
Kış mevsiminin etkisiyle ortaya çıkan kar fırtınası ve tipi, halk arasında “kar körlüğü” olarak bilinen fotokeratit hastalığı vakalarında artışa neden oldu. Bu hastalık, gözlerde kızarma, batma, yanma, ağrı gibi semptomlarla kendini gösteriyor.
Uzmanlar, birçok bölgede etkili olan kar fırtınası ile birlikte gelen tipinin ve şiddetli rüzgarın göz sağlığı açısından risk oluşturabileceği konusunda toplumun dikkatini çekiyor.
Bu ciddi sağlık sorununun çözümleri hakkında bilgi veren uzmanlar, her vakaya özel tedavi yöntemlerinin olabileceğini vurgulayarak, hastaların öncelikle doktora başvurmalarını öneriyorlar.
KAR KÖRLÜĞÜ NASIL OLUŞUYOR?
Kar körlüğü, ultraviyole ışınlarının buz veya kardan yansıması sonucunda göze verdiği zarar nedeniyle meydana geliyor.
KAR KÖRLÜĞÜNÜN BELİRTİLERİ NELER?
Hastalar, bu dönemde gözde şiddetli ağrı, yanma, batma, kızarıklık, yabancı cisim hissi, sulanma, gözünü sıkma ve bu duruma bağlı olarak enfeksiyon ile görmede azalma gibi şikayetlerle başvuruyorlar.
Uzun süre kar ve buza baktıktan sonra bu belirtilerin ortaya çıktığını ifade eden hastaların, gözlerinin ön kısmındaki kornea ve konjonktiva dokusunda hasar oluştuğu gözlemleniyor.
Bu dokularda ödem, kızarıklık ve epitel tabakalarında küçük dökülmeler meydana geliyor. Bunun sonucunda göz kaşınması nedeniyle epitel tabakasının dökülmesi, enfeksiyona zemin hazırlayan bir ortam yaratabiliyor.
Kar körlüğü yaşayan hastalar, genellikle şiddetli göz ağrısıyla sağlık kuruluşlarına başvuruyor. Tedavi ile birlikte semptomlar genellikle 2-3 gün içerisinde azalıyor.
TEDAVİSİ NASIL?
– Hastalar, şiddetli ağrı ile başvurdukları için ilk aşamada soğuk ve buz uygulaması yapılabilir.
– Bol miktarda gözyaşı damlası kullanmaları önerilmektedir.
– Eğer enfeksiyon durumu söz konusuysa, antibiyotik damlalar kullanılabilir.
– Bazı hastalarda epitel tabakası hasar görmüş olabileceğinden, gözün ya kapalı tutulması ya da tedavi amaçlı kontakt lens kullanımı gerekebilir.
KAR KÖRLÜĞÜNDEN NASIL KORUNULUR?
1. UV KORUYUCU GÖZLÜK KULLANIN
Yüzde 100 UV korumalı güneş gözlükleri veya kayak gözlükleri takılması önerilmektedir. Yanları kapalı veya geniş çerçeveli gözlük tercih edilmelidir. Polarize camlar, parlamayı azaltarak daha iyi bir görüş sağlamaktadır.
2. GÖZLERİNİZİ GÜNEŞTEN KORUYUN
Gözlük takma imkanı yoksa, geçici olarak gözlerinizi kısarak ya da ellerinizle kapatarak koruyabilirsiniz. Eskimoların kullandığı gibi dar yarıklı göz koruyucular da etkili olabilir. Öğle saatlerinde (10.00-16.00 arası) güneş ışınları daha dik gelir ve daha fazla yansır. Bu süre zarfında açık alanlarda uzun süre kalmamaya dikkat edilmelidir.
3. KARLI ORTAMLARDA UZUN SÜRE GÖZ KORUMASIZ KALMAYIN
Kış sporları yaparken veya yüksek rakımlı yerlerde zaman geçirirken göz koruması şarttır. Karlı alanlarda


















