
ANKARA-Sivas SRT
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı, Türkiye’nin Suriye’nin yeniden inşasında üzerine düşeni yapmaya kararlı olduğunu belirtti. “Bundan sonraki süreçte tüm etnik, dini ve mezhebi grupların dahil olacağı demokratik, çoğulcu, huzurlu ve müreffeh bir Suriye’nin inşa edilmesinde Türkiye olarak elimizden geleni yapacağız.” ifadelerini kullandı.
Başkan, “Türkiye Yüzyılı: İletişimin Yüzyılı” temasıyla düzenlenen “2. İletişim Şurası Hazırlık Çalıştayı”nda yaptığı konuşmada, İletişim Başkanlığı’nın Türkiye markasını güçlendirmek ve devlet-millet iletişimini daha sağlıklı hale getirmek amacıyla birçok ulusal ve uluslararası proje geliştirdiğini vurguladı. Bu çerçevede, 425 iletişim profesyonelinin katkılarıyla, Türkiye İletişim Modeli’ne uygun ve kapsayıcı bir iletişim rehberi hazırlamayı hedeflediklerini de sözlerine ekledi.
Küresel medya düzeni ve hakikat krizi
Başkan, küresel medya düzeninin hakikat krizini derinleştirdiğine dikkat çekti. Küresel medya kartellerinin içerikleri kasten şekillendirdiğini ifade eden Başkan, “Gazze’deki soykırımı görmezden gelmeye çalışan medya, suçluları suçsuz göstermeye çabalıyor.” dedi. Küresel sistemin çözüm üretme noktasında yetersiz kaldığını belirten Başkan, bu koşullarda Türkiye’nin insanlık ve adalet adına verdiği mücadelenin daha büyük bir anlam taşıdığını ifade etti.
Türkiye’nin yapıcı rolü ve Suriye politikasına vurgu
Suriye’deki gelişmelerin Türkiye’nin insani dış politikasıyla örtüştüğünü belirten Başkan, Türkiye’nin Suriye’nin toprak bütünlüğü ve üniter yapısını koruma konusundaki tutumunun sahada karşılık bulmaya başladığını ifade etti. “Suriye’nin geleceğinde terör yapılanmalarına yer verilmemesi gerektiği konusunda Türkiye’nin güçlü bir duruş sergilediğini” vurguladı. Ayrıca, Türkiye’nin Suriye’nin inşasında, tüm grupların bir arada yaşayacağı demokratik, huzurlu ve müreffeh bir ülke hedefiyle önemli bir rol üstleneceğini belirtti.
Filistin ve küresel adalet mücadelesi
Filistin meselesinin insanlık ve adaletin meselesi olduğunu hatırlatan Başkan, Gazze’deki insanlık dramına karşı Türkiye’nin en güçlü sesi yükselttiğini söyledi. Türkiye’nin, Uluslararası Adalet Divanı’nda İsrail’e karşı açılan soykırım davasına müdahil olduğunu ve İsrail’in Gazze’deki katliamlarını durdurmaya yönelik çağrılar yaptığını hatırlattı.
Ayrıca, Türkiye’nin barışçıl diplomasisinin bir başka örneği olarak Etiyopya ve Somali arasındaki ihtilafın çözümü için gösterdiği çabaları dile getiren Başkan, Türkiye’nin lider diplomasi aracılığıyla Afrika’da önemli bir kriz çözümü sağladığını ifade etti.
Tahıl koridoru ve Türkiye’nin stratejik rolü
Başkan, Türkiye’nin küresel gıda krizine karşı önemli bir stratejik rol üstlendiğini vurgulayarak, “Tahıl Koridoru’nun tesis edilmesindeki Türkiye’nin rolü, dünya gıda krizini aşma noktasında çok önemli bir katkıdır.” dedi. Türkiye’nin bölgesel istikrarı sağlamak için ortaya koyduğu çabaların, Cumhurbaşkanının liderliğinde “tam bağımsız Türkiye” idealinin bir sonucu olduğunu belirtti.
İletişim Başkanlığı’nın çabaları ve gelecek hedefler
Son olarak, İletişim Başkanı, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın Türkiye’nin ulusal ve uluslararası iletişim stratejilerini kurumsal bir disiplinle sürdürdüğünü ve bu alandaki tüm çalışmalarını güçlü bir şekilde devam ettirdiklerini ifade etti.

















