GİRESUN – BHA
Karadeniz’in derin mavi sularına açılan sarp kayalıklar, kıyı boyunca yükselen taş surlar ve denizle çevrili tarihi bir eser… Giresun’un Tirebolu ilçesinde yer alan Tirebolu Kalesi, diğer bir adıyla Saint Jean Kalesi, tarihî mimarisi ve coğrafi konumuyla bölgedeki önemli eserlerden biri olarak öne çıkıyor.
İlçe merkezinin kuzeyinde, denize doğru uzanan küçük bir yarımada üzerinde konumlanan kale, üç tarafının su ile çevrili olması ve yüksek kayalıklar üzerindeki yerleşimi sayesinde doğal bir savunma alanı oluşturuyor.
Yarımadanın yapısına uygun olarak inşa edilen surlar, Karadeniz kıyısındaki tarihi yerleşimlerin savunma mimarisini günümüze taşıyor.
İlk yapım tarihi kesin olmamakla birlikte
Tirebolu Kalesi’nin inşa tarihi kesin olarak bilinmiyor. Ancak kalenin geçmişinin antik dönemlere kadar uzandığı düşünülüyor.
Giresun İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nün verilerine göre kalenin ilk olarak Helenistik veya Roma döneminde yapıldığı, daha sonra Pontus İmparatorluğu zamanında yenilenerek Orta Çağ kalesi niteliği kazandığı belirtiliyor.
Karadeniz kıyısındaki stratejik konumu sayesinde kale, tarih boyunca bölgedeki yerleşimin savunulması ve deniz kıyısının izlenmesi açısından oldukça önemli bir rol üstlenmiştir.
Tirebolu’nun tarihi geçmişi, kalenin bulunduğu kıyı coğrafyasıyla önemlice ilişkili olup, antik dönemlere uzanan yerleşimin adı, Yunanca’daki “üç şehir” anlamına gelen Tripolis kelimesinden gelmektedir. İlçenin yan yana uzanan üç burun üzerindeki gelişimi, bu adlandırmanın coğrafi bir açıklamasıdır.
Kayalık yarımadanın üzerine inşa edilen taş surlar
Tirebolu Kalesi, bulunduğu yarımadanın doğal kaya yapısından yararlanılarak inşa edilen bir savunma yapısıdır.
Kaleye güney yönünden, kayalık yamaç boyunca yükselen dik bir merdivenle ulaşılmakta olup, Tirebolu Kaymakamlığı’nın verilerine göre bu merdiven 120 basamaktan oluşmaktadır.
Kentin bulunduğu yöne bakan basık kemerli giriş kapısı, kalenin iç kısmına açılmaktadır.
Yapımında kaba yonu ve moloz taş kullanılan surlar, yığma taş tekniğiyle inşa edilmiştir. Duvarların dış yüzeyi belirli aralıklarla yerleştirilen payandalarla desteklenirken, kalın surlar ve mazgal açıklıkları, yapının savunma amaçlı mimarisini yansıtmaktadır.
Kale içerisinde geçmişte silah, eşya ve erzak saklamak amacıyla kullanılan mahzenler ile su ihtiyacını karşılamak için inşa edilmiş sarnıçlar bulunduğu kaydedilmektedir.
Bu alanlar, kalenin yalnızca bir gözetleme noktası olmadığını aynı zamanda uzun süreli barınmaya olanak tanıyan bir savunma yapısı olarak kullanılabildiğini göstermektedir.
Kale içerisinde iki ayrı tarihi dönemin izleri
Tirebolu Kalesi’nin iç kısmında, farklı tarihî dönemlere ait yapı kalıntıları mevcuttur.
Bunlardan biri, Osmanlı dönemine ait salnamelerde Meryem Ana Kilisesi olarak adlandırılan küçük bir şapeldir.
Kalenin içerisinde ayrıca bir mescide ait duvar temelleri ve güney duvarına oyularak oluşturulmuş mihrap kalıntıları yer almaktadır.
Bu yapılar, kalenin farklı dönemlerdeki değişimlerini ve kullanım biçimlerini yansıtan mimari unsurlar arasında yer alıyor.
Kale içinde Osmanlı dönemine ait çeşitli mezar taşları da bulunmaktadır. Giresun İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü kayıtlarına göre söz konusu mezar taşları, daha önce Dumlupınar İlköğretim Okulu’nun bulunduğu alandan kaleye taşınmıştır.

















