
Ordu Gençlik Kütüphanesi YKS öncesi öğrencilerin kamp merkezi oldu
ORDU-BHA
Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Ahmet Yılmaz, Kirazlimanı Yaşam Merkezinde bulunan dikey tarım ünitesinin yer aldığı Bitki Fabrikası’nı ziyaret etti.
Başkan Yılmaz’ın kararlı duruşu ile Ordu’nun Altınordu ilçesi Kirazlimanı Mahallesi sınırları içerisinde kumsal alanda bulunan gökdelenlerin yıkılmasıyla yapılan Kirazlimanı Yaşam Merkezi gelişmeye devam ediyor.
Kütüphaneden parklara vatandaşların yararlanabileceği birçok alanın bulunduğu merkezde tarıma da önem veriliyor. Bu kapsamda merkezin altında inşa edilen geleceğin tarım modelini temsil eden Bitki Fabrikası’nda topraksız tarım (dikey tarım) ünitesi kuruldu. Bu ünitede toprak kullanılmadan kapalı ve hijyenik bir ortamda üretim gerçekleştiriliyor.
Başkan Yılmaz: Daha ekonomik daha teknik ve sıhhi
Alanda incelemelerde bulunmak üzere bir ziyaret gerçekleştiren Başkan Yılmaz, burada yapılan çalışmalar ile ilgili bilgilendirmelerde bulundu.
Buradaki üretimin Ordu’da yepyeni bir tarım sahası oluşturduğuna dikkat çeken Başkan Yılmaz, şöyle konuştu:
“3 gökdelen inşaatının yıkılmasının ardından yapılan yaşam merkezinin altında bulunan bitki fabrikasındayız. Burada topraksız tarım yapıyoruz, diğer adıyla dikey tarım. Burada 4 bin 500 marul üretimi yapıyoruz. Topraklı tarımda 90 günde yapılacak işi biz burada 30 günde gerçekleştiriyoruz. Bu üretimimiz ile sıfır ilaç ve sıfır gübre kullanarak yüzde 98 daha az su tüketiyoruz. Dünyadaki su kıtlığına karşı bu üretim bir çözüm sunuyor. Burası Ordu’da yepyeni bir tarımsal alan haline geldi. Tarıma verdiğimiz önemi, modern gıda yönetimi ile ilgili çalışmalarımız burada kanıtlıyor. Bu yöntem daha ekonomik, daha teknik ve aynı zamanda daha hijyenik.”
Üretim nasıl yapılıyor?
Bu merkezde toprak kullanılmadan, kapalı ve hijyenik bir ortamda üretim gerçekleştiriliyor. Açık arazide 90 günde yetişen marul, burada yalnızca 30 günde hasat ediliyor. Gün sayısının zamanla 15 güne düşürülmesi hedefleniyor. Kapalı sistem üretim sayesinde bitkilere yukarıdan ilaç veya gübre verilmediği için ürünlerde ne pestisit (tarım ilacı) kalıntısı ne de nitrat kalıntısı bulunuyor. Ayrıca bu yöntemle, geleneksel tarıma göre yüzde 98 daha az su kullanılıyor. Bu, kuraklık ve su kaynaklarının azalması gibi ciddi risklere karşı önemli bir adım oluşturuyor. Sadece 100 metrekarelik bir alanda yılda yaklaşık 300 bin adet sebze üretilebiliyor ve tüm süreç tam otomasyonu ile işliyor.













