ANKARA – BHA
Ankara Giyim Sanayicileri Derneği öncülüğünde, Ankara Ticaret Odası’nın destekleriyle gerçekleştirilen “Ankara Uluslararası Hazır Giyim ve Moda Fuarı-COF26” açılış programında, ATO Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Yılmaz, Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Selin Tekin, Ankara Giyim Sanayicileri Derneği Başkanı ve ATO’nun 2 No’lu Konfeksiyon, Hazır Giyim, Triko Meslek Komitesi Meclis Üyesi Mete Can, REM Fuarcılık Genel Müdürü Murat Aydın da birer konuşma yaptı.
Açılış programında, ATO Meclis Başkanı Ali Anar, ATO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Osman Çelik ve Halil Sönmez, ATO’nun 2 No’lu Konfeksiyon, Hazır Giyim, Triko Meslek Komitesi ile 17 No’lu Tekstil, Tuhafiye, Mefruşat Meslek Komitesi üyeleri, ATO Genel Sekreter Yardımcısı Veli Kadir, Ankara Giyim Sanayicileri Derneği üyeleri ve sektör temsilcileri yer aldı.
“Sektörün güçlü üretim ve istihdam kapasitesi var”
ATO Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Yılmaz, açılışta yaptığı konuşmada, hazır giyim ve tekstil sektörünün hem Ankara hem de Türkiye ekonomisi açısından kritik bir öneme sahip olduğunu vurguladı. Türkiye genelinde bu sektörde yaklaşık 30-50 bin firmanın faaliyet gösterdiğini ve 600 binin üzerinde kişinin istihdam edildiğini belirten Yılmaz, “Tekstil ve hazır giyim ülkemiz ve şehrimiz için çok değerli bir alan. İstihdam oluşturma kapasitesi, ihracatı, üretim altyapısı ve dış ticaret fazlası ile birçok farklı sektörü besleyen bir yapıya sahip. Tekstil sektörü, Ankara’mız açısından belki de en değerli sektörlerden biridir. Üretim, ihracat ve ticaret açısından Ankara’ya büyük katma değer sağlıyor. Son dönemlerde, ülkemizde ve küresel ölçekte sıkıntılı bir süreçten geçiyoruz. Ancak sektörümüzün yetenekleri ve gücü sayesinde bu süreci aşacağımıza ve gelecekte çok daha iyi yerlere geleceğimize inanıyorum” dedi.
Sektörün ihracat rakamlarına da dikkat çeken Yılmaz, 2025 yılında bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 7 oranında daralma yaşandığını ve ihracatın 15 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiğini söyledi. 2026 yılının ilk yedi ayında ise ihracatın 8 milyar doları aştığını kaydeden Yılmaz, “Bu rakamlar bizler için tatmin edici seviyeler değil. Ancak Ankara ekonomisi içerisinde sektörümüzün son derece önemli ve değerli bir yeri var. Küresel ticarette de fiyat rekabetinin öne çıktığı farklı gelişmeler yaşanıyor. Yakın zamanda bu sorunları aşacağımıza ve tekstil ile hazır giyim sektörünün ülkemiz için yine çok kıymetli bir alan olmaya devam edeceğine inanıyorum” diye konuştu.
“Markalaşmaya daha fazla odaklanmalıyız”
Türkiye’nin tekstil ve hazır giyim alanındaki üretim gücünün markalaşmayla desteklenmesi gerektiğini dile getiren Yılmaz, katma değerli üretim ve ihracatın önemine de vurgu yaptı. Yılmaz, “Bu alanda markalaşmamız şart. Dünyada, özellikle Avrupa ülkelerinde çok büyük ve önemli markalar var. Bizim üretimimiz ve ulaştığımız rakamlar da oldukça değerli ama markalaşma konusunda daha fazla çaba göstermemiz gerekiyor. Cari açık veren bir ülke olarak, katma değerli üretime ve ihracata ihtiyacımız var. Bu yüzden markalaşmanın önemi büyük” dedi.
Sektörde yalnızca maliyet avantajının yeterli olmadığını ifade eden Yılmaz, “Tasarım, marka, hız; dijitalleşme, teknoloji, sürdürülebilirlik ve tüketiciye doğru zamanda ulaşmanın da en az maliyet kadar önemli olduğunun farkındayız. Sektörümüzün bu tüm yetenekleri gerçekleştirebilecek güçlü bir potansiyeli, farklı bir vizyonu ve heyecanlı bir yapısı var. Hazır giyimde

















