
Genetik kodda gizli tehlike: Erkeklerde demans riski yükseliyor
ANKARA-BHA
Bilim dünyasında çığır açan bir gelişmeyle, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki bir üniversiteden araştırmacılar, kanserin belirtileri ortaya çıkmadan yıllar önce teşhis edilebilmesini sağlayan yüksek hassasiyetli bir kan testi geliştirdi. Geliştirilen test, kanserli tümörlerin yaydığı genetik izleri, henüz hastalık semptom göstermeden üç yıl öncesine kadar tespit edebiliyor.
Araştırmacılar, tümörlerin neden olduğu genetik materyallerin, hastalar henüz teşhis almadan önce kan dolaşımında saptanabildiğini ortaya koydu. “Cancer Discovery” dergisinde yayımlanan çalışmada, bazı vakalarda kanserin ilk işaretleri, alınan kan örneklerinde üç yıldan uzun süre önce tespit edildi.
Çalışmanın eş yazarı, erken teşhis ile ilgili olarak, “Üç yıl erken teşhis, müdahale için zaman kazandırır. Bu da tümörlerin daha az ilerlemiş olması ve tedavi edilebilir olma ihtimalinin artması anlamına gelir” ifadelerini kullandı.
Araştırmada, daha önceki bir çalışmadan elde edilen bir grup katılımcıya ait kan plazması örnekleri analiz edildi. Bu kişilerin bir kısmı, numune alındıktan sonraki altı ay içinde kanser teşhisi aldı. Geri kalan grup ise kontrol grubu olarak değerlendirildi.
Geliştirilen Çoklu Kanser Erken Teşhis (MCED) testi, kandaki DNA ve proteinleri analiz ederek farklı kanser türlerini erken evrede tespit etmeyi hedefliyor. Testin uygulandığı sekiz katılımcının tamamına, kan örneği alındıktan sonraki dört ay içinde kanser teşhisi konuldu.
Bu sekiz kişiden altısının daha önce alınan kan örneklerinde kansere özgü mutasyonlar tespit edildi. Dört hastada ise tümörle ilişkili genetik değişiklikler yaklaşık üç ila üç buçuk yıl önceden belirlenebildi.
Araştırmacılar, MCED testinin yılda bir ya da iki kez uygulanabilecek standart bir test haline gelmesinin, erken teşhisi artırabileceğini ve bazı kanserlerin tedaviye dirençli hale gelmeden önce durdurulabileceğini vurguladı.
Çalışmanın bir diğer yazarı, “Kanserlerin klinik tanılarından yıllar önce tespit edilmesi, tedavinin daha olumlu sonuçlar vermesine yardımcı olabilir” şeklinde konuştu. Araştırmacılar, testin başarısını doğrulamak için daha büyük ölçekli çalışmalara ihtiyaç duyulduğunu belirtiyor.
















