İSTANBUL – BHA
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Uluslararası İşbirliği Platformu (UİP) tarafından İstanbul’da gerçekleştirilen 17. Boğaziçi Zirvesi’nin açılışında konuştu.
Bu yıl “Dönüşen Dünyada Denge Arayışı” temasıyla düzenlenen zirvede küresel ekonomik gelişmeleri değerlendiren Kacır, jeopolitik gerilimlerin enerji, ham madde ve tedarik zincirleri üzerindeki etkilerine dikkat çekti.
Yapay zekâ, yarı iletkenler, biyoteknoloji ve enerji sistemlerindeki gelişmelerin teknolojiyi giderek daha önemli bir jeopolitik güç unsuru hâline getirdiğini belirten Kacır, Türkiye’nin sanayi ve teknoloji alanındaki ilerlemelerine ilişkin bilgi verdi.
“Türkiye, AB’nin ihtiyaç duyduğu rekabet gücünü sunacak”
Avrupa Birliği’nin küresel rekabette karşılaştığı güçlükleri ele alan Bakan Kacır, Türkiye ile ekonomik ve teknolojik iş birliğinin geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.
AB’nin ölçek ekonomisi oluşturma, inovasyonu hızlandırma ve verimliliği artırma ihtiyacına dikkat çeken Kacır, Türkiye’nin Avrupa sanayisiyle bütünleşmiş üretim yapısının önemine vurgu yaptı.
Kacır, “30 yıllık Gümrük Birliği üyeliğiyle Avrupa sanayisinin üretim ve değer zincirlerine derinlemesine entegre olmuş Türkiye, köklü sanayi birikimi ve nitelikli insan kaynağıyla AB’nin ihtiyaç duyduğu rekabet gücünü ve ekonomik dinamizmi bir arada sunacak yegâne paydaştır.” dedi.
Avrupa’nın karşılaştığı ekonomik sorunlara yönelik çözümlerin Türkiye ile iş birliğinin artırılmasından geçtiğini savunan Kacır, şunları kaydetti:
“Avrupa’nın önündeki sınamalara verilecek doğru cevap, Türkiye’nin üretim gücünden daha fazla istifade etmektir. Türkiye’nin potansiyeli, bugün bulunduğu noktanın çok daha ötesindedir.”
“Made in EU” düzenlemesinde Türkiye vurgusu
Bakan Kacır, Avrupa Birliği tarafından hazırlanan “Made in EU” düzenlemesine de değinerek Türkiye’de üretilen ürünlerin AB menşeli ürünlerle eşdeğer değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Kacır, “Avrupa Birliği’nin hazırladığı ‘Made in EU’ düzenlemesinde, Türkiye menşeli ürünlerin Avrupa Birliği menşeli ürünlerle eşdeğer muamele görmesi ortak menfaatlerimizin gereğidir.” ifadelerini kullandı.
Bu konuyu Avrupa’daki muhataplarıyla görüştüklerini belirten Kacır, Türkiye’nin sanayi, teknoloji ve ticaret alanındaki ortaklıkları derinleştirmeyi hedeflediğini bildirdi.
Stratejik yatırımlara 750 milyar liralık finansman
Türkiye’nin yüksek teknoloji yatırımlarına yönelik desteklerini de açıklayan Kacır, HIT-30 Yüksek Teknoloji Yatırım Programı kapsamında 2030 yılına kadar 30 milyar dolarlık devlet desteği sağlamayı hedeflediklerini belirtti.
Batarya, elektrikli araç, güneş hücresi, rüzgâr türbini, çip, savunma teknolojileri, veri merkezi, yapay zekâ ve endüstriyel robotik alanlarındaki yatırımların program kapsamında desteklendiğini aktaran Kacır, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın 750 milyar lira kaynak ayırdığı Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi Programı aracılığıyla da kritik ve stratejik yatırımlara finansman sağlandığını bildirdi.
Yeni teşvik sistemi ve Teknoloji Hamlesi Programı kapsamında 1126 orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürün, 34 ham madde ve 414 teknoloji alanındaki yatırımların desteklendiğini belirten Kacır, bugüne kadar cari dengeye yaklaşık 11,3 milyar dolar katkı sağlaması öngörülen 213 yatırım projesine destek verildiğini söyledi.

















