ABD’de 5 Kasım seçimlerine doğru ilerlerken, Cumhuriyetçi aday Donald Trump ve Demokrat aday Kamala Harris’in seçim vaatleri ve politikaları gündemde ön plana çıkıyor. Göç, vergi, dış politika, sağlık ve suç oranları gibi konularda vaatlerini açıklayan adaylardan Trump, ABD’ye yönelik göç akışını kontrol altına almayı ve sınır dışı etme programını uygulamayı taahhüt ediyor. Harris ise, Orta ve Güney Amerika’dan gelen göçmenlerin sayısını azaltmak adına yatırımlar yapmayı ve sert önlemler almayı planlıyor.
Göç politikaları üzerinden seçim kampanyalarını sürdüren Harris ve Trump, sınırdaki duvarın tamamlanması, sınırların kapatılması gibi konularda farklı vaatlerde bulunuyor. Ancak uzmanlara göre, Trump’ın planları büyük engellerle karşılaşabilir. Dış politikada ise Gazze ve Ukrayna gibi konular öne çıkıyor. Trump uluslararası siyasetten uzaklaşma politikası izlerken, Harris ise iki devletli çözümü destekleyerek barışçıl çözüm yolları üzerinde duruyor.
Vergi politikalarında da farklı yaklaşımları olan Harris ve Trump, büyük şirketlere ve yüksek gelire sahip bireylere yönelik vergi artırımları veya vergi indirimleri gibi planlar yapıyor. Trump’ın ekonomik büyümeyi artırmak için enerji tesislerine ve araçlara ilişkin politikaları Harris tarafından eleştiriliyor. Çevreci politikalara vurgu yapan Harris, Trump’ın çevreye zarar veren uygulamalarını eleştiriyor ve farklı doğa koruma programlarına destek veriyor.
Trump, seçilmesi durumunda uyuşturucu çetelerine karşı mücadele edeceğini ve şehirlerdeki çete şiddetini sona erdireceğini vaat ederken, Harris ise Trump’ın geçmişini ve suçlu geçmişini sorgulayarak farklı bir politika izliyor. Seçimlerin sonuçları ve ABD’nin geleceği, bu iki adayın politikaları ve vaatleri üzerinden şekillenecek. Son günlerdeki bu dikkat çekici seçim atmosferi, dünya genelinde büyük bir ilgiyle takip ediliyor.


















