
Bazı sağlık sorunları vardır ki, yıllarca gözünüzün önünde dursa bile adını bilmezsiniz. Bedeninizde yaşadığınız değişimleri kimi zaman “normaldir” diye geçiştirir, kimi zaman da sadece estetik bir sorun sandığınız için üzerinde durmazsınız. Oysa uzmanlara göre her görünen, göründüğü gibi olmayabilir.
Lipödem de bunlardan biri. Selülite benzediği için fark edilmeyen, mikro dolaşım ve lenf sistemiyle ilişkili tıbbi bir durum. Yanlış isimle anıldıkça yalnızca görünüş değil, kadının iç dünyası da etkileniyor. “Neden çaba göstersem de değişmiyor?” düşüncesi yıllarca devam edebiliyor; oysa sorun çabada değil, doğru teşhiste.
ASIL SORUN YANLIŞ YORUMLAMA
Kadınların günlük yaşamlarında karşılaştığı bacak kalınlaşması, diz çevresindeki dolgunluk, basen yuvarlaklaşması, dokununca acıma, kolay morarma veya şişlik gibi belirtilerin çoğu zaman hafife alındığını belirten bir uzman, şunları aktardı:
“Birçok kadın bu sorunları kendi kendine selülit olarak değerlendiriyor ve çözümü yine kendi çabasıyla arıyor. Saatler süren sporlar, ev tipi masaj aletleri, selülit kremleri, çeşitli çaylar ve detoks kürleri, sıkı kıyafet ve korseler, düşük kalorili standart diyetler yıllarca bunların etrafında dönülüyor. Ancak lipödem, selülit gibi yüzeysel bir kozmetik sorun değil; mikro dolaşım bozukluğu ve lenfatik baskı ile ilişkili tıbbi bir durumdur. Kısacası, ‘Bu görüntü selülit’ diyerek yapılan her yanlış yönelim, lipödem dokusunun daha da ilerlemesine zemin hazırlar.
SORUN İRADE EKSİKLİĞİ DEĞİL
“Kadınların kendi kendine karar verdiği bu ‘selülit’ algısı, yıllarca doğru tedavinin gecikmesine yol açıyor,” diyen uzman, sözlerine şöyle devam etti:
“Yanlış teşhis beraberinde maddi kaybın sessizce büyümesini getiriyor. Ev tipi cihazlar, krem setleri, masaj seansları, çeşitli kozmetik uygulamalar, özel spor üyelikleri. Sonuç değişmediği hâlde kadınlar büyük bütçeler ayırmaya devam ediyor. Lipödem, klasik yöntemlerle gerilemediği için kadınlar ‘Benim bedenim neden cevap vermiyor?’ diyerek umutsuzluğa düşüyor. Yanlış yöntemler lipödem dokusunda baskıyı artırarak ağrı, hassasiyet ve sertleşmeyi tetikliyor. Bununla da kalmıyor, kilo verdiği halde bacakları incelmeyen kadınlar çoğu zaman kendini suçluyor. Oysa sorun irade değil, yanlış sınıflandırma.”
LİPÖDEMİN SELÜLİTTEN FARKI
Selülit ve lipödemin birbirine benzediğini ancak tamamen farklı iki durum olduğunu belirten uzman, farkları şöyle özetledi:
– “Selülitte acı ya da dokunma hassasiyeti olmaz; lipödemde ise bacaklara hafifçe dokunmak bile belirgin ağrıya neden olabilir.
– Lipödemin kilo ile doğrudan bir ilişkisi yoktur: 65 kilo bir kadın da 95 kilo bir kadın da lipödemin evresine bağlı olarak benzer bacak formuna sahip olabilir.
– Diyet ve spor yapıldığında selülitte iyileşme görülebilirken, lipödemde alt beden genellikle bu çabalara yanıt vermez; üst vücut incelirken alt vücut aynı kalabilir.
– Ayrıca lipödemde sık görülen ödem, soğukluk hissi, basınç duyusu ve kolay morarma selülitte görülmeyen durumlardır.”

















