
ANKARA-BHA
Ankara Büyükşehir Belediyesi, Başkentin tarihi ve kültürel değerlerini koruma amacıyla merkez ve çevre ilçelerinde gerçekleştirilen restorasyon çalışmalarıyla tarihi yapı, çeşme, türbe ve camileri yeniden hayata döndürmeye devam ediyor. Bu anlamda, şehir genelinde tarihi eserlerin kent turizmine katkı sağlaması hedefleniyor.
Zamanın izlerini taşıyan camiler yeniden canlanıyor
Büyükşehir Belediyesi, kent merkezinin yanı sıra çevre ilçelerde de tescillenmiş tarihi yapıları gün yüzüne çıkarmak için restorasyon çalışmalarını sürdürüyor. Altındağ, Polatlı, Kahramankazan, Haymana, Gölbaşı, Nallıhan, Elmadağ ve Çubuk ilçelerinde yürütülen bu projeler arasında, Kalecik Yalım Mahallesi’nde yer alan Yalım Camisi’nin restorasyon çalışmaları da tamamlandı.
2. Başkent Etkileşim Buluşmaları başlıyor: Dünyanın renkleri Ankara’da sahne alacak!
İçeriği Görüntüle
700 yıllık bir eser koruma altına alındı
Yalım Camisi’nin restorasyonunda, duvarlarda hidrolik kireç enjeksiyonu ile güçlendirme yapıldı, taş yüzeyler temizlendi ve ahşap hatırları ile sütunlara yerinde koruma uygulandı. Ayrıca, ahşap taşıyıcılar özgün dokusu ve rengi ile yeniden ortaya çıkartıldı. Çatı ve tavan kaplaması için ısı yalıtımı uygulandı, tretuar kenarları andezit bordürlerle döşendi. Kapı ve camlar birinci sınıf çam kereste malzemesiyle yenilendi, elektrik ve mekanik tesisat yapıldı. Modern ısıtma sistemi de monte edilerek 700 yıllık bir yapı koruma altına alındı.
“Özgün mimarisine dokunmadık”
ABB Kültür ve Tabiat Varlıkları Daire Başkanlığı Proje Koordinatörü, “Kalecik ilçesi tarihi geçmişi ile birçok yapıyı içinde barındırmaktadır. Ankara Büyükşehir Belediyesi olarak 2019’dan bu yana yalnızca Kalecik’te değil, Ankara’nın tüm ilçelerinde 27 adet tescilli cami, türbe, çeşme ve sivil mimari eserlerin restorasyon proje ve uygulamalarını gerçekleştirdik” dedi.
Yalım Camisi’nin restorasyon süreci hakkında bilgi veren Proje Koordinatörü, “Daha önce Kazancı Baba Türbesi’nin restorasyonunu da tamamladık. Yalım Camisi’nin projesini de hazırlamıştık ve koruma kurulunca onaylandı. 2024 yılının Eylül ayında yer teslimi yaptık. Camimiz artık ibadete açıldı. Vakıfların raporlarına göre caminin 700 yıllık geçmişi var, ancak bu bilgi belgeyle doğrulanmadığı için restorasyon sürecinde mermer kitabedeki 17. yüzyılı esas alıyoruz. Bu cami, Ankara ve çevresinde görülen klasik cami tiplerinin kendine has örneklerinden biri. Dikdörtgen’e yakın kare bir yapıya sahip, moloz taşlar ve ahşap hatırlarla desteklenmiş. Dikkat çekici bir diğer özelliği de tavana kadar uzanan kalem işi bezemelerin varlığı. Her restorasyonda olduğu gibi bu çalışmada da özgün mimarisine dokunmadan, minimum müdahale yaparak tarihsel geçmişini korumayı amaçladık. Köyde yerleşik bir nüfus olduğu için camiye olan ihtiyaç da fazlaydı. Bu restorasyonla önemli bir ihtiyacı karşılamış olmanın mutluluğunu yaşıyoruz.” şeklinde konuştu.
















