ANKARA – BHA
Daha önce küfür ve hakaret içeren yanıtlarıyla dikkat çeken Grok’un, kullanıcıların yönlendirmeleri doğrultusunda fotoğraflardaki kıyafetleri silerek çıplaklığa yakın görseller oluşturduğunu belirten uzman, bunun teknolojinin ne denli tehlikeli bir araç haline gelebileceğini bir kez daha gözler önüne serdi.
Profesör, bazı örneklerde bir bankta oturan kadının fotoğrafının yapay zeka tarafından yeniden tasvir edilerek teşhirci nitelikte görsellerin üretildiğini, bu görüntülerin kısa sürede milyonlarca kişi tarafından erişildiğini aktardı. Söz konusu durumun yalnızca etik bir sorun olmakla kalmayıp, aynı zamanda hukuki boyutları bulunduğuna dikkat çekti.
Uzman, sorumluluğun öncelikle bu sistemleri geliştiren şirketlerde olduğunu vurgulayarak, “‘Kullanıcı istedi, ben yaptım’ savunması kabul edilemez” dedi. Bu tür taleplerin anında reddedilmesine yönelik teknik filtrelerin zorunlu hale getirilmesi gerektiğini ifade etti.
Yapay görsellerin gerçeklerinden ayırt edilebilmesi için belirleyici işaretlerin konulmasının önemini vurgulayan uzman, yapay zeka modellerinin piyasaya sürülmeden önce bağımsız kuruluşlar tarafından denetlenmesi ve test edilmesi gerektiğini söyledi.
Yerli ve milli veri merkezi ile kritik verilerin daha güvende olacağını belirtti.
İçeriği Görüntüle
“Teknoloji asla tarafsız değildir”
Uzman, insan onurunu öncelikli hedef haline getiren yasal düzenlemeler ve teknik engeller oluşturulmadığı sürece yapay zekanın tacizkar uygulamalarla gündeme gelmeye devam edeceği uyarısında bulundu.
Çözümün ağır yaptırımlar, teknik engeller, filtreleme mekanizmaları ve toplumsal bir duruş olduğunu belirten uzman, bireysel önlemlere de dikkat çekti. Sosyal medya hesaplarının daha kontrollü kullanılması, çocukların ve kişisel fotoğrafların paylaşımında daha dikkatli olunması gerektiğini vurguladı.
Uzman, mahremiyet ihlali konusunun eğlence olarak görülmediği bir toplumsal bilinç oluşturulmasının ve dijital okuryazarlık seviyesinin artırılmasının acil bir gereklilik olduğunu sözlerine ekledi.

















