
18 Haziran’da gerçekleştirilen TBMM Genel Kurulu’nda, DEM Parti Milletvekili Alex Yılmaz’ın, Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin Talat Paşa anıtı yaptırmasını eleştirerek Talat Paşa’ya “katil” demesi ve “Ermeni soykırımı” ifadesini kullanması, Meclis’te gerginlik yarattı.
Bu ifadeleri kınamak amacıyla kürsüye çıkan İYİ Parti Milletvekili Ferhat Taner’ın konuşması, TBMM Başkanvekili ve CHP Milletvekili Samet Arslan tarafından kesildi.
Yaşanan duruma tepki gösteren TBMM Divan Katibi ve İYİ Parti Milletvekili Murat Duman, kürsüye yürüyerek masaya vurdu ve Arslan’a “Tarafsız ol!” diyerek sert bir karşılık verdi.
Olayların ardından, İYİ Parti Genel Başkanı Oğuz Öztürk ve 28 milletvekilinin imzasıyla TBMM Başkanlığına sunulan teklifte, Talat Paşa’nın adının Ermenistan’a açılan Alican Sınır Kapısı’na verilmesi önerildi:
Tarih, yalnızca olup bitenlerin kaydı değildir; aynı zamanda milletlerin kimliğini inşa eden, hafızasını diri tutan ve gelecek nesillere aktarılan büyük mücadelelerin, liderlerin ve fikirlerin mirasıdır. Bu mirası yaşatmak, hem devlet aklının hem de millet vicdanının temel sorumluluğudur. İşte bu sorumluluğun bir gereği olarak; önemli sınır kapılarımızdan biri olan Alican Sınır Kapısı’nın, ‘Talat Paşa Sınır Kapısı’ olarak yeniden adlandırılması, tarihimize, bağımsızlık mücadelesine ve milli hafızamıza sahip çıkma iradesinin somut bir göstergesi olacaktır. Talat Paşa, Türk milletinin kader çizgisinin en sıkıntılı dönemlerinde, Devletin sorumluluğunu üstlenen, imparatorluk enkazı altından bir milletin varlık bilincini yeniden canlandıran öncü şahsiyetlerden biridir. Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminde sadrazamlık yapmış, yalnızca siyasi bir lider değil; aynı zamanda milletin varlık ve bekasını koruma mücadelesinin mimarlarından biri olmuştur.
“SINIR KAPISININ TALAT PAŞA’NIN İSMİYLE ANILMASI SAYGI NİŞANESİDİR”
Talat Paşa’nın hayat hikayesinin anlatıldığı teklifin devamında şu ifadelere yer verildi:
Bugün, Alican Sınır Kapısı’nın Talat Paşa’nın ismiyle anılması, coğrafyamıza kazınacak bir saygı nişanesidir. Bu değişiklik, yalnızca bir tabelanın değiştirilmesi değil; Türk milletinin kendi tarihine, kahramanlarına ve hafızasına sahip çıkma iradesinin güçlü bir ifadesidir. Çünkü milli kahramanlarını unutan milletler, zamanla kendilerini de unutur. Alican Sınır Kapısı’nın adının değiştirilmesi, aynı zamanda düşman karşısında dimdik duran bir milletin, sınırlarına tarihi kimliğini mühürlemesidir. Bu adım, hem milletimizin genç kuşaklarına tarih şuuru kazandırmak hem de devletimizin tarihi sürekliliğini ve onurlu geçmişini hatırlatmak adına büyük bir anlam taşımaktadır. Bu vesileyle, Talat Paşa’nın adını devletimizin stratejik ve sembolik önemi büyük olan bir sınır kapısında yaşatmak; onun ideallerine, mücadelesine ve fedakârlıklarına layık bir selam olacaktır.
















