
ADANA – BHA
Altındaş, İş Kanunu’nun haftalık çalışma süresini 45 saat olarak belirlediğini vurgulayarak, bu süreyi aşan çalışmaların fazla mesai olarak kabul edildiğini ve işçiye normal saatlik ücretin yüzde 50 fazlasının ödenmesi gerektiğini ifade etti. Ayrıca, yasada yılda en fazla 270 saat fazla mesai yapılabileceğinin belirtildiğini aktaran Altındaş, bu sınırın işçinin sağlığını ve dinlenme hakkını koruma amacı taşıdığını belirtti.
Ödenmeyen mesai, işçiye haklı fesih imkanı tanıyor
Fazla mesai ücretinin ödenmemesinin işçiye haklı fesih hakkı sunduğunu dile getiren Altındaş, böyle bir durumda işçinin kıdem tazminatına hak kazanabileceğini söyledi. İspat yükünün çoğu zaman işverenler üzerinde olduğunu belirten Altındaş, “Bordrolar, vardiya çizelgeleri, giriş-çıkış kayıtları, kamera kayıtları, bilgisayar logları ve tanık beyanları mahkemelerce dikkate alınan delillerdir” şeklinde konuştu.
Demirağ: Altın Koza Film Festivali’nde yerel basına destek verilmeli
İçeriği Görüntüle
Bordrolardaki usulsüzlük işçiyi zor durumda bırakıyor
Altındaş, bordrolarda fazla mesai ücretlerinin çoğu zaman sembolik olarak gösterildiğini, bunun da işçilerin mağduriyetine yol açtığını aktardı. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre işçinin imzasını taşımayan bordroların kesin delil niteliği taşımadığını hatırlatan Altındaş, işçinin fiili çalışmasını farklı delillerle ispat edebileceğini ifade etti.
Serbest zaman hakkı da ihlal edilmektedir
İş Kanunu’na göre fazla mesai karşılığında ücret ödenmesinin esas olduğunu, ancak işçinin talep etmesi durumunda serbest zaman da kullanılabileceğini kaydeden Altındaş, uygulamada birçok işverenin bu hakkı tanımadığını, hem ücret ödemediğini hem de serbest zaman kullandırmadığını dile getirdi.
“Fazla mesai, işçinin vazgeçilmez hakkıdır”
Altındaş, fazla mesai uygulamalarının sadece İş Kanunu’na değil, anayasal haklara da aykırı sonuçlar doğurduğunu belirterek, “İş Kanunu’nun 102. maddesi, fazla mesai yükümlülüklerinin ihlali halinde işveren hakkında idari para cezası uygulanacağını öngörmektedir. Fazla mesai ücreti bir jest ya da lütuf değil, doğrudan kanunla güvence altına alınmış işçi hakkıdır” ifadelerini kullandı.

















