
Dikkatler, ABD ile İran arasında olası müzakerelere odaklandı.
İsmi açıklanmayan bir İran yetkilisi, İran’ın belirlediği ön koşulların müzakerelere başlamak için ‘asgari güven oluşturucu güvenceler’ olarak değerlendirildiğini ifade etti.
Yarı resmi Fars Haber Ajansı’na konuşan yetkili, savaşın sona ermesi, yaptırımların kaldırılması, dondurulmuş varlıkların serbest bırakılması, savaşın neden olduğu hasarların telafi edilmesi ve Hürmüz Boğazı üzerindeki egemenlik haklarının kabul edilmesi gibi beş ön şartın yerine getirilmemesi durumunda İran’ın ABD ile yeniden müzakerelere girmeyeceğini vurguladı.
İRAN’DAN ULUSLARARASI TOPLUMA ÇAĞRI
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, sosyal medya üzerinden ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına tepki göstererek uluslararası topluma İran’a destek olma çağrısında bulundu.
Barış, adalet ve insan onuru gibi universal değerlere bağlı olan herkese seslenen Sözcü, “ABD ve İsrail, İran ve ABD arasında diplomatik müzakereler devam ederken, sadece bir yıl içinde ikinci kez, 28 Şubat 2026’da ülkemize karşı saldırganlık başlattı. Bu, yalnızca toprak veya jeopolitik bir savaş değil; çağımızda iyilik ile kötülüğün tanımını belirleyecek bir savaştır” dedi.
Bu savaşın sıradan bir çatışma olmadığını belirten Sözcü, “Bir tarafta savaş hukukunu ve insanlık onurunu hiçe sayanlar, diğer tarafta ise masum hayatları korumak için çabalayanlar var. Bu, silahsız gemileri hedef alanlarla, barışı sağlamak için mücadele edenler arasındaki bir savaştır” hatırlatmasında bulundu.
“SEÇİM SİZİN, TARİH YAŞANANLARI HATIRLAYACAK”
İran’a karşı başlatılan saldırganlığı ‘profesyonel yalancılar ve onurlarını korumak için mücadele eden bir halk arasındaki bir çatışma’ olarak değerlendiren Sözcü, “Bu, şehirlere aç gözle bakanlarla, tüm insanlık için doğru olanı savunanlar arasındaki bir savaştır. Medeniyetin kazanımlarının geleceği için belirleyici bir mücadeledir. İnsan hakları ve temel ahlak adına hangi tarafın galip geleceğine karar verilecektir” ifadelerini kullandı.
İnsanlığın bir tercih yapmak zorunda olduğunu belirten Sözcü, “Modern kölelik ve zülüm yoluyla hakimiyet kuran bir dünyayı mı kabul edeceğiz, yoksa adalet ve insan onuru üzerine inşa edilmiş bir dünya mı savunacağız?” sorusunu yöneltti.
İnsanlığın vicdanının hala var olduğunun altını çizen Sözcü, “Bu gibi durumlarda sessiz kalmak, kötülüğe ortak olmaktır. Eğer barbarlığı ve zülmü reddediyorsanız, dünya kanunsuzluk uçurumuna sürüklenmeden önce harekete geçmeli, tarihin doğru tarafında yer almalısınız. Seçim sizin, tarih bu olayları hatırlayacak” dedi.
Dışişleri Bakanlığından açıklama: “Savaşın sona ermesi için elimizden geleni yapıyoruz”
ABD Başkanı, medya kuruluşlarına vatana ihanet suçlamasında bulundu.
