
ANKARA-BHA
Rusya’da meydana gelen 8.8 büyüklüğündeki deprem sonrası tsunami uyarısı yapıldı. Olaydan ilk görüntüler de gelmeye başladı.
İçeriği Görüntüle
Türkiye, insan ticaretiyle mücadelede yeni bir etkinliğe adım atarak, Göç İdaresi Başkanlığı öncülüğünde 2025-2030 dönemini kapsayan Ulusal Eylem Planı’nı uygulamaya koydu. Bu plan; insan ticaretine karşı kurumsal işbirliğini güçlendirmeyi, mağdurların korunmasına yönelik hizmet kalitesini artırmayı ve suçun önlenmesine yönelik yenilikçi mekanizmalar geliştirmeyi amaçlıyor.
Göç İdaresi Başkanı Hüseyin Kök, 30 Temmuz Dünya İnsan Ticaretiyle Mücadele Günü dolayısıyla yaptığı basın açıklamasında, Türkiye’nin bu alandaki uluslararası standartları benimsediğini ifade etti. Kök, “Çağımızın modern köleliği olarak tanımlanan insan ticareti, cinsiyet ve uyruk fark etmeksizin ağır bir insan hakkı ihlalidir” şeklinde konuşarak konunun önemine dikkat çekti.
Kök, vatandaşları şüpheli durumlarda “YİMER 157” bilgi ve ihbar hattı ile 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirimde bulunmaları konusunda bilgilendirerek, “Her ihbar bir hayat kurtarabilir” dedi.
Türkiye’nin insan ticaretiyle mücadelesinin 2000’li yıllardan bu yana güçlendiğini vurgulayan Kök, Palermo Protokolü ve Avrupa Konseyi Sözleşmesi gibi uluslararası belgeler çerçevesinde hukuki ve kurumsal adımların atıldığını hatırlattı. 2013’te Göç İdaresi’nin kurulmasıyla bu mücadelenin daha da kurumsallaştığını, 2016 yılında yayımlanan Uygulama Yönetmeliği ile mağdura yönelik süreçlerin kapsamlı hale geldiğini ifade etti.
Bilinci artırma ve kurumsal kapasite geliştirme önemli bir adım
29 Ocak 2025 tarihinde 15. Göç Kurulu’nda kabul edilen Ulusal Eylem Planı’nın, Göç İdaresi Başkanlığı koordinasyonunda yürütüldüğünü belirten Kök, planın toplumsal bilinci artırma ve kurumsal kapasite geliştirme açısından önemli bir adım olduğunu söyledi.
İhbar mekanizmasının önemine dikkat çeken Kök, mağdur tespiti sürecinin çok paydaşlı bir yaklaşımla yürütüldüğünü vurguladı. Kolluk kuvvetleri, kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarının yönlendirmeleriyle başlatılan süreçlerde oturumlar; mağdurlara güvenli barınma, mali destek, sağlık ve eğitim hizmetleri, psiko-sosyal destek ve adli yardım gibi geniş kapsamlı hizmetler sağlandığını açıkladı.
6458 Sayılı Kanun kapsamında mağdurlar için özel ikamet izni tanındığını ve sığınma evlerinin kapasitesinin artırıldığını aktaran Kök, insan onurunu koruma gayesindeki bu mücadelenin ancak kamu, sivil toplum ve birey iş birliğiyle etkili olabileceğini vurguladı.
“Toplum olarak herkesin mağdurların sesi olması gerekiyor” diyen Kök, vatandaşları insan ticaretine karşı daha duyarlı olmaya ve şüpheli durumlarda yetkilileri bilgilendirmeye çağırdı.

















