
ANKARA-BHA
Cumhurbaşkanı’nın “Her Mahallesiyle İstanbul Programı” kapsamında yaptığı konuşma önemli başlıkları gündeme taşıdı.
Konuşmasında, “Biz 14 Ağustos 2001 tarihinden beri AK Parti adıyla siyaset sahnesinde olan bir hareketiz. Öncesinde de davamız ve ideallerimiz için yıllarca mücadele ettik, ter döktük, bedel ödedik. Gerek siyasi hayatımız boyunca gerekse AK Parti çatısı altında rahmetli Mehmet Akif İnan’ın şu sözünü hep kendimize rehber edindik, ‘Bütün giysileri yırtsak yeridir. Yeter bize vefa elbiseleri.’” ifadelerine yer verdi.
Cumhurbaşkanı, vefayı her zaman önceliklendirdiklerini belirtirken, “Kadirşinas bir hareket olarak bugünlere kadar geldik. Emektarlarımızın tecrübesini, ak saçlılarımızın birikimiyle birleştirip yeni arkadaşlarımızın dinamizmi ve heyecanıyla harmanladık. Bugün de bu anlamlı toplantı münasebetiyle, kuruluşundan itibaren AK Parti İstanbul teşkilatlarında görev almış, karşılığını sadece Hak’tan bekleyerek İstanbul halkı için çalışmış tüm kardeşlerimizi şükranla yad ediyorum.” dedi.
Herhangi bir görevde bulunan yol arkadaşlarını minnetle andığını kaydeden Cumhurbaşkanı, “Vefayı, diğerkamlığı, kardeşlik ve yoldaşlık hukukunu hiçbir zaman ihmal etmeyeceğiz, asla ve asla geri plana itmeyeceğiz. Biz sandığa kadar değil, son nefese kadar yol ve kader arkadaşlığı yapan bir kadroyuz.” şeklinde konuştu.
Ayrıca, “AK Partili kadrolar olarak inşallah daha fazla çalışarak, daha fazla koşturarak, daha fazla gayret göstererek, seleflerimizden devraldığımız bayrağı yükseklere taşıyacağız.” vurgusunu yaptı.
Cumhurbaşkanı, “Bizim yoldaşlarımız Allah’tan ve devletten başka kimsesi olmayanlardır. Biz kimsesizlerin kimsesi olmak için yola çıkmış bir hareketiz. Bizim için esas olan milletin rızasıdır, milletin hayır duasıdır. Hırsı, enaniyeti, senlik-benlik kavgasını yanımıza yaklaştırmayacağız. AK Parti bölen, ayrıştıran, nifak tohumları saçan değil, kardeşlik hukukunu yücelten bir partidir.” diyerek partinin felsefesini açıkladı.
Son olarak, “Örgütün kimleri maaşa, kimleri haraca, kimleri de rüşvete bağladığı bizzat kendi arkadaşları tarafından itiraf ediliyor. Eski suç ortakları, bavullarla taşınan paralardan İstanbul’da kurulan mafya düzeninden bahsediyor. Ama ne gam, ne tasa, ne de bir mahcubiyet söz konusu. İstanbul’dan Türkiye’ye ve yurt dışına uzanan ahtapotun kolları bir bir deşifre oluyor.” ifadelerine yer vererek, mevcut durum hakkında görüşlerini bildirdi.

















