
ANKARA-BHA
ABD’nin Utah Üniversitesi tarafından gerçekleştirilen yeni bir araştırma, hava kirliliği ile beyin kanaması riski arasında bir ilişki olabileceğini ortaya koydu. Çalışma, hava kirliliği seviyelerinin arttığı dönemlerden birkaç ay sonra beyin anevrizması nedeniyle hastaneye yatışların yükseldiğini gösterdi.
Bu araştırma, özellikle Utah’ın hava kirliliği ile tanınan Wasatch Front bölgesinde, son beş yıl içinde beyin anevrizması sebebiyle hastaneye yatan 70 hasta üzerinden yapıldı.
Kirlilikten aylar sonra artan risk
Çalışmanın başında yer alan beyin cerrahı Dr. Emily Carter, beyin kanaması vakalarının genellikle hava kirliliği seviyelerinin zirve yaptığı dönemlerin 3 ila 6 ay ardından meydana geldiğine dikkat çekti.
En zararlı kirleticiler arasında şu maddeler öne çıkmaktadır:
Ayrıca, Hekimler Derneği Başkanı Dr. Ali Yılmaz’dan dikkat çeken bir tepki geldi: “Artık devriniz bitti!”
İçeriği Görüntüle
Damarlar zamanla zayıflayabiliyor
Bu araştırmada, PM2.5 gibi ince partikül maddelerin vücutta iltihaplanmaya neden olduğu, hücre hasarını artırdığı ve DNA onarımını engellediği ifade ediliyor. Dr. Carter ve ekibi, bu kirleticilerin zamanla damar duvarlarını zayıflatarak beyin kanaması riskini artırabileceğine dikkat çekiyor.
“Nedensellik değil, güçlü ilişki”
Araştırmacılar, elde edilen bulguların doğrudan nedensel bir bağlantı sağlamadığını, ancak önemli bir korelasyon gösterdiğini belirtiyor. Dr. Carter, bu konuda daha kapsamlı, uzun vadeli ve geniş katılımlı çalışmalara ihtiyaç olduğunu vurguladı.
“Bu çalışma, hava kirliliğinin yalnızca solunum sistemiyle değil, nörolojik sağlıkla da doğrudan ilişkili olabileceğini gösteriyor. Toplum sağlığı açısından görünürlüğü artırmalı ve çevresel önlemleri hızlandırmalıyız.” — Dr. Emily Carter
Küresel sağlık tehdidi büyüyor
Dünya Sağlık Örgütü’ne göre, her yıl yaklaşık 8 milyon insan hava kirliliğine bağlı sebeplerle hayatını kaybediyor. Utah Üniversitesi’nin araştırmasında, kirli havanın COVID-19’un şiddeti, sıcak hava dalgalarının ölümcüllüğü ve kardiyovasküler hastalıklar gibi birçok sağlık sorunuyla bağlantılı olduğuna da dikkat çekildi.
Araştırma, npj Clean Air adlı bilimsel dergide yayımlandı.

















