
Türkiye Madenciler Derneği (TMD) Başkanı Ali Demir, sektörün mevcut durumunu değerlendirerek maden borsası kurma planlarını duyurdu.
Demir, bu hedefin daha önce 13. Kalkınma Planı’nda da vurgulandığını hatırlatarak, kurulması öngörülen borsanın özellikle altın, gümüş, bakır ve nadir toprak elementleri gibi stratejik minerallerde referans fiyat belirlenmesine katkı sağlayacağını, böylece fiyatların daha şeffaf ve izlenebilir hale geleceğini belirtti.
EPİAŞ VE SPK’YA BAŞVURU YAPILDI
Demir, Türkiye’nin çeşitli maden kaynakları açısından yüksek bir potansiyele sahip olduğunu ama bu potansiyelin uluslararası piyasalarda finansman açısından yeterince etkili bir şekilde fiyatlandırılmadığını ifade ederek, şu sözleri kaydetti:
Maden borsasıyla birlikte üreticiler ve yatırımcılar için daha öngörülebilir bir piyasa derinliği oluşturulması ve riskin azaltılması amaçlanıyor. Borsanın, İstanbul Finans Merkezi çatısı altında kurulması planlanırken, işletim için Enerji Piyasaları İşletme AŞ (EPİAŞ) üzerinden Sermaye Piyasası Kurulu’na (SPK) başvuru yapıldı. Onayın kısa süre içinde alınması ve işlemlerin 2026 yılı içinde başlaması hedefleniyor. EPİAŞ’ın enerji piyasalarında oluşturduğu vadeli işlem altyapısı ve şeffaf fiyat mekanizmaları, maden borsasının teknik ve operasyonel yapısında önemli avantajlar sağlayacak.
ALTIN FİYATLARINDA 5 BİN DOLAR SEVİYESİ “YENİ NORMAL”
Demir, altın fiyatlarının 5 bin dolar seviyesinin “yeni normal” haline geldiğini ifade ederek, jeopolitik gelişmelerin yanı sıra ABD ekonomisine dair algının da fiyatlar üzerinde etkili olduğunu belirtti.
İthalat yapan ülkeler için altın fiyatlarının yükselmesinin ekonomiye olumsuz etkilerinin olduğunu anlatan Demir, “Altın dolarla alındığı için ABD tarafında büyük bir sorun oluşturmuyor. Ancak bizim gibi ülkeler için bu durum son derece önemli. 2025 verileri, altının onsu her 100 dolar arttığında Türkiye’nin cari dengesine yaklaşık 400 milyon dolar olumsuz etkisi olduğunu gösteriyor.” şeklinde konuştu.
TÜRKİYE’NİN ALTIN ÜRETİMİ KENDİ İHTİYACINA YETMİYOR
Demir, 2025 sonu itibarıyla altın üretiminin 29 tona gerilemesiyle sektör hedefinin yaklaşık yarısında kalacağını ve son 5 yılın en düşük seviyesine inildiğini vurguladı. “Biz 29 ton üretirken sadece Darphane 2025’te 50 ton ziynet ve sikke altın bastı. Yani devletin bastığı ‘çeyrek altın’ için bile kendi üretimimiz yeterli olmuyor ve ithalata bağımlıyız. 2025’te toplam 127 ton altın ithal ettik.” ifadelerini kullandı.
“MERKEZ BANKASI’NDA 123 MİLYAR DOLARLIK ALTIN VAR”
Dünya Altın Konseyi (WGC) verilerine göre, yatırım amaçlı altın talebinin mücevher talebini geçtiğine dikkat çeken Demir, “Bu eğilim büyük ölçüde artan belirsizlik algısından kaynaklanıyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, son 10 yılda dünyanın en büyük resmi altın alıcıları arasında yer aldı. Bankanın rezervlerinde yaklaşık 123 milyar dolar değerinde altın bulunmaktadır.” dedi.
Demir, gümüşte ise endüstriyel tüketim ve yatırım talebinde önemli bir artış yaşandığını ve özellikle güneş panelleri ile elektronik sanayinin etkisiyle ithalatın geçen yıl yaklaşık iki katına çıkarak 880 tona ulaştığını belirtti


















