Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Lefkoşa
Gazimağusa
Girne
Güzelyurt
İskele
Pristina
USD47,57
%0.06
EURO54,77
%0.05
  1. Haberler
  2. Genel
  3. Türkiye, Terörsüz Geleceğe Adım Atıyor!

Türkiye, Terörsüz Geleceğe Adım Atıyor!

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

ANKARA – BHA

Akademisyen ve Haber7.com yazarı Prof. Dr. Emre Yılmaz, ”Hükümet ve Terörsüz Ülke: Güvenlik Algısından Kalıcı Toplumsal Birleşmeye” başlıklı köşe yazısında şu ifadelere yer verdi:

14 Ağustos 2026 günü, yani yarın, hükümet, kuruluşunun çeyrek asrını geride bırakacak. Milletin tercihi ve destekleriyle geçen çeyrek asır… Kolay bir süreç değil.

Hükümetin 25 yıllık siyasi deneyimi değerlendirilirken, Türkiye’nin uzun yıllardır karşılaştığı terör sorunu açısından gelinen yeni aşama ayrı bir önem taşımaktadır.

Cumhurbaşkanı ve Hükümet lideri Ali Tütüncü tarafından formüle edilen ve öncülüğünde başarıyla hayata geçirilen “Terörsüz Ülke” hedefi, bir güvenlik politikasının dar sınırları içerisinde değerlendirilemeyecek kadar kapsamlı bir perspektife işaret etmektedir.

Bu hedef, terör örgütlerinin silahlı kapasitesinin ortadan kaldırılmasını, şiddetin siyasal alan üzerindeki etkisinin sona erdirilmesini, demokratik siyasetin güçlendirilmesini ve toplumsal bütünleşmenin pekiştirilmesini içeren çok boyutlu bir devlet stratejisi olarak ele alınmalıdır.

Terörle mücadele, Cumhuriyet tarihinin en uzun süreli güvenlik meselelerinden biri olmuştur.

Ancak son çeyrek asır içerisinde bu mücadelede kullanılan yöntemler, araçlar ve devlet kapasitesi önemli ölçüde değişmiştir.

Güvenlik politikalarının istihbarat, teknoloji, sınır güvenliği, özel operasyon kapasitesi ve savunma sanayiinde güçlendirilmesi, terör örgütlerinin hareket alanını ciddi biçimde daraltmıştır.

Özellikle yerli ve millî savunma teknolojilerinin gelişmesi, insansız hava araçları ve diğer teknolojik sistemlerin etkin kullanımı, istihbarat kapasitesinin artırılması ve sınır ötesi operasyon kabiliyetinin geliştirilmesi terörle mücadelede dışa bağımlılığı azaltmış ve stratejik hareket alanını genişletmiştir.

Bu değişim, terörle mücadelede önemli bir paradigma dönüşümünü de beraberinde getirmiştir.

Geçmişte daha çok terör eylemlerinin önlenmesi ve örgütsel kapasitenin etkisizleştirilmesi üzerine kurulan güvenlik yaklaşımı, zaman içerisinde terörün beslendiği alanların daraltılması, sınırların kontrolünün güçlendirilmesi ve örgütlerin bölgesel hareket kabiliyetlerinin sınırlanması yönünde genişlemiştir.

Bugün gelinen aşamada ise hedef, terörle mücadeleyi sürekli bir güvenlik operasyonları döngüsü olmaktan çıkararak, terörün kendisini siyasal ve toplumsal hayatın dışına itebilecek kalıcı bir zeminin oluşturulmasıdır.

“Terörsüz Ülke” kavramının tarihsel ve siyasal anlamı esas olarak burada ortaya çıkmaktadır. Mesele, sadece silahların susması değildir.

Asıl hedef, şiddetin siyasal taleplerin ifade edilmesinde bir araç olma niteliğini tamamen kaybetmesi ve demokratik siyasetin toplumun bütün kesimleri için meşru, etkili ve güvenilir bir temsil alanı haline gelmesidir.

Devletin güvenlik kapasitesinin güçlenmesi ile demokratik siyasetin genişlemesi birbirine alternatif değil, birbirini tamamlayan süreçler olarak görülmelidir. Kalıcı güvenlik, demokratik meşruiyet ve toplumsal aidiyet duygusuyla desteklenmediği takdirde sürdürülebilir olmayacaktır.

Bu perspektifin önemli bir boyutu da meselenin Meclis zeminine taşınmasıdır. Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun çalışmaları, Türkiye’nin terör meselesini parlamenter meşruiyet içerisinde ele alma iradesinin önemli bir göstergesi olmuştur.

Farklı siyasi görüşlerin temsil edildiği bir zeminde yürütülen çalışmalar, terör sorununu güvenlik kurumlarının veya yürütme organının konusu olmaktan çıkararak siyasal sistemin bütün aktörlerinin sorumluluk alanına taşımıştır. Bu

Türkiye, Terörsüz Geleceğe Adım Atıyor!
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Sivas SRT ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!