
Muhabirimizden değerlendirme: “Fuardan Öte: II.Türk Ticaret Fuarı”
İçeriği Görüntüle
ANKARA-BHA
Prof. Dr. Zakir Avşar, “Kişiye ipotekli siyaset” başlıklı yazısında önemli değerlendirmelerde bulundu.
“Diyoruz ki, CHP rotasını şaşırmış vaziyette. Yolsuzluk ve yozlaşmayı partinin sırtındaki bir yük olarak görüp atması gerekiyor. Bunun için de arınmalı, yolsuzluk ve yozlaşmaya bulaşanlarla yollarını ayırmalı, bunu kamuoyu ile paylaşmalı. Yolsuzluk ve yozlaşmaya sıfır toleransı tercih etmeli…”
Peki ne oluyor? Elbette bunların hiç birisi olmuyor. CHP, ne yazık ki birtakım kişilerin içine düştüğü yolsuzluk ve yozlaşma batağında çırpınıyor, çırpındıkça batıyor. Daha kötü görünümler alıyor…
Şimdilerde Terörsüz Türkiye Komisyonunda yer almak ve bu ortak gelecek tasavvuruna destek vermek için çeşitli şartlar ileri sürmüş. Yolsuzluk ve yozlaşma iddiaları dolayısıyla görevden uzaklaştırılan ve bağımsız yargı tarafından tutuklanan bir belediye başkanının “tutuksuz yargılanması”nı, aksi takdirde katkı vermeyeceğini belirtiyor.
Devletin PKK’nın feshini temin edip, silah bıraktırırken bile kurmadığı masayı kurdurmak ve vermediği tavizleri kabul ettirmek için elinden geleni yaptığını kaydeden Avşar, konunun ülkenin, milletin, coğrafyanın geleceği ve kaderi olmaktan çıkartılmaması gerektiğini vurguladı.
Türkiye, terörsüz bir gelecek hayalini somut bir milli devlet politikası haline getirmiştir. Terörün yarattığı korku ikliminden sıyrılıp huzura yürüyen bir ülke inşa etmek, yalnızca bir hükümetin değil, ortak aklın, toplumsal vicdanın ve tüm siyasi aktörlerin sorumluluğudur.
Ancak son günlerde kamuoyuna yansıyan “şartlı destek” beyanları, bu hedefin ciddiyetini gölgeleyen bir siyasi tutum sorununu tartışmayı zorunlu kılıyor. Türkiye’nin terörle mücadelesine şartsız destek vermek, aslında bir tercihin ötesinde geleceğe dair ilkesel bir duruştur.
İnsanların çocuklarını rahatça parka gönderebilmesi, şehirlerin sokaklarında endişesiz yürüyebilmesi, huzurun dağlarda, refahın şehirlerde hakim olması için ortaya konan bir yaklaşıma, hangi siyasi düşünceden olursa olsun herkesin destek vermesi beklenir. Ancak bu beklenti, kişisel ya da siyasi hesapların malzemesi haline geldiğinde, toplumsal mutabakatın ruhu zedelenir.
CHP liderinin, terörsüz Türkiye yaklaşımına destek verme şartını, yolsuzluk iddiaları nedeniyle görevden uzaklaştırılan ve tutuklanan bir belediye başkanının tutuksuz yargılanmasına bağlaması, siyaset ile ilkeler arasındaki gerilimi gözler önüne sermektedir.”
YAZININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ…

















