ANKARA – BHA
Başkentin gürültüsünden uzak, yeşil ormanlarla çevrili bir gölet, içinden geçen akarsular ile şekillenen vadiler ve kayalara oyulmuş binlerce yıllık yaşam izleriyle dolu bir yer: Güdül. Ankara’nın kuzeybatısında bulunan bu ilçe, İç Anadolu’nun genel bozkır manzarasının ötesinde, eşsiz doğal ve tarihî güzellikleri bir arada sunuyor.
Kirmir, Süvari ve İlhan çaylarının geçtiği bu bölgede tarım ve hayvancılık, yerel halkın geçim kaynakları arasında önemli bir yer alıyor. Dağlık arazisi, geleneksel yerleşim biçimleri ve tarihî kalıntıları ile Güdül, doğa ve kültür turizminin harmanlandığı dikkat çekici bir yerleşim olarak öne çıkıyor.
Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı’nın GoTürkiye platformunda yer alan ilçe, sürdürülebilir destinasyonlar arasında anılmakta ve doğal alanlarıyla korunmuş kültürel mirasıyla göz dolduruyor.
Ankara’nın ilk sakin şehri
2020 yılında uluslararası Cittaslow ağına katılan Güdül, Ankara ve İç Anadolu Bölgesi’nin ilki, Türkiye’nin ise 18’inci sakin şehri unvanını kazanmış durumda.
İtalyanca “città” (şehir) ve İngilizce “slow” (yavaş) kelimelerinin bir araya gelmesiyle oluşan Cittaslow hareketi, kentlerin kendi kültürel ve doğal değerlerini korumasını, yerel üretimi desteklemesini ve yaşam kalitesinin arttırılmasını hedefliyor. Bu yaklaşım, şehirlerin gelişirken tarihî dokularını ve doğal çevrelerini kaybetmemesi fikrine dayanmaktadır.
Güdül’deki tarım ve hayvancılık faaliyetleri, geleneksel üretim yöntemleri ve doğal alanlar, ilçenin sakin şehir kimliğini pekiştiren unsurlar arasında yer almakta.
Çam ormanlarının ortasında: Sorgun Göleti
Güdül’ün doğal güzelliklerinden biri olan Sorgun Göleti, karaçam ormanlarıyla çevrili konumu ve huzur veren su yüzeyi ile dikkat çekiyor.
İlçeye bağlı Sorgun çevresinde yer alan gölet, doğayla baş başa kalmak isteyenlerin tercih ettiği alanlardan biri konumunda bulunuyor.
Göletin çevresinde karaçam, ardıç ve meşe ağaçları görülürken, ormanlık alanlar ve açık çayırlar bir araya geliyor. Suyun çevresindeki ağaçlar, özellikle ilkbahar ve sonbaharda değişen renkleriyle gözleri kamaştırıyor.
Sorgun Göleti ve çevresindeki alan, 11 Temmuz 2011 tarihinde tabiat parkı olarak ilan edildi. İlk başta 50 hektar olan parkın sınırları, 2016 yılındaki düzenleme ile 54 hektara çıkarıldı.
Doğa Koruma ve Millî Parklar Genel Müdürlüğü’ne göre, parkta doğa yürüyüşü ve günübirlik dinlenme gibi etkinliklere uygun alanlar yer alıyor. Gölette belirli dönemlerde sportif olta balıkçılığı da yapılabiliyor.
Ormanlar ve yaban hayatı bir arada
Sorgun Göleti Tabiat Parkı, sadece muhteşem manzarası ile değil, aynı zamanda barındırdığı zengin bitki ve hayvan çeşitliliğiyle de dikkat çekiyor.
Bölgenin bitki örtüsünde karaçam ormanları başı çekerken, ardıç, meşe, alıç, ahlat ve yabani gül gibi türlere de rastlanıyor.
Bozkır alanlarıyla ormanlık bölgelerin iç içe geçtiği bu doğal yapı, çeşitli hayvan türlerine yaşam alanı sağlamakta.
Doğa Koruma ve Millî Parklar Genel Müdürlüğü’nün kayıtlarına göre, parkta gözlemlenen türler arasında ağaçkakan, saka, saksağan, sincap, yabani tavşan, porsuk, sansar ve çakal yer alıyor.
















