bir broş hediye etti.

“GÖNÜL BİRLİĞİNİ GÜÇLENDİRSİN”

Emine Erdoğan, görüşmeye ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Belçika Kraliçesi Mathilde’yi İstanbul’da ağırlamaktan memnuniyet duyduğunu belirtti.

Paylaşımında iki ülke arasındaki dostane ilişkilerin güçlenmesine vurgu yapan Emine Erdoğan, bu buluşmanın Türkiye ile Belçika arasındaki gönül birliğini daha da kuvvetlendirmesini temenni etti.

AP ÖNÜNDE POZ VERİP “ERKEN SEÇİM” MESAJI İLE TÜRKİYE’Yİ ŞİKAYET ETTİLER

Tüm bunlar yaşanırken CHP’nin gündemi ise başka..

Dış Politika Koordinatörü İlhan Uzgel, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile Avrupa Parlamentosu önünde paylaştığı fotoğrafla birlikte Özgür Özel’in uluslararası alanda güçlü bir muhatap olduğunu söylemiş; “Bu dönüşüm durdurulamaz. Erken seçim artık zorunluluktur.” ifadelerini kullanmıştı.

Ancak, CHP’li belediyelere yönelik birçok yolsuzluk ve rüşvet operasyonu, birçok ahlaki çöküntü skandalı kamuoyunun önünde iken, bazı partililerin erken seçim ısrarı ise düşündürücü..

Giriş Yap

Sivas SRT ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!