ANKARA – BHA
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı, başkentte düzenlenen “Diplomatik Misyonlar için Bilgilendirme Toplantısı”nda iklim değişikliği ile mücadeleye yönelik yürütülen çalışmalar ve Antalya’da gerçekleşecek iklim toplantılarına dair açıklamalarda bulundu.
Nepal’deki sel felaketinin tüm dünyayı etkilediğini belirten Bakan, iklim krizinin uluslararası sınırları hiçe saydığını kaydetti. “Doğanın dengesi bozulduğunda, haritalara gururla çizdiğimiz o sınırların hiçbir anlamı kalmıyor. Sel suları vize sormuyor. Kasırgalar kontrolümüzden geçmiyor. İklimin öfkesi hiçbir diplomatik kuralı tanımıyor” şeklinde konuştu.
İklim krizinin uluslararası bir mücadele gerektirdiğinin altını çizen Bakan, “Eğer bir kriz sınırları aşıyorsa, biz de sınırları aşan bir irade göstermeye mecburuz. İklim adaleti bu zorlu yolculukta yegane pusulamız olmaya devam edecektir” dedi.
Afrika ülkeleri ve küçük ada devletlerinin iklim değişikliğinden en fazla etkilenen bölgeler arasında olduğuna dikkat çeken Bakan, “Bu küresel fırtınada sorumluluğu olmayan Afrika ülkelerinin ve küçük ada devletlerinin en ağır bedeli ödemesine asla göz yumamayız. COP31 masasında, sessiz yığınların ve kırılgan coğrafyaların sesi olacağız” şeklinde ifadelerde bulundu.
Bakan, Ankara’daki toplantının sıradan bir hazırlık toplantısı olmadığını vurgulayarak, “Biz buraya gelecek nesillere, henüz doğmamış torunlarımıza bırakacağımız dünyanın geleceğine dokunmak için geldik” dedi.
“Aynı gemideyiz ve rotamız birdir”
Antalya’daki iklim toplantıları hakkında da bilgi veren Bakan, gelecek sürecinin “diyalog, uzlaşı ve aksiyon” temelleri üzerine inşa edildiğini belirtti.
“Önce birbirimizi dinleyeceğiz. Kapalı kapılar ardında diplomatik manevraları bir kenara bırakıp, masada açıkça konuşacağız. Sonra ortak zeminimizi büyüteceğiz” diyen Bakan, sözlerine şöyle devam etti:
“Farklılıklarımız zayıflığımız olamaz; aksine, en büyük zenginliğimizdir. Hepimiz aynı gemideyiz ve rotamız birdir. Kağıt üzerindeki süslü cümleleri eyleme dönüştürmek zorundayız.”
Artık sadece hedef belirlemenin yeterli olmadığını ifade eden Bakan, “Dünyanın yeni hedefler belirlemeye ihtiyacı yok. Önemli olan, o hedefleri gerçek hayatta uygulayacak sarsılmaz bir iradedir” dedi.
Bakan, Antalya’daki sürecin “Uygulama COP’u” olarak tarihe geçmesini arzuladığını ekledi.
“Paris Anlaşması’nın imzalandığı günü hatırlarsınız, bakan masaya vurarak mutabakatı ilan etmişti. O tokmak sesi, yeni hedefler koymanın ötesinde, sahada eylem çağını başlatan bir uyanıştı” ifadelerini kullandı.
Bakan, Paris Anlaşması’ndaki hedeflerin Antalya’da somut projelere dönüştürülmesi gerektiğini belirterek, “O gün imzaları, Antalya’da gözle görülür somut devrimlere dönüştürmek borcumuzdur” dedi.
“İklim krizini tek bir ülkenin aklıyla durdurmak imkansız”
İklim krizi ile başa çıkmanın tek başına ülkelerin çabasıyla mümkün olmayacağını belirten Bakan, Anadolu’nun imece kültürünü örnek gösterdi.
“İklim krizi gibi devasa bir sorunu tek bir ülkenin aklıyla durdurmak imkânsızdır. Başarıya ulaşmanın tek yolu geleneksel ‘imece’ kültürümüzdür” diyen Bakan, ülkelerin teknoloji ve finansman paylaşımında bulunmaları gerektiğini vurgul

















