İSTANBUL – BHA
Yeşilay Genel Merkezi’nin Sepetçiler Kasrı’nda düzenlenen etkinliğe, Türkiye Yeşilay Cemiyeti Genel Başkan Yardımcıları Büyükelçi Dr. Ali Baran ve Elif Arslan, Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Selin Akın ile Yeşilay Yönetim ve Bilim Kurulu Üyeleri katılım gösterdi.
Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Büyükelçi Dr. Ali Baran, “Gerçek sorunlarla ilgili hayata dokunan çalışmalar yapıyoruz. Bugün, iki yıl süren bir projenin kapanışı için buradayız. Uzun süre insani yardım alanında çalıştım ve gördüm ki afetler, savaşlar ve göç, insanların hayatını köklü bir biçimde değiştiren olgulardır. Ülkemiz son yıllarda birçok göçmene ev sahipliği yaptı. Göç, hem göç edenler hem de ev sahibi toplum için zorlu bir süreçtir. Bu durum, bağımlılık risklerini artırabilir ve göçmenler arasında bağımlılık oranlarının yükseldiğini biliyoruz. Bugün bu sorunla ilgili çözümler geliştirmek amacıyla bir araya geldik.” ifadelerini kullandı.
Bağımlılıkla mücadelenin iş birliği gerektirdiğini vurgulayan Baran, “Bazı konular tek başına bir kurumun üstesinden gelebileceği meseleler değil. Bu nedenle, ortaklıkların kurulması hayati önem taşıyor. Bağımlılıklar, dünya genelinde artış gösteriyor ve birlikte hareket etme kültürünü geliştirmeliyiz. Birbirimizin desteğine ihtiyacımız var.” dedi.
“GÜÇLÜ AİDİYET DUYGUSU, ÇOCUKLARI BAĞIMLILIK RİSKLERİNE KARŞI DAHA DİRENÇLİ HALE GETİRİYOR”
Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Selin Akın, Yeşilay’ın öğrencilere yönelik çalışmalarının çocukların çok yönlü gelişimine önemli katkı sağladığını belirterek, “Farklı kurumların bilgi ve tecrübelerinden yararlanmak son derece önemlidir. Hayat pek çok zorlukla dolu. Gençlik döneminde edinilen deneyimler, bireylerin karşılaştığı zorluklarla başa çıkmalarına yardımcı olmaktadır. Özellikle göç durumuyla karşılaşan bireylerin bağımlılık risklerine daha açık olabileceğini biliyoruz. Bu nedenle değerleri ve sağlıklı alışkanlıkları yalnızca bireyler açısından değil, toplum açısından da sağlam temellere oturtmalıyız. Bunun temeli ise eğitimdir.” diye konuştu.
Göç sürecinin gençler üzerindeki etkilerini de ele alan Akın, “Günümüzün sunduğu imkanların yanı sıra bazı tehlikeleri de barındırıyor. Göç hareketleri, gençlerin psikolojik dayanıklılığı ve aidiyet duygusunu olumsuz etkileyebiliyor. Güvenlik arayışı, eğitim veya daha iyi bir gelecek umudu ile ortaya çıkan göç, yalnızca bir yer değiştirme değil, ayrıca yeni bir uyum sürecini de gerektiriyor. Yeni bir çevreye ve yeni bir yaşama adapte olmak, güven veren bir eğitim ortamını ve kapsayıcı bir yaklaşımı elzem kılıyor.” şeklinde konuştu.
Bağımlılığın çok katmanlı bir mesele olduğunu vurgulayan Akın, “İnsanları risklerden koruyan, onlara sahip oldukları değerler ve geliştirdikleri muhakeme yeteneğidir. Arkadaşlık bağları güçlü olan ve kendilerini ait hisseden gençler

















