
Fenerbahçe, EuroLeague’in 32. haftasında evinde ağırladığı İspanyol ekibi Baskonia’yı 82-77’lik skorla geçerek normal sezonun bitimine 2 karşılaşma kala liderlik koltuğuna oturdu.
Fenerbahçe Liderliğe Yükseldi: Baskonia’ya 82-77!


Avrupa’da İkinci Dünya Savaşı’nın ardından kalıcı barış ve ortak refah hedefiyle başlayan entegrasyon süreci, bugün 27 üyeli Avrupa Birliği’ne (AB) dönüşmüş durumda. Avrupa’nın kaderini değiştiren Schuman Bildirisi’nin yıl dönümünde, Birlik kurumları vatandaşlara kapılarını açarken Avrupa liderlerinden de dayanışma ve ortak gelecek mesajları geldi.
AB Konseyi Başkanı Antonio Costa, 9 Mayıs Avrupa Günü dolayısıyla yayımladığı görüntülü mesajda Avrupa’nın farklılıklar içinde birlik anlayışına dikkat çekti.
Costa, Avrupa halklarının kültürel çeşitliliğini kutladıklarını belirterek, aynı zamanda barış, özgürlük, demokrasi ve refah için daha güçlü bir Avrupa inşa etme iradesini paylaştıklarını ifade etti. Avrupa’nın merkezinde vatandaşların bulunduğunu vurgulayan Costa, gün boyunca AB kurumlarının halka açık ziyaretlere ev sahipliği yaptığını söyledi.
AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen de Avrupa Günü dolayısıyla yayımladığı mesajında, birlik ve dayanışma vurgusu yaptı.
Von der Leyen, “Bugün Avrupa Günü. Avrupa’nın temsil ettiği tüm değerleri kutluyoruz. Hep birlikte Avrupa’yız.” ifadelerini kullandı.
Avrupa Parlamentosu Başkanı Roberta Metsola ise Birliğe üye 27 ülkenin dillerinde yayımladığı mesajla Avrupa Günü’nü kutladı.
Avrupa bütünleşmesinin temelini oluşturan süreç, dönemin Fransa Dışişleri Bakanı Robert Schuman’ın 9 Mayıs 1950’de açıkladığı Schuman Bildirisi ile başladı.
Schuman Planı kapsamında Fransa, Federal Almanya, İtalya, Hollanda, Belçika ve Lüksemburg; savaşın temel sanayi unsurları olan kömür ve çeliği ortak yönetim altına almak amacıyla 1951 yılında Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu’nu kurdu.
Bu model, tarihte ilk kez devletlerin egemenliklerinin bir bölümünü uluslar üstü bir yapıya devretmesi açısından dönüm noktası olarak kabul edildi.
1957 yılında Avrupa Ekonomik Topluluğu’nun kurulmasıyla ekonomik entegrasyon süreci hız kazanırken, sonraki yıllarda Birlik genişleme dönemine girdi.
İngiltere, Danimarka ve İrlanda’nın 1973’te topluluğa katılmasıyla başlayan büyüme süreci; Yunanistan, İspanya ve Portekiz’in üyelikleriyle devam etti.
1993 yılında imzalanan Maastricht Antlaşması ise bugünkü Avrupa Birliği yapısının temelini oluşturdu. 1995 itibarıyla “Avrupa Birliği” adını alan yapı, aynı yıl Avusturya, Finlandiya ve İsveç’in katılımıyla daha da genişledi.
AB’nin ortak para birimi euro, 1999 yılında kabul edildi ve 2002’de dolaşıma girdi. Birlik, en büyük genişleme sürecini ise 2004 yılında Orta ve Doğu Avrupa ülkelerinin katılımıyla yaşadı.
Bulgaristan, Romanya ve Hırvatistan’ın da katılmasıyla üye sayısı 28’e yükseldi. Ancak İngiltere’nin 31 Ocak 2020’de Birlik’ten ayrılmasıyla AB, bugün 27 üyeli yapısını sürdürüyor.
Avrupa Birliği’ne aday ülkeler arasında Türkiye’nin yanı sıra Arnavutluk, Bosna Hersek, Karadağ, Gürcistan, Moldova, Kuzey Makedonya, Sırbistan ve Ukrayna bulunuyor. Kosova ise “potansiyel aday ülke” statüsünde değerlendiriliyor.
AB’nin genişleme politikası, Avrupa kıtasında siyasi istikrar, ekonomik iş birliği ve ortak güvenlik hedefleri doğrultusunda önemini korumayı sürdürüyor.


Fenerbahçe, EuroLeague’in 32. haftasında evinde ağırladığı İspanyol ekibi Baskonia’yı 82-77’lik skorla geçerek normal sezonun bitimine 2 karşılaşma kala liderlik koltuğuna oturdu.
Avrupa’da İkinci Dünya Savaşı’nın ardından kalıcı barış ve ortak refah hedefiyle başlayan entegrasyon süreci, bugün 27 üyeli Avrupa Birliği’ne (AB) dönüşmüş durumda. Avrupa’nın kaderini değiştiren Schuman Bildirisi’nin yıl dönümünde, Birlik kurumları vatandaşlara kapılarını açarken Avrupa liderlerinden de dayanışma ve ortak gelecek mesajları geldi.
AB Konseyi Başkanı Antonio Costa, 9 Mayıs Avrupa Günü dolayısıyla yayımladığı görüntülü mesajda Avrupa’nın farklılıklar içinde birlik anlayışına dikkat çekti.
Costa, Avrupa halklarının kültürel çeşitliliğini kutladıklarını belirterek, aynı zamanda barış, özgürlük, demokrasi ve refah için daha güçlü bir Avrupa inşa etme iradesini paylaştıklarını ifade etti. Avrupa’nın merkezinde vatandaşların bulunduğunu vurgulayan Costa, gün boyunca AB kurumlarının halka açık ziyaretlere ev sahipliği yaptığını söyledi.
AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen de Avrupa Günü dolayısıyla yayımladığı mesajında, birlik ve dayanışma vurgusu yaptı.
Von der Leyen, “Bugün Avrupa Günü. Avrupa’nın temsil ettiği tüm değerleri kutluyoruz. Hep birlikte Avrupa’yız.” ifadelerini kullandı.
Avrupa Parlamentosu Başkanı Roberta Metsola ise Birliğe üye 27 ülkenin dillerinde yayımladığı mesajla Avrupa Günü’nü kutladı.
Avrupa bütünleşmesinin temelini oluşturan süreç, dönemin Fransa Dışişleri Bakanı Robert Schuman’ın 9 Mayıs 1950’de açıkladığı Schuman Bildirisi ile başladı.
Schuman Planı kapsamında Fransa, Federal Almanya, İtalya, Hollanda, Belçika ve Lüksemburg; savaşın temel sanayi unsurları olan kömür ve çeliği ortak yönetim altına almak amacıyla 1951 yılında Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu’nu kurdu.
Bu model, tarihte ilk kez devletlerin egemenliklerinin bir bölümünü uluslar üstü bir yapıya devretmesi açısından dönüm noktası olarak kabul edildi.
1957 yılında Avrupa Ekonomik Topluluğu’nun kurulmasıyla ekonomik entegrasyon süreci hız kazanırken, sonraki yıllarda Birlik genişleme dönemine girdi.
İngiltere, Danimarka ve İrlanda’nın 1973’te topluluğa katılmasıyla başlayan büyüme süreci; Yunanistan, İspanya ve Portekiz’in üyelikleriyle devam etti.
1993 yılında imzalanan Maastricht Antlaşması ise bugünkü Avrupa Birliği yapısının temelini oluşturdu. 1995 itibarıyla “Avrupa Birliği” adını alan yapı, aynı yıl Avusturya, Finlandiya ve İsveç’in katılımıyla daha da genişledi.
AB’nin ortak para birimi euro, 1999 yılında kabul edildi ve 2002’de dolaşıma girdi. Birlik, en büyük genişleme sürecini ise 2004 yılında Orta ve Doğu Avrupa ülkelerinin katılımıyla yaşadı.
Bulgaristan, Romanya ve Hırvatistan’ın da katılmasıyla üye sayısı 28’e yükseldi. Ancak İngiltere’nin 31 Ocak 2020’de Birlik’ten ayrılmasıyla AB, bugün 27 üyeli yapısını sürdürüyor.
Avrupa Birliği’ne aday ülkeler arasında Türkiye’nin yanı sıra Arnavutluk, Bosna Hersek, Karadağ, Gürcistan, Moldova, Kuzey Makedonya, Sırbistan ve Ukrayna bulunuyor. Kosova ise “potansiyel aday ülke” statüsünde değerlendiriliyor.
AB’nin genişleme politikası, Avrupa kıtasında siyasi istikrar, ekonomik iş birliği ve ortak güvenlik hedefleri doğrultusunda önemini korumayı sürdürüyor.
">
Avrupa’da İkinci Dünya Savaşı’nın ardından kalıcı barış ve ortak refah hedefiyle başlayan entegrasyon süreci, bugün 27 üyeli Avrupa Birliği’ne (AB) dönüşmüş durumda. Avrupa’nın kaderini değiştiren Schuman Bildirisi’nin yıl dönümünde, Birlik kurumları vatandaşlara kapılarını açarken Avrupa liderlerinden de dayanışma ve ortak gelecek mesajları geldi.
AB Konseyi Başkanı Antonio Costa, 9 Mayıs Avrupa Günü dolayısıyla yayımladığı görüntülü mesajda Avrupa’nın farklılıklar içinde birlik anlayışına dikkat çekti.
Costa, Avrupa halklarının kültürel çeşitliliğini kutladıklarını belirterek, aynı zamanda barış, özgürlük, demokrasi ve refah için daha güçlü bir Avrupa inşa etme iradesini paylaştıklarını ifade etti. Avrupa’nın merkezinde vatandaşların bulunduğunu vurgulayan Costa, gün boyunca AB kurumlarının halka açık ziyaretlere ev sahipliği yaptığını söyledi.
AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen de Avrupa Günü dolayısıyla yayımladığı mesajında, birlik ve dayanışma vurgusu yaptı.
Von der Leyen, “Bugün Avrupa Günü. Avrupa’nın temsil ettiği tüm değerleri kutluyoruz. Hep birlikte Avrupa’yız.” ifadelerini kullandı.
Avrupa Parlamentosu Başkanı Roberta Metsola ise Birliğe üye 27 ülkenin dillerinde yayımladığı mesajla Avrupa Günü’nü kutladı.
Avrupa bütünleşmesinin temelini oluşturan süreç, dönemin Fransa Dışişleri Bakanı Robert Schuman’ın 9 Mayıs 1950’de açıkladığı Schuman Bildirisi ile başladı.
Schuman Planı kapsamında Fransa, Federal Almanya, İtalya, Hollanda, Belçika ve Lüksemburg; savaşın temel sanayi unsurları olan kömür ve çeliği ortak yönetim altına almak amacıyla 1951 yılında Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu’nu kurdu.
Bu model, tarihte ilk kez devletlerin egemenliklerinin bir bölümünü uluslar üstü bir yapıya devretmesi açısından dönüm noktası olarak kabul edildi.
1957 yılında Avrupa Ekonomik Topluluğu’nun kurulmasıyla ekonomik entegrasyon süreci hız kazanırken, sonraki yıllarda Birlik genişleme dönemine girdi.
İngiltere, Danimarka ve İrlanda’nın 1973’te topluluğa katılmasıyla başlayan büyüme süreci; Yunanistan, İspanya ve Portekiz’in üyelikleriyle devam etti.
1993 yılında imzalanan Maastricht Antlaşması ise bugünkü Avrupa Birliği yapısının temelini oluşturdu. 1995 itibarıyla “Avrupa Birliği” adını alan yapı, aynı yıl Avusturya, Finlandiya ve İsveç’in katılımıyla daha da genişledi.
AB’nin ortak para birimi euro, 1999 yılında kabul edildi ve 2002’de dolaşıma girdi. Birlik, en büyük genişleme sürecini ise 2004 yılında Orta ve Doğu Avrupa ülkelerinin katılımıyla yaşadı.
Bulgaristan, Romanya ve Hırvatistan’ın da katılmasıyla üye sayısı 28’e yükseldi. Ancak İngiltere’nin 31 Ocak 2020’de Birlik’ten ayrılmasıyla AB, bugün 27 üyeli yapısını sürdürüyor.
Avrupa Birliği’ne aday ülkeler arasında Türkiye’nin yanı sıra Arnavutluk, Bosna Hersek, Karadağ, Gürcistan, Moldova, Kuzey Makedonya, Sırbistan ve Ukrayna bulunuyor. Kosova ise “potansiyel aday ülke” statüsünde değerlendiriliyor.
AB’nin genişleme politikası, Avrupa kıtasında siyasi istikrar, ekonomik iş birliği ve ortak güvenlik hedefleri doğrultusunda önemini korumayı sürdürüyor.
Belçika’dan Türkiye’ye, son yılların en kapsamlı ekonomik heyet ziyaretlerinden biri gerçekleşiyor.
Kraliçe Mathilde’in başkanlık edeceği ve hükümetin üst düzey isimleri ile özel sektör temsilcilerinin yer alacağı geniş kapsamlı ekonomik misyon, 10-14 Mayıs tarihleri arasında Ankara ve İstanbul’da temaslarda bulunacak.
Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgilere göre, ziyaret kapsamında Belçika Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Maxime Prévot, Savunma ve Dış Ticaret alanından sorumlu Theo Francken ile birlikte farklı bölgesel hükümet başbakanları da heyette yer alacak.
Toplamda 428 özel sektör temsilcisinin katılacağı misyon, Belçika’nın Türkiye ile ekonomik ilişkilerde ne denli geniş bir perspektif hedeflediğini ortaya koyuyor.
Ziyaret süresince iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari ilişkiler kapsamlı şekilde ele alınacak. Enerji, savunma sanayii, havacılık, lojistik, sağlık bilimleri, bankacılık, teknoloji ve dijitalleşme gibi birçok stratejik alanda yeni yatırım ve iş birliği imkanları değerlendirilecek.
Ayrıca firma ziyaretleri, birebir iş görüşmeleri ve sektör bazlı temaslar da program kapsamında gerçekleştirilecek.
Ziyaretin önemli başlıklarından biri de Türkiye-Belçika Ekonomi Forumu olacak. Forumda iki ülke özel sektör temsilcileri bir araya gelerek yeni ticari ortaklıkların zeminini oluşturacak.
Bu kapsamda savunma, havacılık ve sosyal güvenlik gibi alanlarda hükümetler arası anlaşmaların da imzalanması bekleniyor.
2025 yılı itibarıyla Türkiye ile Belçika arasındaki dış ticaret hacmi 9,2 milyar dolar seviyesine ulaştı. Türkiye’nin Belçika’ya ihracatı 5 milyar dolar, ithalatı ise 4,2 milyar dolar olarak kayıtlara geçti.
2002–2026 döneminde Belçika’dan Türkiye’ye yapılan yatırımların toplamı 9,3 milyar dolara ulaşırken Türkiye’nin Belçika’daki yatırımları ise 490 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti.
Belçika’da yaşayan yaklaşık 300 bin Türk vatandaşı, iki ülke arasında ekonomik ve sosyal ilişkilerin güçlenmesinde önemli bir köprü işlevi görüyor. Bu topluluğun Belçika ekonomisine ve toplumuna önemli katkılar sunduğu vurgulanıyor.
Belçika’nın Türkiye’ye son ekonomik misyon ziyareti, 2012 yılında gerçekleştirilmişti. O dönem Veliaht Prens olan Kral Philippe’in başkanlık ettiği heyete, Kraliçe Mathilde de Prenses ünvanıyla eşlik etmişti. Bu ziyaret, iki ülke arasındaki ekonomik diplomasinin önemli dönüm noktalarından biri olarak kabul ediliyor.
Yeni ziyaretin, Türkiye-Belçika ilişkilerinde yeni bir ekonomik ivme oluşturması bekleniyor.
">
Belçika’dan Türkiye’ye, son yılların en kapsamlı ekonomik heyet ziyaretlerinden biri gerçekleşiyor.
Kraliçe Mathilde’in başkanlık edeceği ve hükümetin üst düzey isimleri ile özel sektör temsilcilerinin yer alacağı geniş kapsamlı ekonomik misyon, 10-14 Mayıs tarihleri arasında Ankara ve İstanbul’da temaslarda bulunacak.
Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgilere göre, ziyaret kapsamında Belçika Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Maxime Prévot, Savunma ve Dış Ticaret alanından sorumlu Theo Francken ile birlikte farklı bölgesel hükümet başbakanları da heyette yer alacak.
Toplamda 428 özel sektör temsilcisinin katılacağı misyon, Belçika’nın Türkiye ile ekonomik ilişkilerde ne denli geniş bir perspektif hedeflediğini ortaya koyuyor.
Ziyaret süresince iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari ilişkiler kapsamlı şekilde ele alınacak. Enerji, savunma sanayii, havacılık, lojistik, sağlık bilimleri, bankacılık, teknoloji ve dijitalleşme gibi birçok stratejik alanda yeni yatırım ve iş birliği imkanları değerlendirilecek.
Ayrıca firma ziyaretleri, birebir iş görüşmeleri ve sektör bazlı temaslar da program kapsamında gerçekleştirilecek.
Ziyaretin önemli başlıklarından biri de Türkiye-Belçika Ekonomi Forumu olacak. Forumda iki ülke özel sektör temsilcileri bir araya gelerek yeni ticari ortaklıkların zeminini oluşturacak.
Bu kapsamda savunma, havacılık ve sosyal güvenlik gibi alanlarda hükümetler arası anlaşmaların da imzalanması bekleniyor.
2025 yılı itibarıyla Türkiye ile Belçika arasındaki dış ticaret hacmi 9,2 milyar dolar seviyesine ulaştı. Türkiye’nin Belçika’ya ihracatı 5 milyar dolar, ithalatı ise 4,2 milyar dolar olarak kayıtlara geçti.
2002–2026 döneminde Belçika’dan Türkiye’ye yapılan yatırımların toplamı 9,3 milyar dolara ulaşırken Türkiye’nin Belçika’daki yatırımları ise 490 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti.
Belçika’da yaşayan yaklaşık 300 bin Türk vatandaşı, iki ülke arasında ekonomik ve sosyal ilişkilerin güçlenmesinde önemli bir köprü işlevi görüyor. Bu topluluğun Belçika ekonomisine ve toplumuna önemli katkılar sunduğu vurgulanıyor.
Belçika’nın Türkiye’ye son ekonomik misyon ziyareti, 2012 yılında gerçekleştirilmişti. O dönem Veliaht Prens olan Kral Philippe’in başkanlık ettiği heyete, Kraliçe Mathilde de Prenses ünvanıyla eşlik etmişti. Bu ziyaret, iki ülke arasındaki ekonomik diplomasinin önemli dönüm noktalarından biri olarak kabul ediliyor.
Yeni ziyaretin, Türkiye-Belçika ilişkilerinde yeni bir ekonomik ivme oluşturması bekleniyor.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde düzenlenen “Batı Şeria ve Doğu Kudüs” oturumunda konuşan Türkiye’nin BM Daimi Temsilcisi Büyükelçi Ahmet Yıldız, İsrail’in işgal altındaki Filistin topraklarında sürdürdüğü uygulamaların uluslararası hukuku açık şekilde ihlal ettiğini belirterek, Filistin halkına yönelik baskıların sona erdirilmesi çağrısı yaptı.
İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Grubu adına konuşan Yıldız, özellikle Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te hız kazanan yerleşim faaliyetleri ile Filistinlilere yönelik zorla tahliye politikalarını “kolonizasyon girişimi” olarak nitelendirdi.
Danimarka, Fransa, Yunanistan, Letonya ve İngiltere’nin girişimiyle gerçekleştirilen “Arria Formülü” toplantısında söz alan Yıldız, İsrail’in Filistin topraklarında yürüttüğü politikaların bölgedeki krizi daha da derinleştirdiğini ifade etti. İsrail’in sadece Gazze’de değil, Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te de uluslararası hukuka aykırı uygulamalarını sürdürdüğünü kaydeden Yıldız, “Filistin halkının haklarına, güvenliğine, onuruna ve toprak bütünlüğüne yönelik sistematik saldırılar devam ediyor.” dedi.
Büyükelçi Yıldız, BM Güvenlik Konseyi’nin daha önce aldığı 2334 ve 2803 sayılı kararları hatırlatarak, İsrail’in işgal altındaki bölgelerde sürdürdüğü yerleşim faaliyetlerinin hukuki hiçbir meşruiyeti olmadığını vurguladı. Filistinlilere ait evlerin yıkılması, mülklerin ele geçirilmesi ve ailelerin zorla yerinden edilmesini sert sözlerle eleştiren Yıldız, “Tüm kolonizasyon önlemlerini kınıyoruz. Bu yasa dışı uygulamalar derhal son bulmalıdır” ifadelerini kullandı.
İİT adına konuşan Yıldız, Gazze’de sağlanan ateşkesin sürekli ihlal edildiğini belirterek, uluslararası toplumun daha güçlü tavır alması gerektiğini söyledi. Gazze’de çatışmaların sona erdirilmesine yönelik kapsamlı planın eksiksiz uygulanmasını talep eden Yıldız, Filistin meselesinin yalnızca Gazze ile sınırlı olmadığını belirtti.
“Filistin sorunu bir bütündür” diyen Yıldız, Batı Şeria, Doğu Kudüs ve Gazze’de yaşananların birbirinden ayrı değerlendirilemeyeceğini kaydetti.
Konuşmasında kutsal mekanlara yönelik ihlallere de dikkat çeken Yıldız, özellikle Mescid-i Aksa çevresinde yaşanan gelişmelerin ciddi endişe yarattığını ifade etti. İsrailli yerleşimcilerin saldırıları ve kutsal alanlara yönelik müdahalelerin bölgedeki tansiyonu artırdığını söyleyen Yıldız, “İslam ve Hristiyanlık açısından kutsal kabul edilen mekanlara yönelik ihlalleri şiddetle kınıyoruz.” dedi.
Büyükelçi Ahmet Yıldız konuşmasının sonunda, Filistin devletinin Birleşmiş Milletler’e tam üye olarak kabul edilmesi yönündeki çağrıyı yineledi. Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkının uluslararası hukuk açısından tartışmasız olduğunu belirten Yıldız, Filistin devletinin çok sayıda ülke tarafından tanındığını hatırlattı.
Yıldız, “Filistin’in BM’ye tam üyeliği, tarihi bir adaletsizliğin giderilmesi adına önemli ve somut bir adım olacaktır.” değerlendirmesinde bulundu.
">
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde düzenlenen “Batı Şeria ve Doğu Kudüs” oturumunda konuşan Türkiye’nin BM Daimi Temsilcisi Büyükelçi Ahmet Yıldız, İsrail’in işgal altındaki Filistin topraklarında sürdürdüğü uygulamaların uluslararası hukuku açık şekilde ihlal ettiğini belirterek, Filistin halkına yönelik baskıların sona erdirilmesi çağrısı yaptı.
İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Grubu adına konuşan Yıldız, özellikle Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te hız kazanan yerleşim faaliyetleri ile Filistinlilere yönelik zorla tahliye politikalarını “kolonizasyon girişimi” olarak nitelendirdi.
Danimarka, Fransa, Yunanistan, Letonya ve İngiltere’nin girişimiyle gerçekleştirilen “Arria Formülü” toplantısında söz alan Yıldız, İsrail’in Filistin topraklarında yürüttüğü politikaların bölgedeki krizi daha da derinleştirdiğini ifade etti. İsrail’in sadece Gazze’de değil, Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te de uluslararası hukuka aykırı uygulamalarını sürdürdüğünü kaydeden Yıldız, “Filistin halkının haklarına, güvenliğine, onuruna ve toprak bütünlüğüne yönelik sistematik saldırılar devam ediyor.” dedi.
Büyükelçi Yıldız, BM Güvenlik Konseyi’nin daha önce aldığı 2334 ve 2803 sayılı kararları hatırlatarak, İsrail’in işgal altındaki bölgelerde sürdürdüğü yerleşim faaliyetlerinin hukuki hiçbir meşruiyeti olmadığını vurguladı. Filistinlilere ait evlerin yıkılması, mülklerin ele geçirilmesi ve ailelerin zorla yerinden edilmesini sert sözlerle eleştiren Yıldız, “Tüm kolonizasyon önlemlerini kınıyoruz. Bu yasa dışı uygulamalar derhal son bulmalıdır” ifadelerini kullandı.
İİT adına konuşan Yıldız, Gazze’de sağlanan ateşkesin sürekli ihlal edildiğini belirterek, uluslararası toplumun daha güçlü tavır alması gerektiğini söyledi. Gazze’de çatışmaların sona erdirilmesine yönelik kapsamlı planın eksiksiz uygulanmasını talep eden Yıldız, Filistin meselesinin yalnızca Gazze ile sınırlı olmadığını belirtti.
“Filistin sorunu bir bütündür” diyen Yıldız, Batı Şeria, Doğu Kudüs ve Gazze’de yaşananların birbirinden ayrı değerlendirilemeyeceğini kaydetti.
Konuşmasında kutsal mekanlara yönelik ihlallere de dikkat çeken Yıldız, özellikle Mescid-i Aksa çevresinde yaşanan gelişmelerin ciddi endişe yarattığını ifade etti. İsrailli yerleşimcilerin saldırıları ve kutsal alanlara yönelik müdahalelerin bölgedeki tansiyonu artırdığını söyleyen Yıldız, “İslam ve Hristiyanlık açısından kutsal kabul edilen mekanlara yönelik ihlalleri şiddetle kınıyoruz.” dedi.
Büyükelçi Ahmet Yıldız konuşmasının sonunda, Filistin devletinin Birleşmiş Milletler’e tam üye olarak kabul edilmesi yönündeki çağrıyı yineledi. Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkının uluslararası hukuk açısından tartışmasız olduğunu belirten Yıldız, Filistin devletinin çok sayıda ülke tarafından tanındığını hatırlattı.
Yıldız, “Filistin’in BM’ye tam üyeliği, tarihi bir adaletsizliğin giderilmesi adına önemli ve somut bir adım olacaktır.” değerlendirmesinde bulundu.
Daha fazla gösterilecek yazı bulunamadı!
Tekrar deneyiniz.
Bu web sitesinde en iyi deneyimi yaşamanızı sağlamak için çerezler kullanılmaktadır.
Sivas SRT ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!
