
ANKARA-BHA
Araştırmacı – Yazar Mintez Şimşek, yeni makalesinde ABD’nin gümrük kararları ve küresel ticaret savaşlarına ilişkin son gelişmeleri ele aldı.
Bakan Bolat: “Küresel ekonomide yeni bir sistem şart”
Son dönemde ABD Başkanı’nın yüksek gümrük vergisi kararları, borsalarda ve piyasalarda önemli dalgalanmalara neden olmuştu.
Araştırmacı – Yazar Mintez Şimşek, ABD-Çin ticaret savaşlarının tarihine dair yazısında şu ifadeleri kullandı: “Ticaret savaşlarının fitili, 2018 yılının son çeyreğinde ABD’nin, Çin’e ait teknoloji devi Huawei’ye yönelik aldığı yaptırım kararlarıyla ateşlenmiştir. Pandemi döneminde bir süre duraksayan bu süreç, Trump yönetiminin gelmesiyle birlikte daha belirgin hale gelmiştir.”
Ocak 2023 itibariyle, Çin, ABD’nin toplam dış borcunun %11,6’sına tekabül eden 860 milyar dolarlık devlet tahvillerinin en büyük yabancı alacaklısı konumundadır. 26 trilyon dolarlık dış borç ile dünyanın en borçlu ülkesi olan ABD açısından bu borç durumunun sürdürülebilirliği büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle Çin, ABD ekonomisinin yaklaşık %12’sini finanse etmektedir.
Çin, başta Rusya olmak üzere farklı ülkelerle ulusal para birimleriyle ticaret yapma yoluna gitmiştir. Özellikle Rusya’yla olan ticaret hacmi 2023 yılı sonu itibarıyla 240 milyar dolara ulaşmıştır. Bu durum, ABD dolarının öncülüğündeki uluslararası finans sisteminin sarsılmasına yol açmıştır.
Çin, ABD dışındaki ülkelerle yaptığı ticaretlerde ulusal para birimi kullanarak, ABD Merkez Bankası’nın dolara dayalı sistemine zarar verme eğilimindedir. Ayrıca, bazı nadir elementlerin satışı üzerinde kontrol sağlayarak, bu unsurları ABD aleyhine kullanma sinyalleri vermektedir.
ABD’nin ulusal markalarının Çin’de üretim departmanlarını kapatması, Çin’in iş gücü piyasasını olumsuz etkilemiş; ancak buna karşılık, Çin, kendi markalarını geliştirerek piyasada haksız rekabet yaratmaktadır.
Çin’in 2024 yılında ABD’ye 439 milyar dolar ihracat yaparken, 144 milyar dolar değerinde mal ithal ettiği belirtildi. Bu süreçte Vietnam ve Güney Kore gibi ülkeler, ABD’nin en büyük hammadde tedarikçileri haline gelerek, küresel ticaritin şekillenmesinde önemli rol oynamaktadır.
ABD, çatışmaları derinleştirmekten kaçınmayarak, Çin ürünlerine yönelik gümrük vergilerini artırma kararı aldığını duyurdu. 800 doların altındaki Çin menşeli ürünler, 2 Mayıs 2025 itibarıyla %30 gümrük vergisine tabi tutulacak. Bunun ardından gelen karşılıklı uygulamalar, iki ülke arasındaki gerginliği artıracaktır.
Çin, ABD’nin gümrük vergilerine karşılık ilkesel bir duruş sergileyerek, mütekabiliyet gereği karşı hamlelerini sürdüreceğini belirtmiştir. Çin’in, bu gerginlikte ekonomik gücünü korumak için yapısal sağlamlık gösterdiği ve etkili bir strateji geliştirdiği gözlemlenmektedir.
ABD’nin yeni gümrük politikası, önceki yaptırımlara ek olarak, birçok ülkeyi etkileyebilecek bir içerikle sunulmuştur. Ancak bu değişimin ardında, ABD’nin kendi üretim taleplerini başka ülkelere kaydırma amacının olduğu düşünülmektedir.
Tüm bu gelişmelere karşılık, Çin’in, iç dinamikleri ve dünya genelindeki yüksek ticaret fazlasıyla bu ticaret savaşının kaybeden tarafı olmayacağı öngörülmektedir.













