GÖKÇİN ÖDÜL / BURSA – BHA
Törene katılım gösterenler arasında Mudanya Kaymakamı Enver Yılmaz, Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, Mudanya Cumhuriyet Başsavcısı Gülhan Gül Akdeniz, Mudanya İlçe Millî Eğitim Müdürü Suat Topal, İlçe Jandarma Komutanı Veli Türk, İlçe Emniyet Müdürü Serdar Makineci, Sahil Güvenlik Mudanya Karakol Komutanı Ulvi Güneş ile birçok Cumhuriyet savcısı, hakim, avukat ve adliye personeli yer aldı.
Programın açılışında konuşma yapan Mudanya Cumhuriyet Başsavcısı Gülhan Gül Akdeniz, adaletin yalnızca mahkemelerde verilen kararlardan ibaret olmadığını, hukuka ve adalete duyulan güvenin toplum düzeninin temel taşlarından biri olduğunu dile getirdi.
Akdeniz, bir toplumun geleceğini huzur ve güven içerisinde inşa etmesinin en önemli unsurlarından birinin hukuka duyulan güven olduğunu ifade etti.
“Adalet, devlet ile millet arasındaki en sağlam bağlardan biri”
Adaletin, devlet ile millet arasındaki güven ilişkisini sağlamlaştıran unsurlardan biri olduğunu belirten Akdeniz, hukuk devletinin sadece devletin belirli kurallarla yönetilmesi anlamına gelmediğini vurguladı.
Hukukun, herkes için öngörülebilir, erişilebilir ve güvence sağlayan bir düzen oluşturması gerektiğini belirten Akdeniz, devletin sahip olduğu yetkileri hukuk çerçevesinde kullanmasının önemini hatırlattı.
Akdeniz, konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Adalet, yalnızca ihtilafları halleden bir mekanizma değil, devlet ile millet arasındaki en sağlam rabıtalardan biri, itimadın, içtimaî huzurun ve müşterek hayatın temel direğidir.”
Hukuk devletinin temelinde insan hakları ve insan onurunun korunmasının bulunduğunu belirten Akdeniz, kamu gücünün kanunlarla belirlenen sınırlar içerisinde kullanılmasının devletin meşruiyeti açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.
“Sürat, adaletin yerine ikame edilemez”
Yeni adli yılda yargılamaların makul sürede tamamlanmasının önemli olduğunu belirten Akdeniz, adalet hizmetlerinde hız ile hakkaniyet arasında doğru dengenin kurulması gerektiğinin altını çizdi.
Yargılamaların gecikmesinin vatandaş açısından önemli mağduriyetlere yol açabileceğini belirten Akdeniz, ancak hızlı karar verme amacıyla yargısal süreçlerin gerekli özen ve hassasiyetten uzaklaştırılmaması gerektiğini ifade etti.
Akdeniz, “Sürat, adaletin yerine ikame edilemez” diyerek, yargılamaların makul sürede sonuçlandırılması kadar kararların doğru, gerekçeli ve hakkaniyete uygun olmasının da önem taşıdığını belirtti.
Her dosyanın arkasında bir insanın hayatı, bir ailenin beklentisi veya çözülmeyi bekleyen bir mağduriyet bulunduğunu söyleyen Akdeniz, bu nedenle adli süreçlerin yalnızca evrak ve usul işlemleri olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı.
“Adalet hizmeti hepimizin ortak sorumluluğudur”
Adalet hizmetlerinin etkin bir şekilde yürütülmesinin yalnızca hakim ve savcıların değil, yargı sürecinde görev alan tüm kişi ve kurumların ortak sorumluluğunda olduğunu belirten Akdeniz, kurumlar arasındaki koordinasyonun gerekliliğine dikkat çekti.
Kamu kurumları arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesinin adli süreçlerin daha sağlıklı işlemesine katkıda bulunacağını belirten Akdeniz, vatandaşın adalet hizmetine erişiminde yaşanabilecek sorunların çözümü için ortak çalışma anlayışının önemine vurgu yaptı.
Yargı mensuplarının görevlerinin yalnızca kanunları uygulamakla sınırlı olmadığını belirten Akdeniz, hakim ve savcıların karar ve işlemlerinde hukuk, vicdan ve sorumluluk bilinciyle hareket etm

















