ANKARA – Sivas SRT
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı, Esenyurt Belediye Başkanı’nın tutuklanması hakkında Genç Akademi Ulus Açılış Töreni’nde açıklamalarda bulundu. Başkan, ekonominin gerçek anlamda sıkıntı içerisinde olduğunu belirterek, “Bu yapılanların aynı zamanda asıl gündem olan ekonomiyi de unutturmak için yapıldığına inanıyorum. Ekonomik sıkıntıyı ve bu konudaki zorlukları unutturmak amacıyla bir insanın özgürlüğünden ediliyorsa buna da diyecek bir şey yoktur” dedi.
Başkan, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“Gündem hakkında açıklamalarımızı yaptık. Her şeyden önce bir hukukçu olarak değerlendirmeliyim. Yapılan uygulamaların yanlış olduğunu ve kayyum uygulamasının da hatalı olduğunu düşünüyorum. Bir kişi herhangi bir nedenden dolayı görevden alınıyorsa, mutlaka belediye meclisinden birinin onun yerine seçilmesi gerektiği hukuki ve seçmen iradesine uygun bir yaklaşımdır. Dolayısıyla, geçmiş yıllara dönük olarak telefon görüşmeleriyle bir tutuklama yapıldıysa, hukuk çerçevesinde iktidar çevrelerinden kimsenin dışarda kalmayacağını ifade ediyorum. Çünkü bizim yaptığımız şikayetlere ilişkin, geçmişe dönük bazı incelemeler dahi yapılmamıştır.”
“Hukukta çifte standart olmamalıdır. Tutuksuz yargılama ve masuniyet karinesi esastır. Hiçbir bireyin suç işleme özgürlüğü yoktur. Böyle bir durumu savunmuyoruz. Ancak eğer delil karartma imkanı yoksa, en azından tutuksuz yargılamayla kendini savunma fırsatının verilmesi daha uygundur.”
Başkan, Esenyurt’taki mitinge katılmamasının çeşitli şekillerde yorumlandığını dile getirerek, “Söylenmesi gerekeni söyledik. Oraya gitmememin farklı anlamlara çekildiğini düşünüyorum. İl başkanlarımız bu durumda. Belediye başkanlarımızın çoğu katılamadı; herkesin kendi programı var. Temsilci olarak Çankaya Belediye Başkanı oradaydı. Ankara İl Başkanımız da gerekli açıklamayı yaptı ve biz de yanında durduk. Farklı anlamlar çıkarılması, kişilerin kendi yorumudur” ifadelerini kullandı.
“Haksızlığa karşı herkes isyan etmeli”
“CHP, kendi belediye başkanına sahip çıkacaktır. Biri haksızlığa uğradığında, herkesin buna sahip çıkması büyük bir önem taşıyor. Ancak burada Saadet Partisi’nden bir yetkilinin bulunduğu ve konuşturulmadığını duydum. Hiç kimse rol çalmamalı; haksızlığa herkes isyan etmelidir. Oradaki görüntülere itiraz etmek, CHP içerisindeki herkesin fikrini açıkça ifade edebilmesidir.”
“Bir bebek katilinin TBMM’de konuşmasına izin vermek yanlıştır”
“Başka konular ilerleyen günlerde gündeme gelecektir; yaşanan durumlara göre. Ancak burada bizi üzen, 2023 seçimlerinde suçlandığımız olaylara bakıldığında, net tavrımıza rağmen haksız bir suçlamayla iktidar çevreleri oy aldı. Aynı şekilde, bir yandan bebek katilinin, terörist başının bir mevkide yer almasına çalışılırken, diğer taraftan bu tür operasyonlarla CHP’nin terörle ilişkilendirilmeye çalışılması kabul edilemez. Artık konuşulacak bir konu kalmamıştır. Bir bebek katilinin TBMM’de konuşmasına izin verilmesine dair başka bir konu kalmamıştır. Zaten Türkiye’de bu konular yanlış bir noktaya gitmektedir. Suçu kesinleşmiş biriyle muhatap olmak yanlıştır. Kürt kökenli vatandaşlarımızı kimin temsil ettiğine kim karar veriyor? Tek konuşulması gereken konu hukuktur ve TBMM’dir; başka bir güç yoktur. Eğer kapalı kapılar ardında bir pazarlık varsa, biz bunu bilemeyiz. Her şeyin kamuoyu önünde şeffaf bir şekilde gerçekleştirilmesi toplum için de rahatlatıcı olacaktır.”
“Bu yapılanların asıl gündem olan ekonomiyi unutturmak için yapıldığına inanıyorum”
Başkan, bu
Yavaş, sözlerine devam ederek, “Bugün Türkiye’nin ekonomik sorunlarını tartışmak yerine, bu tür gereksiz polemikler üzerinden gündem değiştirmeye çalışmak, asıl meselelerin üzerini örtmekten başka bir şey değil. Bu tür kararların altında yatan nedenleri sorgulamak ve bu durumun halk üzerindeki etkilerini görmek gerekiyor. Ekonomi, insanlarımızın en önemli gündem maddelerinden biri ve bizler bunun üzerinde durmak zorundayız” dedi.
“Eğer adalet sistemimizin bu şekilde işlemesi devam ederse, halkın güveni sarsılacak ve bu da toplumsal huzursuzluklara yol açacaktır. Adaletin tecelli etmesi çok önemlidir. İnsanlar, hukukun üstünlüğüne inanmadığı sürece, geleceğe dair umutsuzluk hissedeceklerdir” ifadelerini kullandı.
Yavaş, ayrıca, “Milliyetçilik anlayışımız, Cumhuriyetimizin değerleriyle özdeşleşmiştir. Bugün herkesin kendisini milliyetçi olarak tanımlaması mümkündür, ancak önemli olan bu tanımın içeriği ve uygulamalarıdır. Benim milliyetçiliğim, halkımın refahı, ülkemin bağımsızlığı ve adaletin sağlanması üzerine kuruludur” dedi.
Toplantının sonunda, Yavaş, “Kendi yolumuzu çizmekten, adaletin ve hukukun yanından ayrılmamakta kararlıyız. Bu süreçte bizleri yıpratmaya çalışanlara rağmen, halkımızın desteğiyle yürümeye devam edeceğiz” diyerek sözlerini tamamladı.

















