
İZMİR – BHA
İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi’nin (İZSU) en son verileri, kentin barajlarındaki su seviyelerinin ciddi şekilde düştüğünü gözler önüne serdi. Buna göre Alaçatı Kutlu Aktaş Barajı’ndaki doluluk, yüzde 14,26’dan yüzde 2’ye gerilerken, Ürkmez Barajı’ndaki su oranı ise yüzde 6,88’den yüzde 5,53’e indi. Geçen yıl doluluğu yüzde 14,54 olan Balçova Barajı ile yalnızca yüzde 0,92 doluluk oranına sahip Gördes Barajı’nda su tamamen tükendi.
Bu su arzındaki azalma sebebiyle, İZSU’nun 6 Ağustos tarihinden itibaren yürüttüğü dönüşümlü ve planlı su kesintileri devam etmekte.
İzmir’in iki ilçesinde 13 saatlik su kesintisi uygulanacak
İçeriği Görüntüle
“Önümüzdeki yaz 2025’ten daha riskli olabilir”
İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Orman Mühendisliği Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Ufuk Özkan, kuraklığın ani bir durum olmadığını, uzun yıllar süren bir afet süreci olarak ele alınması gerektiğini vurguladı. Son beş yılda yağışlarda ve baraj doluluklarında belirgin bir düşüş yaşandığını ifade eden Özkan, mevcut durumun önümüzdeki yazın, 2025 yılına göre daha kritik olabileceğine dikkat çekti.
Kuraklığın yalnızca su teminini etkilemekle kalmayıp; gıda güvenliği, toplum sağlığı ve ekosistem dengesi açısından da ciddi tehditler oluşturduğunu belirten Özkan, su stresi nedeniyle orman yangını riskinin arttığını ve zararlı böceklerin popülasyonunda artış ile biyoçeşitlilik kaybı gibi ikincil etkilerin ortaya çıktığını aktardı.
“Günlük yüzde 10–15 tasarruf bile kritik önemde”
Artan sıcaklıklarla buharlaşmanın da yükseldiğini kaydeden Özkan, bu nedenle ortalama yağışların bile barajları yeterince beslemediğini ifade etti. Mevcut durumun acil bir su yönetimi planını zorunlu kıldığını vurgulayan Özkan, özellikle kısa vadede su tüketiminin azaltılmasının önemine dikkat çekti. Özkan, “Günlük yüzde 10–15’lik tasarruf bile bir haftalık acil kullanım suyumuzu karşılayabilir. Bunun yanında uzun vadede suyun toprağa ve yer altı kaynaklarına daha hızlı karışmasını sağlayacak sistemlere geçmemiz gerekiyor.” dedi.
Aşırı yer altı su çekilmesinin günü kurtarsa da gelecekte büyük riskler barındırdığını hatırlatan Özkan, bu kaynakların yağışlarla beslenmesinin hayati önem taşıdığını belirtti.

















