
ANKARA – BHA
2 bin 317 engelli personele destek, milyonlar için engelsiz ulaşım
İçeriği Görüntüle
Uzmanlara göre, suça sürüklenen her çocuk, toplumsal ve manevi bağlarda yaşanan çözülmenin göstergesi. “Çocuk, bir milletin değerlerini, aidiyetini ve kültürünü taşıyan en değerli varlıktır. Suça yönelen her çocuk, geleceğimizin kaybıdır” ifadeleriyle vurgulanan bu durum, çözümün aile, eğitim, toplum ve devlet iş birliği ile mümkün olacağını göstermektedir.
Modern hayatın ve dijital dünyanın çocuklar üzerindeki etkilerine dikkat çekilerek, boşanmalar, ilgisiz ebeveynlik, şiddet ve ekonomik sıkıntıların çocukları sokak ve çetelere yönlendirdiği aktarılmaktadır. Aidiyet boşluğu yaşayan çocukların mafya ve çetelerde sahte bir kimlik arayışına girdiği belirtiliyor.
Eğitimin, çocukların topluma entegrasyonundaki kritik rolü vurgulanırken, okuldan kopuş, akran zorbalığı ve mesleki yönlendirme eksikliklerinin suça yönelmede önemli risk faktörleri olduğu ifade edilmektedir. Bu bağlamda, eğitim sisteminin yalnızca akademik bilgi vermekle kalmayıp, aynı zamanda değerler ve aidiyet kazandırması gerektiği vurgulanmaktadır.
Çözüm önerileri ise şu şekilde sıralanmaktadır:
Aileyi güçlendirecek ekonomik ve sosyal destek programları ile ebeveyn rehberliği eğitimleri yaygınlaştırılmalı.
Okullarda milli ve manevi değerler dersleri güçlendirilmeli; meslek ve sanat okulları özendirilmeli, rehberlik ve psikososyal destek mekanizmaları etkinleştirilmeli.
Spor, sanat ve kültür etkinlikleri ile milli kimlik pekiştirilmeli; dijital alanlarda çocukları koruyan stratejiler geliştirilmelidir.
Riskli bölgelerde mahalle temelli sosyal hizmet ve izleme mekanizmaları kurulmalı, erken uyarı sistemleri ile çocuk suça bulaşmadan müdahale edilmelidir.
Cezasızlık algısının önüne geçilmeli; ağır suçlarda caydırıcı cezalar uygulanmalı, küçük suçlarda onarıcı adalet ve rehabilitasyon öncelikli olmalıdır.
Uzmanlar, çocuk suçluluğunun engellenebilir olduğunu belirterek, Türkiye’nin güçlü devlet geleneği, köklü aile yapısı ve manevi değerleri sayesinde bu sorunun üstesinden gelebileceğini ifade ediyor. “Her çocuk bu milletin geleceğidir; onları kazanmak, yarınımızı kazanmak demektir.” mesajı, toplumun bu konuda sorumluluk alması gerektiğini gözler önüne seriyor.















