Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Lefkoşa
Gazimağusa
Girne
Güzelyurt
İskele
Pristina
USD44,90
%0.07
EURO52,91
%-0.06
Ahmet Hasdemir
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Sivas’ın Kaybolan Vizyonu

Sivas’ın Kaybolan Vizyonu

Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Sivas, yüzyılların birikimiyle şekillenmiş, köklü bir kültüre sahip, Anadolu’nun incisi bir şehirdir. Ancak son yıllarda yerel siyasetteki pasiflik ve temsil eksikliği, bu kadim şehrin potansiyelini gölgede bırakıyor. Sivaslılar, gelişimi sağlayacak adımlara seyirci kalırken, Ankara’daki milletvekilleri ve bürokratların etkisiz tutumları Sivas’ın geleceğini daha da belirsiz bir hale getiriyor. Şehir, sahip olduğu potansiyeli bir türlü harekete geçiremiyor ve her geçen yıl bu durağanlık daha da derinleşiyor.

Bir şehir düşünün ki tarihiyle övünsün, ama o tarihi bugüne taşıyacak bir vizyon geliştiremesin. Sivas’ın siyasi arenadaki temsilcileri, “Selçuklu’nun darül-ala’sı, Osmanlı’nın eyalet merkezi, Cumhuriyet’in temellerinin atıldığı Sultan Şehir” diyerek şehrin önemini sürekli vurguluyor. Ancak bu sözler, sahada gerçek projelere dönüşmüyor. Büyük umut ve vaatlerle seçilen vekiller (parti gözetmeksizin hele ki son dönem), görev süreleri boyunca halktan kopuk bir şekilde hareket ediyor. Şehre katkı sağlamak bir yana, var olan dinamizmi de köreltiyor. Eskiden milletvekilleri, şehirlerine hizmet etmek için Ankara’da güçlü bağlantılar kurar, Sivas’ın sesini her ortamda duyururdu. Yaptığı siyasetten tiksindiklerim vardı, onları da arar olduk. Bugün neden korkuyorlar bilmiyorum ama korkularıyla hareket eden vekiller, ne şehirlerine ne de seçmenlerine gerçek anlamda hizmet etmiyorlar.

Bu sorun sadece milletvekilleriyle sınırlı değil. Ankara’da etkili Sivaslı bürokratların sayısı azalmış durumda, mevcut olanlar ise risk almaktan çekiniyor. Karar mekanizmalarında Sivas’ın çıkarlarını savunmak yerine sessiz kalmayı tercih ediyorlar. Şehirdeki sorunlar büyürken, Ankara’dan çözüm beklemek neredeyse imkânsız hale geldi. Yakın geçmişte şehirde stratejik eylem planları hazırlayan, sorunlara çözüm üreten kamuda ve özel sektörde liderler vardı. Validen başlayın, TSO, Esnaf Odaları, Üniversiteler var mı öncülük eden, öne düşen, proje geliştiren? Sosyal medyada boy boy fotoğraf paylaşmayı başarı sayan bir anlayışla günü geçiriyorlar. Bu da, Sivas’ın hak ettiği kalkınmayı daha da geciktiriyor.

Halk ise bu süreçte giderek daha sessiz bir tavır sergiliyor. Eleştiri yapmaktan çekinmek, çare üretmek için harekete geçmemek, bu kısır döngüyü besliyor. Sivas’ın genç nüfusu, şehrin gelişiminde etkin rol almak yerine büyük şehirlere göç etmeyi bir çözüm olarak görüyor. Bu göç dalgası, hem ekonomik hem de kültürel anlamda Sivas’ı zayıflatıyor.

Sivas için güçlü bir iradeye ihtiyaç var. Şehir, tarihine yakışır bir şekilde kalkınmayı hak ediyor. Bunun için milletvekilleri, özellikle gençlere yönelik projeler geliştirmeli, Ankara’da Sivas’ın çıkarlarını savunacak bürokratların sayısını artırmalı ve şehir adına daha cesur bir politika izlemelidir. Mevcut durumda, Abdullah Güler gibi siyasette aktif bir temsilcimizin olması, Sivas için bir avantaj. Ancak bu avantajın somut projelere ve sonuçlara dönüşmesi gerekiyor. Abdullah Güler’den “Sivas’tan akıllı olanlar kaçmış, geriye de işe yaramayanlar kalmış” dedikodusunu yayanlara inanmaması, Ankara’da Sivas lobisinin güçlenmesi, bürokraside etkin bir Sivas varlığı oluşturulması ve gençlerin şehre kazandırılması için çaba göstermesi bekleniyor.

Unutulmamalıdır ki Sivas’ın geleceği, Sivaslıların elindedir. Seyirci koltuğundan kalkıp, şehir adına oyun kurucu olmalıyız. Aksi halde, bu kadim şehrin potansiyeli zayıflayacak, her geçen gün daha fazla geriye gidecek. Sivas, yalnızca geçmişiyle övünen değil, geleceğini de kendi elleriyle inşa eden bir şehir olmalıdır. Çünkü Sivas, Anadolu’nun kalbinde yatan bir ruh, bir kimliktir. Bu kimliği ve vizyonu hak ettiği yere taşımak ise hepimizin sorumluluğudur.

Sivas’ın Kaybolan Vizyonu
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Sivas SRT ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!