SİNOP – BHA
Gökırmak Vadisi boyunca uzanan dağlar, karşılıklı yükselen sarp kayalıklar ve uçurumların üzerinde yüzyıllardır ayakta duran taş surlar… Sinop’un Boyabat ilçesindeki Boyabat Kalesi, tarihî geçmişi ve bulunduğu coğrafyayla Batı Karadeniz’in önemli kültürel miraslarından biri olarak öne çıkıyor.
İlçe merkezine hâkim iki kayalık tepeden birinin üzerine inşa edilen kale, doğal kaya yapısına uyum sağlayan mimarisiyle dikkat çekiyor. Sarp yamaçlarla çevrili konumu, geçmişte savunma açısından büyük bir avantaj sağlarken günümüzde Gökırmak Vadisi ve Boyabat’ın yerleşim alanlarını yüksekten görme olanağı sunuyor.
Paflagonya’dan Osmanlılara uzanan geçmiş
Boyabat Kalesi’nin geçmişi, Anadolu’nun eski yerleşim bölgelerinden biri olan Paflagonya’ya kadar uzanıyor.
Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Portalı’nda Sinop Müzesi kaynak gösterilerek yayımlanan bilgilere göre, kalenin temelleri MÖ 6. yüzyılın başlarında Paflagonyalılar dönemine tarihleniyor.
Bölgedeki çeşitli medeniyetlerin hâkimiyetine girmesiyle kale, farklı dönemlerde kullanılmaya ve yeniden şekillendirilmeye devam etti.
Yapının eski temelleri ve iç surlarının bazı bölümlerinde Roma ve Bizans dönemlerine ait izlere rastlanmaktadır. Kalede ayrıca Geç Roma ve Erken Bizans dönemine ait buluntular da mevcuttur.
Günümüzde görülen surlar ve yapıda kullanılan malzemeler ise büyük ölçüde Osmanlı dönemi kale mimarisinin özelliklerini taşımaktadır.
Bu nedenle Boyabat Kalesi, tarihî gelişimi açısından eski ve yeni kale olarak iki bölümde değerlendirilmektedir. Farklı dönemlerde geçirdiği değişikliklerin kesin tarihleri ise tam olarak belirlenebilmiş değildir.
Kayaların doğal biçimine göre yükselen surlar
Boyabat Kalesi’nin en belirgin özelliklerinden biri, inşa edildiği kayalık arazinin doğal yapısının korunarak yapının buna uygun biçimde oluşturulmasıdır.
Kalenin surları, kayaların uzanışını takip ederek sarp tepenin çevresini sarmaktadır. Savunma duvarları arasında farklı büyüklüklerde dikdörtgen ve yuvarlak kuleler yer almaktadır.
Kulelerin iç kısımlarında üst katlara ulaşmayı sağlayan merdivenler bulunurken, kaleye giriş güneydoğu köşesindeki büyük yuvarlak kulenin yanında yer alan küçük kapıdan sağlanmaktadır.
Kültür Portalı’nın kültür envanterinde yer alan bilgilere göre, kalenin surları farklı kalınlıklarda iri moloz taşlar kullanılarak inşa edilmiştir. Ayrıca, duvar örgüsünde ahşap hatıllarla desteklenen bölümlemelere de rastlanmaktadır.
Ulaşımın daha kolay sağlandığı doğu cephesinde savunma duvarları daha kalın tutularak, sarp uçurumlarla çevrili batı, kuzey ve güney kesimlerinde doğal kayalıklar savunma sisteminin bir parçası olarak kullanılmıştır.
Böylelikle kalenin bulunduğu coğrafya, yalnızca üzerine yapı inşa edilen bir alan değil, aynı zamanda savunmayı güçlendiren doğal bir unsur hâline gelmiştir.
Kalenin içerisinde yer altına uzanan geçit
Boyabat Kalesi, yüksek surlarının yanı sıra kayalık arazinin içerisinde oluşturulan geçitleri ile de dikkat çekiyor.
Güneydoğudaki giriş kapısından geçildiğinde, dar bir koridor aracılığıyla kalenin geniş avlusuna ulaşılmaktadır. Doğal yapısı nedeniyle engebeli olan avlu, kuzey yönünde bir duvarla ayrılan daha küçük bir bölüme açılmaktadır.
Kalenin kuzeyindeki küçük avlunun doğu tarafında ise yer altına uzanan bir tünelin girişi bulunmaktadır.
Kültür Portalı’nın resmi envanter kayıtlarına göre,
















