İSTANBUL – BHA
Günlük yaşamda sıklıkla gözden kaçan iyilik anlarını ön plana çıkarmayı hedefleyen “İyiliği Yakala!” Ulusal Fotoğraf Yarışması, fotoğrafçılara toplumsal dayanışmanın farklı yönlerini kendi bakış açıları ile anlatma imkanı tanıyor.
Türkiye Fotoğraf Sanatı Federasyonu (TFSF) onayıyla düzenlenen bu yarışmada; iyilik, fedakârlık, paylaşma ve dayanışma temalarını yansıtan özgün fotoğraflar değerlendirilmeye alınacak. Yarışmaya, hem renkli hem de siyah-beyaz fotoğraflarla katılım mümkün.
İyilik hikâyeleri fotoğrafla dile getirilecek
Yarışmanın temelinde, günlük yaşamda çoğu zaman fark edilmeyen iyilik hikâyelerini fotoğraf yoluyla kayıt altına alma fikri yatıyor.
Birine uzanan yardım eli, paylaşılan bir yemek, gönüllü olarak yapılan bir çalışma, zor durumda olana sağlanan destek ya da karşılık beklemeden gerçekleştirilen küçük bir iyilik…
Bütün bu anlar, fotoğrafçının bakış açısıyla toplumsal hikâyelere dönüşüyor.
“İyiliği Yakala!” yarışması, fotoğrafçılardan sadece güzel anlar yakalamalarını değil, aynı zamanda iyiliğin insanlar arasındaki bağını ve toplumsal hayattaki karşılığını kendi kadrajlarıyla ifade etmelerini bekliyor.
Deneyimli isimlerden oluşan jüri
“İyiliği Yakala!” Ulusal Fotoğraf Yarışması’nın değerlendirme kurulunda fotoğraf ve basın dünyasından deneyimli isimlerin yanı sıra çeşitli alanlardan temsilciler de bulunuyor.
Yarışmanın jüri üyeleri arasında savaş muhabiri ve fotoğrafçı olan Coşkun Aral, akademisyen Prof. Dr. Özer Kanburoğlu, fotoğraf muhabiri Adem Meleke, sanatçı Fatma Karslı ve Asr-ı Saadet Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Dernek Saymanı Ali Bağcı yer alıyor.
Farklı alanlardan gelen jüri üyeleri, eserleri fotoğraf dili, estetik yaklaşım, özgünlük ve anlatım gücünün yanı sıra, iyilik ve dayanışma temasını ne ölçüde yansıttığı bakımından değerlendirecek.
Sivil toplumun güvenilirliği önem kazanıyor
Son günlerde bazı dernek ve sivil toplum kuruluşlarıyla ilgili kamuoyuna yansıyan olumsuz gelişmeler, STK’ların toplumsal güvenilirliğine dair tartışmaları gündeme taşımıştır.
Bu durum, sivil toplum kuruluşlarının yalnızca söylemleriyle değil; sahada gerçekleştirdikleri somut projeler ve faaliyetlerin şeffaflığı ile değerlendirilmesinin gerekliliğini bir kez daha ön plana çıkarmaktadır.
İhtiyaç sahiplerine yönelik sosyal desteklerden gönüllülük çalışmalarına, eğitimden kültür ve sanata kadar pek çok alanda yürütülen gerçek ve sürdürülebilir projeler, sivil toplum kuruluşlarının toplumla olan bağını güçlendiren unsurlardandır.
Asr-ı Saadet Derneği aktif destek çalışmaları yürütüyor
Farklı sosyal destek projeleriyle öne çıkan Asr-ı Saadet Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, ihtiyaç sahibi birey ve ailelere yönelik destek çalışmalarının yanı sıra gönüllülük, eğitim, mesleki dayanışma ve toplumsal farkındalık üzerine de faaliyetler yürütmekte.
Derneğin yapmış olduğu aşevi hizmetleri, sıcak yemek ihtiyacı olan aileler için önemli bir sosyal destek kaynağı oluşturmaktadır. Yemeklerin yapılmasından, ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmasına kadar birçok aşamada gönüllüler aktif olarak görev almaktadır.
Ramazan döneminde iftar ve sahur yemekleri gibi destek faaliyetleri genişletilerek sürdürülmektedir.
İyilik, yarışmanın merkezinde yer alıyor
Asr-ı Saadet Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, yaptığı yardım ve dayanışma çalışmalarının yanında “İy

















