
ANKARA-BHA
Evrenin madde ve enerji içeriğinin yalnızca yüzde 5’i, yani gözlemlenebilen “normal madde” olan yıldızlar, gezegenler, insanlar ve galaksilerden oluşuyor. Kalan yüzde 95 ise karanlık madde ve karanlık enerjiden meydana geliyor. Ancak bu normal maddenin önemli bir bölümünün bugüne kadar gözlemlenmediği ortaya çıkmış durumda. Özellikle galaksiler arasındaki boşluklarda var olduğu düşünülen bu kayıp maddenin doğrudan tespit edilemediği biliniyor.
Bu durumu aşmak amacıyla bilim insanları, kısa süreli ve güçlü radyo dalgaları üreten Hızlı Radyo Patlamaları’nı (FRB) incelemeye başladı. Harvard Üniversitesi’nden Dr. Liam Connor liderliğindeki bir araştırma grubu, 69 FRB’yi analiz ederek, bu radyo sinyallerinin galaksiler arası ortamda geçerken fiziksel özelliklerinin nasıl değiştiğini ölçtü. Böylece, “görünmeyen sis” olarak tanımlanan maddenin yoğunluğunu tespit etmeyi başardılar. En uzak tespit edilen FRB olan 9,1 milyar ışık yılı uzaktan gelen FRB 20230521B, gözlemler arasındaki en dikkat çekici örnek oldu.
X-Işını gözlemleriyle ikinci kanıt
FRB verilerini destekleyen bir diğer çalışma ise Avrupa Uzay Ajansı’na ait XMM-Newton uydusu ve Japonya’nın Suzaku X-ışını teleskobu ile gerçekleştirildi. Araştırmacılar, galaksiler arası gazın yaydığı zayıf X-ışınlarını tespit etmeyi başardılar. Bu gözlemler, Dünya’dan 1 milyar ışık yılı uzaklıktaki dev Shapley Süperkümesi’nde yoğunlaştı. Süperkümeye ait iki uç arasında uzanan 23 milyon ışık yılı uzunluğundaki bir gaz ipliği detaylı şekilde incelendi.
Hollanda’daki Leiden Gözlemevi’nden araştırmanın baş yazarı Konstantinos Migkas, bu filamentteki gaz yoğunluğunun kozmolojik simülasyonlarla büyük ölçüde örtüştüğünü belirtti. Migkas, “Sonuçlarımız ilk kez modellerle tam anlamıyla örtüştü. Bu daha önce hiç olmamıştı. Görünüşe göre simülasyonlar başından beri doğruymuş” diyerek keşfin önemini vurguladı.
Evrenin yapısını anlamak için büyük sıçrama
Bu iki bağımsız gözlem, kozmik ağ olarak adlandırılan evrensel yapının daha net anlaşılmasını sağlıyor. Galaksilerin rastgele dağılmadığını, aksine devasa bir örümcek ağı gibi birbirine bağlı olduğunu gösteriyor. Bu durum, yaşamın, galaksi oluşumunun ve büyük ölçekli yapıların evrimini anlamak açısından kritik bilgiler sunuyor. Bilim insanları artık, evrenin oluşumuna ve gelecekte nasıl şekilleneceğine dair daha sağlam modellere kavuşabileceklerini öngörüyorlar.
Nature Astronomy dergisinde FRB’lere dayalı çalışma yayımlanırken, Shapley Süperkümesi’ne dair X-ışını gözlemleri ise Astronomy & Astrophysics dergisinde bilim dünyasına sunuldu. Bu gelişmeler, kozmolojide uzun süredir devam eden önemli bir bilinmezin aydınlatılmasına katkı sağladı.

















