
ANKARA – BHA
Yazılı bir açıklama yapan Cumhurbaşkanı, şu ifadeleri kullandı:
“Rum liderinin, mahkemelerimizin yasalarımız çerçevesinde aldığı kararı “korsanlık” olarak nitelendirmesi, Kıbrıs Türk Halkına ve bağımsız yargıya yapılmış açık bir hakarettir. Bu tür açıklamalar, karşılıklı saygıyı, eşitliği ve hukuk zeminini reddeden bir zihniyetin tezahürüdür. Gerginliği, oluşturduğu gündemle besleyip tırmandıran Rum lider, özellikle Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri ile gerçekleştirdiğimiz her yapıcı temasın hemen ardından tutuklama ve korku yayma baskısını bilinçli bir şekilde devreye sokmaktadır. Kıbrıs Türk Halkını topluca tehdit eden ve yargıyı hedef alan bu yaklaşım, muhatabımızın gerçek niyetini açıkça ortaya koymaktadır.
Rum liderliğinin, uzun zamandır düşmanlık siyasetlerini ileriye taşımak adına ülkemizden yasa dışı yollarla bilgi, belge ve teknik ölçümlerle veri topladığı bilinen bir gerçektir. Bu veriler, Rum polis teşkilatı aracılığıyla kendi mahkemelerinde kanıt olarak sunulmaktadır. Şimdi verilen tepkiler, Rum liderinin bu hukuk dışı faaliyetlerinin açığa çıkmasından ve yargı önünde sorgulanmaya başlanmasından kaynaklanmaktadır.
Açıkça ifade ediyoruz ki, uluslararası polis mekanizmalarını Kıbrıslı Türklere karşı baskı aracı olarak kullanan bu düşmanca anlayış, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından tanınan Taşınmaz Mal Komisyonu’nu da göz ardı etmeye çalışmaktadır. Hukuki çözüm yollarını görmezden gelen ve bunu sindiremeyen bu siyaset, Kıbrıs Türk Halkını hedef almayı sürdürmektedir.
Cumhurbaşkanı olarak daha önce de belirttiğim gibi, Kıbrıs Türk Halkını hedef alan, sistematik baskı kurmaya çalışan bu anlayış, korkuya ve yıldırmaya dayalı bir terör siyasetidir. Bu siyaset, ne hukukla ne de insanlıkla bağdaşır. Halkımızı korkutarak bir çıkar elde edebileceklerini düşünenler, büyük bir yanılgı içerisindedirler.
Şimdi aynı zihniyet bir kez daha devrededir. Mahkemelerimizi hedef almakta, kurumlarımızı itibarsızlaştırmaya çalışmaktadır. Kıbrıs Türk Halkını topluca tehdit eden, her gelişmeyi bir düşmanlık fırsatına dönüştüren bu tutumu reddediyoruz. Bu saldırgan dili kınıyor ve kesin bir şekilde geri çeviriyorum.
Devletimizin, kurumlarımızın, yargımızın ve Halkımızın yanındayız. Kıbrıs Türk Halkı yalnız değildir. Bu Halk, hiçbir tehdide boyun eğmeyecek kadar güçlü ve kendi hukukunu savunacak kadar kararlıdır.”

















