ANKARA – BHA
TİMBİR Başkanvekili ve Star Gazetesi yazarı Avukat Cüneyd Altıparmak, Meta’nın Türkiye’deki temsilcisine yönelik açılan tazminat davasına ilişkin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararını kaleme aldığı yazısında şu görüşlere yer verdi:
“Son yedi yıldır üzerinde durduğum bir konu var, sosyal medya şirketlerinin ve bu şirketlerin Türkiye’deki temsilcilerinin hukuki statüsü hakkında birçok ilkin gerçekleştiği davayı açtım. Bu süreçte, ilginç kararlarla karşılaştım ve mevcut durum üzerinde çalışmalar yaptım. Şimdi önemli bir karardan bahsetmek istiyorum. Bu karar, sosyal medya şirketlerine karşı hak arama yöntemlerini Türkiye’de belirgin bir şekilde değiştirecek.”
NEYİ DAVA ETTİK?
Müvekkilim, Instagram’da “Ev Yapımı Mutluluk” ismiyle bir sayfanın sahibidir.
Bu hesap üzerinden hane bütçesine katkı sağlamak amacıyla yaptığı pasta ve benzeri ürünleri satmaktaydı. Ancak Türkiye’nin belirlediği yükümlülüklere uymadığı için Instagram’a erişimi, 2–10 Ağustos 2024 tarihlerinde engellendi.
Müvekkilim bu süreçte müşterilerine ulaşamaz hale geldi…
Satışlar durmuş, dolayısıyla aile geliri kesintiye uğramıştır.
Türkiye’deki yükümlülüklere uymayarak müvekkilimi mağdur eden Instagram üzerine, sahibi olduğu Meta Platforms (MP) aleyhine İstanbul’daki temsilcisi olarak belirlediği şirkete tazminat davası açtık.
“Sen kesintiye sebep oldun, kurallara uysaydın Devlet erişimi kesmezdi, zararın kaynağı sensin” dedik…
DİLEKÇEMİZ…
Dilekçemizde, müvekkilin evden satış yaptığını, emekli eşinin ürünleri teslim ettiğini, çocuklarının eğitim masraflarına katkıda bulunma amacında bulunduklarını, Instagram’ın onun için bir “pazar yeri” olduğunu ifade ettik. Ayrıca, kendi mali durumunun evden çalışan kadınlara sağlanan muafiyet içinde kaldığını ve davanın “küçük gelirli bireylerin korunması” amacı taşıdığını belirttik.
İLK KAPI KAPANDI
Sosyal medya şirketi, tipik savunmasını yaptı. Meta İstanbul, hizmetin Meta Platforms Inc. tarafından sunulduğunu belirtti ve engellemenin BTK’nın kararı doğrultusunda olduğunu, bu nedenle sorumluluğunun bulunmadığını savundu. Ankara 33’üncü Asliye Hukuk Mahkemesi davayı husumetten reddetti. Mahkeme, şirketlerin ayrı tüzel kişilikler olduğunu kaydetti.
Hakim, asıl ve şube şirketlerinin kime ait olduğunu içeren bilgileri, resmi bir kaynak olmaksızın tespit etti. Ticaret Sicil Gazetesi’ni sunmamıza ve izahattan bulunduğumuz beyanlarımıza rağmen bu karar alındı. Bu durum, tartışılması gereken bir konudur. Hukuki anlamda adımlar atıldı ve nihayet karar için istinafa başvurduk.
TEMSİL HUKUKEN BAĞLAR
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, istinaf başvurumuzu değerlendirdi. 25’inci Hukuk Dairesi, yerel şirketin faaliyetlerine dikkat çekti. Daire, 30 Eylül 2026 tarihinde verdiği kararında, Meta’nın Türkiye’deki faaliyetlerini İstanbul şirketi aracılığıyla sürdürdüğünü belirtti. Davalının fiilen ticari mümessil olarak görevde olduğu ifade edildi.
ŞUBENİN HUKUKİ AĞIRLIĞI
Daire, 5651 sayılı Kanun’un temsilcilik düzenlemesini hatırlatarak, yabancı sosyal ağ sağlayıcılarının temsilcilerinin Türkiye’den günlük on milyonun üzerinde erişim sağlaması gerektiğini vurguladı. Tüzel kişi temsilci olarak bir şubenin kurulması gerektiği, teknik, idari, hukuki ve mali yetkilerin bir arada düzenl

















