İSTANBUL – BHA
Türkiye Yeşilay Cemiyeti, bağımlılıkların çevresel etkilerini ve ekosistem üzerindeki sonuçlarını ele alan “Türkiye Bağımlılık ve Çevre Araştırma Raporu”nu 26 Ekim 2023’de İstanbul Sepetçiler Kasrı’nda düzenlenen bir lansman ile kamuoyuna tanıttı.
Lansmana Türkiye Yeşilay Cemiyeti Genel Başkanı Dr. Nuri Kılıç, Aydın Üniversitesi’nden Prof. Dr. Zeynep Alkan, Bahçeşehir Üniversitesinden Dr. Öğr. Üyesi Fatma Yılmaz ve Ege Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Arda Tekin katıldı.
Tütün, alkol, uyuşturucu ve uyarıcı maddeler, kumar ve dijital bağımlılıklarla bağlantılı faaliyetlerin çevre üzerindeki etkilerinin değerlendirildiği raporda, bağımlılıklarla çevresel sorunlar arasındaki çift yönlü ilişkiye vurgu yapıldı. İklim değişikliğinin ruh sağlığı ve bağımlılık riskleri üzerindeki olası etkileri de araştırmanın temel başlıkları arasında yer aldı.
“Bağımlılıklar sadece insana değil, çevreye de zarar veriyor”
Lansmanda söz alan Yeşilay Genel Başkanı Dr. Nuri Kılıç, bağımlılığın yalnızca bireysel bir problem olarak görülmemesi gerektiğini, aynı zamanda toplum ve doğa üzerinde de önemli sonuçlar doğurduğunu ifade etti.
Bağımlılıkların ekolojik etkilerine değinen Kılıç, şu ifadeleri kullandı:
“Bağımlılık, yalnızca bir bireyin kendine zarar vermesi meselesi değildir. Bu, toplumun da ciddi şekilde zarar gördüğü bir durumdur. Araştırmamız bu konuda çok güçlü veriler sunuyor. Görüyoruz ki bağımlılık, yalnızca insanların değil, aynı zamanda doğadaki diğer canlıların da sorunudur. Dolayısıyla bağımlılıklar, bireyin ya da toplumun meselesinin ötesinde, ekolojinin de sorunları olarak değerlendirilmeli. Doğaya karşı sorumlu bireyler olarak bağımlılıkların küresel ısınmaya etkileri, çevre kirliliği ve biyolojik çeşitliliğin korunması konularında da önemli yükümlülüklerimiz bulunuyor. Ayrıca, su kaynakları ile ilgili büyük tehditlerle de karşı karşıyayız. Atıkların doğaya yayılması ise ciddi bir sorun teşkil etmekte.”
Kılıç, bağımlılık endüstrilerinin karbon ayak izi, su tüketimi ve atık üretimi konularında düzenli raporlama yapması gerektiğini vurguladı. Bağımlılıkla mücadele politikalarının çevre koruma ve iklim değişikliği perspektifiyle birlikte ele alınmasının önemine de dikkat çekti.
Tütün endüstrisinin çevre üzerindeki etkileri
Raporda Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre, tütün üretimi ve tüketiminin her yıl yaklaşık 80 milyon ton karbondioksit emisyonuna neden olduğu ifade edildi. Bu, yaklaşık 17 milyon benzinli aracın yıllık emisyonuna eşdeğer olarak değerlendiriliyor.
Tütün üretiminin arazi ve su kaynakları üzerindeki etkileri de raporda öne çıkan diğer konular arasında yer aldı. Dünyada yaklaşık 3,2 milyon hektar tarım arazisinin tütün yetiştiriciliği için kullanıldığını ve bu süreçte yılda 22 milyar ton su tüketildiğini vurgulandı. Ayrıca, küresel ormansızlaşmanın yüzde 5’inin tütün üretimiyle ilişkilendirildiği kaydedildi.
Türkiye’de yıllık 150,4 milyar adet sigara tüketilmesi ise sigara izmaritlerinin yol açtığı çevre kirliliğinin boyutlarına dikkat çekiyor.
Alkol ve uyuşturucu üretiminin çevresel etkileri
Raporda alkol üretiminin su ve enerji tüketimi üzerindeki etkileri de incelendi. Bir litre alkollü içecek üretmek için 9 ila 22 litre su harcandığı belirtiliyor.
Ayrıca uyuşturucu ve uyarıcı maddelerin üretiminin ormansızlaşma, doğal yaşam alanlarının kaybı ve kimy

















