Türkiye, enerji arayışında izlediği yolun bir parçası olarak yenilenebilir enerji alanından da önemli adımlar atmaktadır. Ülkenin temiz enerji çeşitliliği önemli bir role sahiptir ve bu alandaki stratejilerin ve yenilenebilir enerji projelerinin önümüzdeki dönemde büyük katkı sağlaması beklenmektedir. Türkiye’nin enerji ithalatı oldukça yüksek olup, bu bağlamda temiz enerji kaynaklarının ve enerji verimliliği süreçlerinin önemi giderek artmaktadır.
Türkiye, geçmiş yıllarda uyguladığı politikalar ve gerçekleştirdiği yatırımlar sayesinde yenilenebilir enerji kurulu gücünde önemli artışlar elde etmiştir. Bu artışın yanı sıra yerli üretim ekipmanlarının kullanımında da önemli bir yükselme yaşanmıştır. Özellikle YEKA projeleri ile büyük ve orta ölçekli yenilenebilir enerji kurulumları ülke enerji sistemine entegre edilerek yerli üretim ekipmanlarının kullanımı arttırılmıştır.
Türkiye’de yenilenebilir enerji kurulu gücü, ekim ayı itibarıyla lisanslı ve lisanssız olmak üzere toplam 67 bin 27 megavata ulaşmıştır. Ülkenin elektrikteki toplam 114 bin 142 megavat kapasitesinin yüzde 58,72’si yenilenebilir enerji kaynaklarına aittir. Bu dönemde en yüksek payı, 32 bin 194 megavatla barajlı ve akarsu hidroelektrik santralleri almıştır. Bunları sırasıyla 18 bin 691 megavatla güneş enerjisi, 12 bin 342 megavatla rüzgar enerjisi, 1691 megavatla jeotermal enerji ve 2 bin 109 megavatla biyokütle enerjisi izlemektedir.
Türkiye’nin yenilenebilir enerji alanındaki bu yükselişi, ülkeyi dünya sıralamasında daha üst basamaklara taşımaktadır. Yenilenebilir enerji kaynaklarına verilen önem ve yapılan yatırımların artmasıyla Türkiye’nin enerji sektöründeki dışa bağımlılığı da azalmaktadır. Ülke, enerji verimliliği ve temiz enerji kaynaklarını kullanımı konusunda açık bir politika izleyerek, enerji sektöründe sürdürülebilirliği ve çevreye duyarlılığı ön planda tutmaktadır.
Sonuç olarak, Türkiye’nin yenilenebilir enerji alanındaki gelişmeleri ve artan kurulu gücü, ülkenin enerji sektöründeki gelecek vaat eden potansiyelini ortaya koymaktadır. Yapılan stratejik adımlar ve yatırımların yanı sıra yerli üretim ekipmanlarının kullanımının artması, Türkiye’nin enerji sektöründe daha da güçlenmesini sağlayacaktır. Bu sayede ülke, hem enerji arzını güvence altına alacak hem de çevreye duyarlı bir enerji politikasını benimsemiş olacaktır.

















