
İsrail ile İran arasındaki gerilim, Tahran’da rejim değişikliği olasılıklarını yeniden gündeme taşıdı.
İSRAİL’DEN İRAN’A REJİM DEĞİŞİKLİĞİ MESAJLARI
İsrail Başbakanı bir açıklama yaparak, İran lideri’ni doğrudan hedef alarak, “Onun ölümü bu savaşı sona erdirir” ifadesini kullandı.
İsrail Savunma Bakanı ise tehdidini daha da sertleştirerek, lideri “Sonun geçmişteki bir başka diktatör gibi olur” şeklinde uyardı.
ABD ise bu tür söylemler konusunda daha temkinli bir tutum sergiliyor. ABD, İran’a yönelik askeri baskıyı artırsa da açık bir rejim değişikliği amacını benimsememiş durumda.
Başbakan, daha önce de İsrail’in önceliğinin İran’ın nükleer kapasitesinin ortadan kaldırılması olduğunu belirtmişti.
Ancak son günlerde Tel Aviv’den gelen mesajlar, İran’da rejim değişikliğinin giderek daha açık bir hedef haline geldiğine işaret ediyor.
HANGİ SENARYOLAR MASADA?
Bir medya kuruluşunun yorumcularından biri, “Bir iç çöküş mü, bir yıkım mı yoksa bir geçiş mi: İran’da rejim değişikliği nasıl görünürdü?” başlıklı bir analizde bu olasılıkları ele aldı.
Analiste göre, köklü bir otoriter rejimin devrilmesi, bastırılmış ve öngörülemeyen güçlerin serbest kalmasına yol açabilir.
Olası bir çöküş senaryosu, zaman zaman rejimle çatışan etnik gruplar için bir fırsat yaratabilir ve bazı gruplar İran toprakları üzerinde hak talep edebilir.
DARBE GİRİŞİMİ OLUR MU?
Analiz, olası bir darbe girişimini de gündeme taşımakta. Devrim Muhafızları’nın bazı önemli kadrolarının ortadan kalkmış olmasına rağmen, İran’da rejimin politikalarından rahatsız olan subayların harekete geçebileceği ifade ediliyor.
Ancak bu tür bir durumun daha özgürlükçü bir yönetim ile sonuçlanma garantisi olmadığını vurguladı. Ayrıca, kulislerde bir acil durum hükümeti kurulmasına dair spekülasyonlar dolaştığı belirtildi.
Bunun içerisinde ülkenin eski Cumhurbaşkanı ve birkaç eski üst düzey yetkilinin de bulunabileceği kaydedildi.
Analiste göre, eğer tam anlamıyla bir siyasi çöküş söz konusu olursa, mülklerinde tutuklu bulunan siyasi mahkumlar arasında yeni bir liderin de ortaya çıkma ihtimali bulunuyor.
Özellikle 2011 yılından bu yana ev hapsinde bulunan eski başbakan ile eşinin serbest bırakılması olasılığı da göz önünde bulundurulmakta.
“BATININ BİR HAZIRLIĞI YOK”
Analizde, uluslararası bir zirvede Avrupa ülkeleri arasında İran’da rejim değişikliği fikrine dair derin bir görüş ayrılığı olduğunu gösteren örnekler sunuldu.
Bu konuda Fransa’nın liderinin, “Rejimi herhangi bir plan olmadan değiştirmek stratejik bir hata olur.” şeklindeki sözleri vurgulandı.
Bir diğer lider ise bu durumu Irak örneğiyle ilişkilendirerek, İran’da benzer bir durumun yaşanmasının kaosa yol açabileceğini dile getirdi ve rejim değişikliğinin ancak halkın iradesiyle olması gerektiğini ifade etti.
Uzmanlara göre Batı’nın, İran’da rejimin çökmesinden sonraki sürece dair bir hazırlığının bulunmadığı görülüyor.

















