
Afet riski için küresel AR-GE seferberliği: Türkiye de dahil
İSTANBUL-BHA
Zafer Partisi’nin lideri, ünlü siyasetçi Ümit Özdağ, İstanbul 18. Asliye Ceza Mahkemesi’nde “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik” suçlamasıyla görülen davasının ikinci duruşmasında, hakkında yapılan mütalaaya yanıt vererek suçlamalarını reddetti.
Özdağ, savcılığın kendisine yönelttiği suçlamaları “hukuk cinayeti” olarak tanımladı ve delil niteliği taşıdığı iddia edilen belgelerin geçersiz olduğunu öne sürdü.
Savcılık tarafından delil olarak sunulan, Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü’ne ait rapora atıfta bulunan Özdağ, “Bu belgede, benim yapmış olduğum bir sosyal medya paylaşımı kesinlikle yoktur. Paylaşılan içerikler, eski Zafer Partisi üyeleri ve partimize bağlı olduğu öne sürülen kişilerle ilgilidir. Bu içerikler, eğer suç teşkil ediyorsa, kişiselliği taşıyor. Ak Parti üyelerinin işlediği suçlar karşısında Erdoğan’ı, MHP’lilerin suçlarıyla Bahçeli’yi sorumlu tutmayı düşündüğünüz gibi, niçin eski Zafer Partililerin suçu için de beni hedef alıyorsunuz?” şeklinde konuştu.
Özdağ, devamında şu ifadeleri kullandı:
“Ben bir siyasi parti genel başkanıyım ve elbette ki paylaşımda bulunacağım. Yurttaşlarım bu paylaşımları görecek. Ancak savcılık, hangi paylaşımımın Kayseri’de olayları kışkırttığını Türk Ceza Kanunu’nun 216/1. maddesine göre net bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Savcılık, Kayseri ile ilgili benim herhangi bir paylaşımımı sunamadı ki, kışkırtma iddiasını kanıtlayabilsin.”
Kayseri’nin dürüst insanları, toplumda meydana gelen 27 yaşındaki bir adamın 7 yaşındaki bir kız çocuğunu taciz etmesiyle tahrik olmuyorlar ama Ümit Özdağ’ın sosyal medya paylaşımlarıyla tahrik oldukları iddiası, savcılığın tutumunun saçmalığına işaret ediyor. Bu, Kayseri halkına bir hakarettir. Bir hukuk insanı olarak bir Cumhuriyet Savcısının bu gerçeği gizleyerek ‘Ümit Özdağ sosyal medya paylaşımlarında bulundu, Kayseri’de olaylar çıktı’ ifadelerini kullanmasını anlamak mümkün değil.
Savcılık, 25 paylaşımımın teknik olarak Kayseri olaylarını kışkırttığını iddia edebilir; fakat bu 25 paylaşım için, dava sürecinin soruşturma aşamasına kadar hiçbir hukuki takip yapılmamıştır. Eğer bu paylaşım suç teşkil ediyorsa, zamanında dava açılırdı.
“Ben iktidar yanlısı değilim ve bunun suç olduğu bir dönemden geçiyoruz”
Sayın hakim, bu dava sizin için zorlu bir süreç. Ben burada siyasi bir soruşturma kapsamında bulunuyorum. Eğer iktidar yanlısı biri olsaydım, buraya gelmezdim. Gelsem bile, beraat kararı vermeniz daha kolay olurdu. Ancak, ben iktidar yanlısı değilim ve bunun suç olduğuna tanıklık ettiğimiz bir dönemden geçiyoruz. Bu sebepten işiniz hiç de kolay değil. Üzerinizde büyük bir baskı olduğuna eminim. Adil bir yargılama sürecinin önemini biliyorsunuz. Bugün vereceğiniz en adil karar olan beraat kararı, 86 milyon insan ve bu davanın sonucunu merakla bekleyen Türk milleti için, ülkemizde bağımsız bir yargı olmasa da, bağımsız yargıçlar olduğu mesajını taşıyacaktır. Bu, insanların adalet arayışına yeniden umut katacaktır.
Deliller ve savcının iddialarının ne kadar zayıf olduğunu siz de gözlemlediniz. Yargıt


















