ANKARA – BHA
Otomotiv sektöründe elektronik kontrol üniteleri, beyaz eşyalarda motor sürücüleri, güç kaynakları, sensörler, haberleşme altyapıları ve kritik savunma sistemlerinde kullanılan çipler, üretim süreçleri açısından büyük bir stratejik önem taşıyor. Küresel çapta yaşanan tedarik sorunlarının üstesinden gelmek için Türkiye, mevcut tasarım ve üretim yeteneklerini güçlendirmek ve araştırma kapasitesini artırmak amacıyla çeşitli adımlar atmayı planlıyor.
Bu kapsamda, 2027-2029 Orta Vadeli Program’da (OVP), teknolojik bağımsızlık ve ekonomik güvenliğin artırılması hedeflenerek, yarı iletkenler başta olmak üzere stratejik sektörlerde yerli araştırma ve geliştirme, üretim ve yenilik kapasitesinin güçlendirilmesi planlanıyor.
OVP bünyesinde “Ekonomik Güvenlik ve Dayanıklılık” başlığı altında, kritik teknolojilerde yerli kapasitenin geliştirilmesine yönelik atılan adımlar arasında çip üretim tesislerinin kurulumu da bulunuyor.
Bu tesislerin kurulmasıyla, kimlik, pasaport ve endüstriyel uygulamalarda kullanılan çiplerin Türkiye’de üretilmesi hedefleniyor. Aynı zamanda, sektörde yalnızca üretim kapasitesinin değil, araştırma geliştirme, tasarım ve ticarileştirme yeteneklerinin de artırılması öngörülüyor.
İmalat sanayisi, enerji, tarım, sağlık ve ulaştırma sektörlerinde arz güvenliğini artırmak amacıyla kritik alanlarda teknoloji geliştirilmesi ve yerli üretimi desteklemek için eylem planları hazırlanıyor.
Yıl sonuna kadar oluşturulması planlanan bu eylem planlarının, Ekonomi Koordinasyon Kurulunun değerlendirme ve kararına sunulmak üzere Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığına iletilmesi bekleniyor.
Eylem planları ile Türkiye’nin çip sektöründeki tasarım ve araştırma geliştirme alanında sahip olduğu yetkinliğin üretim aşamasına taşınması amaçlanıyor. Halen TÜBİTAK BİLGEM ve Yarı İletken Teknolojileri Araştırma Laboratuvarı (YİTAL) üzerinden devam eden çalışmalar doğrultusunda, mevcut üretim kapasitesinin OVP döneminde 250 nanometreden 110 nanometre seviyesine çıkarılması planlanmakta.
Kamu desteğiyle çok ortaklı “Ulusal Çip Konsorsiyumu” kurma çalışmaları da gündemde. Bu konsorsiyum aracılığıyla çip ekosisteminin kademeli olarak büyümesi, teknik yetkinliklerin geliştirilmesi ve Türk sanayisinin kritik çip ihtiyacında dışa bağımlılığının azaltılması hedefleniyor.
TÜBİTAK ve diğer ilgili kuruluşlar, teşviklerle bu sürece destek sağlarken, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından uygulamaya alınan HIT-30 Yüksek Teknoloji Yatırım Programı imkanlarından da yararlanılması planlanıyor.
5 milyar dolarlık destek bütçesi ayrılan HIT-Çip çağrısıyla, 65 nanometre veya daha ileri teknolojide yıllık en az 1 milyon pul üretim kapasitesinin oluşturulması hedefleniyor.
Türkiye’nin çip konusundaki çalışmaları arasında milli işlemci projeleri de öne çıkıyor. ÇAKIL ve ALP-EREN gibi projelerle, açık kaynaklı mimariler üzerinden dışa bağımlılığın azaltılması ve güvenli işlemci çekirdeklerinin geliştirilmesi amaçlanıyor.
Ayrıca, Türkiye’nin güçlü olduğu otomotiv ve beyaz eşya sektörlerinde yerli çiplerin kullanımı için araştırmalar da yürütülecek.

















