ANKARA – BHA
Çocukların dijital dünyayla ilişkisini ve medya içeriklerinin günlük yaşamlarına etkisini inceleyen “En Yumuşak Güç: Çocuk Medyası ve Popüler Kültür” isimli eser, Vadi Yayınları tarafından yayımlandı.
Kitap, yazar Bora Durmuşoğlu tarafından kaleme alındı ve çocuk medyasını yalnızca ekran başında geçirilen süre üzerinden değerlendirmek yerine, içeriklerin çocukların diline, davranışlarına ve kültürel değerlerine nasıl yansıdığını ele alıyor.
Çizgi filmlerden sinemaya, dijital oyunlardan sosyal medyaya kadar pek çok alanı kapsayan çalışmada, çocukların karşılaştıkları medya içeriklerinin günlük yaşamlarına etkileri derinlemesine inceleniyor.
Çocukların izledikleri içerikler, günlük yaşamlarını nasıl etkiliyor?
Kitapta, “Çocukların izlediği hiçbir şey ekranda başlayıp ekranda bitmiyor.” düşüncesi temel alınarak, medya karakterlerinin çocukların hayatındaki yerleri, küresel popüler kültürün dil ve davranışlar üzerindeki etkileri, dijital platformların içerik sunma biçimleri değerlendiriliyor.
Çocukların izledikleri karakterlerle kurdukları bağların, zamanla tüketim alışkanlıklarına, oyun tercihine ve günlük yaşamlarına yansıdığına dikkat çekiliyor. Ayrıca, algoritmaların çocuklara hangi içerikleri neye göre sunduğu konusuna da değiniliyor.
Yapay zekâ teknolojilerinin gelişmesi ile birlikte çocuk medyasının geleceğinin nasıl şekillenebileceği, eserin önemli başlıkları arasında yer alıyor.
Yazar Bora Durmuşoğlu, dijital rekabetle ilgili düşüncelerini şu sözlerle ifade ediyor:
“Çocuklarımızın dikkatini çekebilmek için dünyanın en büyük teknoloji şirketleriyle aynı evin içinde yarışıyoruz.”
Yerli ve nitelikli çocuk içeriklerinin önemi vurgulanıyor
Kitap, çocukların dijital dünyadan tamamen uzaklaştırılması ya da yasaklarla sınırlandırılması yerine, yetişkinlerin çocukların içinde büyüdüğü medya ortamını tanımasının önemine de dikkat çekiyor.
Ebeveynlerin ve eğitimcilerin içeriklerin niteliğini değerlendirmesi, çocuklarla medya kullanımı üzerine iletişim kurması ve dijital dünyanın sunduğu imkanlarla riskleri birlikte ele alması gerektiği vurgulanıyor.
Ayrıca, yerli içerik üretimine özel bir bölüm ayrılarak, çocukların kendi dillerinden, kültürlerinden ve değerlerinden beslenen yapımlarla buluşmasının önemi ortaya konuyor.
Bunun yanı sıra, bir içeriğin sadece yerli olmasının yeterli olmadığı belirtilirken, çocukların yararını gözetecek özgün, nitelikli ve uluslararası alanda rekabet edebilecek yapımların geliştirilmesi gerektiği ifade ediliyor.
Millî yayıncılık anlayışı, temiz içerik yaklaşımı ve Türkçenin korunması gibi konular da kitapta ele alınan başlıklardan bazıları.
Dijital mahremiyette ortak sorumluluk çağrısı
Çalışmada öne çıkan konulardan biri de çocukların dijital mahremiyetinin korunması. Dijital ortamda çocukların karşılaştığı risklere karşı sorumluluğun yalnızca çocuklara yüklenmemesi gerektiği vurgulanarak, ailelerin, içerik üreticilerinin, dijital platformların ve karar vericilerin birlikte hareket etmesinin önemine değiniliyor.
Çocukların güvenli ve nitelikli medya içeriklerine erişiminin sağlanmasında yayıncıların ve yapımcıların üstlendiği sorumluluklar da kitapta vurgulanıyor.
Bu yönüyle eser, ebeveynlere ve eğitimcilere değil; aynı zamanda medya profesyonellerine, akademisyenlere, yapımcılara, yayıncılara ve çocuk politikaları üzerinde çalışan karar vericilere de hitap ediyor.
Kitapta yüzlerce kavramı içeren Çocuk Medyası Sözlüğü yer alıyor
“En Yumuşak Güç: Çocuk Medyası ve Popüler Kültür” kitabının sonunda, çocuk medyası ve popüler kültür alan

















